ANKARA (QHA) - 7 AĞUSTOS 2018 -

Gürcistan'ın Ankara Büyükelçisi Irakli Koplatadze, Rusya-Gürcistan Savaşı'nın 10'uncu yıl dönümünde, ihtilafın barışçıl çözümüne duyulan ihtiyaca işaret ederek, "Gürcistan hükümeti, toprak bütünlüğünün huzur ortamında yeniden sağlanması için diyalog politikası yürüterek uzlaşma ve güven oluşturmaya yönelik çabalarını sürdürmektedir." dedi.

Büyükelçi Koplatadze, Rusya ile yapılan savaşın 10'uncu yıl dönümünde, sorunun barışçıl çözümüne yönelik yürütülen çabalar, Gürcistan halkının duruma bakışı ve Türkiye ile Gürcistan arasındaki ilişkiler hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Koplatadze, ülkesinin bağımsızlığı ve Avrupa-Atlantik hedefleri için büyük bedeller ödediğini kaydederek, kendi kuşağının da dahil olduğu Gürcü halkının, Ağustos 2008'de Abhazya ve Tskhinvali (Güney Osetya) bölgelerinde Gürcistan topraklarının yüzde 20'sinin Rusya tarafından işgali sonucu savaşın trajedisine şahit olduğunu aktardı.

Rusya’nın Gürcistan’daki askeri müdahelesini, "uluslararası hukukun temel norm ve ilkelerini açık bir şekilde ihlali sonucu, Avrupa’nın güvenliğine ve uluslararası düzene doğrudan saldırı" olarak niteleyen Koplatadze, bundan birkaç yıl sonra aynı şablonun Ukrayna'ya karşı kullanıldığını kaydetti.

Koplatadze, söz konusu olayların, Ağustos 2008'de yaşanan savaşın, münferit bir dava olmadığını, Moskova'nın uluslararası toplumun barış ve güvenliğe, uluslararası hukukun temel ilkelerine ayak uydurma kararlığını sınamak için bir deneme alanı olarak hizmet ettiğini açıkça gösterdiğini belirtti.

"Etnik temizlik sonucu ülkede binlerce kişinin yurtlarından olduğunu ve mülteci durumuna düştüğünü" dile getiren Koplatadze, Rusya'nın Gürcistan toprağı üzerindeki yasa dışı askeri varlığını, çağdaş ve gelişmiş saldırı silahlarıyla donatılmış çok sayıda askeri personel tutarak güçlendirdiğini söyledi.

Koplatadze, Gürcistan'ın işgal altındaki bölgelerindeki artan askerileştirme süreci, Abhazya'da yaşayan Gürcistan sakinleri için eğitimin yasaklanması gibi güvenlik ve insan hakları durumuyla ilgili kaygılara dikkati çekerek, özgürlüklerin kısıtlanması, ailelerin ve yerel sakinlerin mülklerinin bölünmesi gibi durumların yaşandığını söyledi.

Abhazya ve Tskhinvali rejimlerinin, çeşitli yollarla Gürcü etniğini uzaklaştırmaya çalıştığına değinen Büyükelçi Koplatadze, "Bu, iki bölgeyi Gürcistan'dan daha fazla izole etmeyi ve Rusya'nın fiilen ilhaklarını güçlendirmeyi amaçlıyor." dedi.

Koplatadze, Gürcistan halkının, topraklarına yapılan işgali hiçbir zaman tolere etmeyeceğine değinerek, yerlerinden edilmiş kişilerin ve mültecilerin temel haklarını destekleyen ve bu kişilerin güvenli ve onurlu bir şekilde topraklarına geri dönüş yapmalarının gerekliliğine işaret etti.

Gürcü Büyükelçi, "Türkiye'nin de arasında bulunduğu uluslararası toplumun çabalarıyla, Gürcistan'ın toprak bütünlüğünün uluslararası alanda yeniden sağlanacağına inanıyoruz." ifadesini kullandı.

“BARIŞÇIL ÇÖZÜM İHTİYACI”

Uluslararası hukukun temel normları ve ilkelerine dayanarak, ihtilafın barışçıl çözümüne duyulan ihtiyaca işaret eden Koplatadze, "Gürcistan hükümeti, Rusya ile gerginliklerin ortadan kaldırılması, toprak bütünlüğünün huzur ortamında yeniden sağlanması için diyalog politikası yürüterek, Cenevre Uluslararası Müzakereleri ve İnsani İhtilaf Önleme ve Müdahale Mekanizmaları kapsamında bölünmüş topluluklar arasında uzlaşma ve güven oluşturmaya yönelik çabalarını sürdürmektedir." ifadesini kullandı.

Büyükelçi Koplatadze, uluslararası toplumun, Abhazya ve Tskhinvali'de Gürcistan egemenliğindeki toprakların bağımsızlığının tanınmasını tersine çevirmeye ve uluslararası güvenlik düzenlemelerinin tesis edilmesine izin vermeleri yönünde Rusya'ya çağrıda bulunması gerektiğini savundu.

“GÜRCİSTAN BİR GÜVENLİK SAĞLAYICISINA DÖNÜŞTÜ”

Bu adımların, anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması ve sahada güven tesis edilmesi açısından "oyun değiştirici" bir rol üstlenebileceğini kaydeden Koplatadze, "Rusya'nın işgal politikasından kaynaklanan büyük zorluklara rağmen Gürcistan'ın bir güvenlik sağlayıcısına dönüştüğünü, AB ve NATO liderliğindeki misyonlara sağladıkları katkı sayesinde uluslararası güvenlik ve istikrarı sağlama taahhüdünü gösterdiğini" söyledi.

Koplatadze, Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması ile AB Ortaklık Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinden iki yıl sonra, Gürcistan'ın, AB ile ortaklık içinde niteliksel olarak yeni bir aşamaya geçtiğini ifade ederek, AB ile vize serbestisinin, Gürcistan halkını Avrupa ailesine daha da yakınlaştırdığını ve AB'nin Gürcistan'ın Avrupa yoluna yönelik güçlü siyasi desteğini ortaya koyduğunu belirtti.

"NATO adayı bir ülke olan Gürcistan, Karadeniz güvenliği konusunda ittifakla aktif olarak stratejik görüşmelerde bulunuyor ve NATO'nun bu bölgedeki çabalarına daha fazla katkıda bulunmaya hazır." diye konuşan Koplatadze, ülkelerinin geçen ay yüzde 7,5'lik ekonomik büyüme ile demokratik geçiş, iyi yönetim ve hızlı ekonomik kalkınmada önemli ilerlemeler kaydettiğini aktardı.

Koplatadze, Gürcistan ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklık, örnek diplomatik ilişkiler ve iyi komşuluk bağlarına dikkati çekerek, "Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı (BTC), Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattı (BTE), Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu inşaatı ve Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) gibi enerji ve ulaşım projeleri, Gürcistan ile Türkiye arasındaki çeyrek asırlık stratejik iş birliğini taçlandırıyor." ifadesini kullandı.

QHA