ANKARA (QHA) -

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Sıbiga, “Türkiye'ye Kırım konusunda değişmeyen kararlı tutumundan ve Kırım Tatarlarının insan haklarının korunması konusunda bize verdiği destekten dolayı teşekkür ederiz” dedi.

Sıbiga, Ukrayna ve Türkiye arasındaki ikili ilişkileri ve Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin yasa dışı ilhak edilmesini Anadolu Ajansı’na 25 Şubat tarihinde verdiği demeçte değerlendirdi.

İki ülkenin en üst düzeyde seyreden siyasi diyaloğunun ve stratejik ortaklık ilişkisinin her alana olumlu yansıdığını söyleyen Sıbiga, bu yıl ilişkilerin ekonomik boyutunun artırılmasının ön plana çıkacağını vurguladı.

Sıbiga, Ukrayna'nın Türkiye'deki mevcudiyetini artırmak, karşılık olarak Türkiye'yi de her alanda Ukrayna'da daha çok görmek istediklerini belirtti.

"Ukrayna Dışişleri Bakanı bir iki ay içinde Türkiye'ye gelecek"

İki ülkenin geçen yıl ortaya koyduğu iddialı hedeflerinin tamamını yerine getirebildiğini söyleyen Sıbiga, devlet başkanları düzeyinde yapılan görüşmelerin yanı sıra ikili sektörel mekanizmaların çalıştığını kaydetti.

Sıbiga, "Bu yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye'yi ziyaret etmesini bekliyoruz. Bu ziyaret çerçevesinde Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi'nin (YDSK) 7. toplantısı yapılacak. Ondan önce de Dışişleri Bakanımızın bir iki ay içinde Türkiye ziyareti söz konusu olacak. Nisan ayında da ikili hükümetler arası ekonomik komisyonun toplantısı da yapılacak" diye konuştu.

"Kırım sadece Ukrayna için değil, bölge ve bütün dünya için önemlidir"

Kırım'ın Ukrayna için çok hassas bir konu olduğunu vurgulayan Sıbiga, Rusya'nın Ukrayna toprakları içerisinde ve egemenliği altında bulunan Kırım Özerk Cumhuriyeti'ni yasa dışı ilhak etme sürecinin dört yıl önce "26 Şubat olayları"yla başladığını hatırlattı.

Kırım'ın işgalinin olumsuz sonuçlarının işgal ortadan kalktığında daha net görüleceğini söyleyen Sıbiga, şunları kaydetti:

"Dört yıl önce ne olmuştu diye sorarsanız eğer, buna çok net bir şekilde 'hem uluslararası hukuka göre, hem de dünyada tanınan bir şekilde saldırgan bir devletin eylemi gerçekleşti' yanıtını verebiliriz. Aslında bağımsız ve egemen bir devletin, Ukrayna'nın parçası olan Kırım'ın yasa dışı ilhakı ve geçici işgali dört yıl önce bu zamanlar gerçekleşti. Yaşananlar, uluslararası hukukun temelden sarsıldığı ve güven kaybettiği anlamına geliyor. Uluslararası hukukun ve ikili ilişkilerin temelini oluşturan bütün anlaşmaların normları çok ağır bir şekilde ihlal edildi. Buna örnek olarak BM Antlaşması, 1975 AGİT Nihai Senedi ve Budapeşte Memorandumu'ndan bahsedebiliriz. İkili anlaşmalara bakarsak Ukrayna ve Rusya Federasyonu arasında daha önce imzalanan anlaşmalar çok ağır şekilde ihlal edilmiştir."

Kırım'daki işgal ve yaşanan insan hakları ihlallerine göz yumulamayacağını vurgulayan Sıbiga, "Bu bağlamda Türkiye'ye Kırım konusunda değişmeyen kararlı tutumundan ve Kırım Tatarlarının insan haklarının korunması konusunda bize verdiği destekten dolayı teşekkür ederiz. Şu an Kırım'da en çok baskıya uğrayanlar özellikle Kırım Tatarları ve Ukrayna destekçileridir" ifadelerini kullandı.

Sıbiga, Kırım'da siyasi tutukluların sayısının 40'ı bulduğunu, insan hakları ihlali konusunda uluslararası dayanışma gösterilmesi ve saldırgan devlete karşı yaptırım uygulanması gerektiğini belirtti.

Kırım'ın gündemde tutulmasının önemine dikkati çeken Sıbiga, "Türkiye'nin tutumu örnek olarak gösterilebilir. Geçen yılın sonunda BM Genel Kurulunda Kırım'daki insan haklarının durumu hakkındaki kararda da Türkiye bize destek verdi. Aynı zamanda, Türkiye Kırım'daki parlamenter seçimleri tanımadı. Tatar Milli Meclisinin Rusya tarafından yasaklanmasını kınadı. Kırım limanlarına giriş yapmış gemilere Türk limanlarını yasakladı" diye konuştu.

Sıbiga, Ukrayna mevzuatına göre şu an Kırım'ı ziyaret etmenin ve Kırım'da yatırım ve iş yapmanın, limanları kullanmanın yasak olduğunu hatırlattı.

Büyükelçi Sıbiga, Kırım'ın işgalinin Karadeniz bölgesindeki bütün ülkeler için ortak sorunlar ortaya çıkardığını ve istikrarın sağlanması için ortak mekanizma arayışlarının sürdüğünü söyledi.

QHA