ANKARA (QHA)-11 NİSAN 2018 -

Başbakan Binali Yıldırım, bugün, Gebze Teknik Üniversitesinde katıldığı "Sanayi ve Teknoloji Zirvesi"nde ABD ve Rusya arasında tırmanan gerilimle ilgili konuşarak: "Sokak kabadayıları gibi kavga ediyorlar. Sonucu sivil insanlar ödüyor. Zaman rekabet zamın değildir. Zaman bölgedeki yaralı sarma zamanıdır" dedi.

Konuşması esnasında dünyadaki siyasi duruma değinen Başbakan Yıldırım: "Türkiye'nin emparyel hedefleri hiç olmadı bundan sonra da olmaz. Gittiği yere iyilik, dostluk ve barış için gider. Avrasya coğrafyası her zaman risklerin ortasında olan bir coğrafyadır. Suriye'de iç savaş, Irak'ta keza aynı. Filistin İsrail meselesi... Balkanlarda her an istikrarın bozulmasına yönelik riskler, kuzeyde Kırım meselesi... İran Suudi Arabistan, Katar Körfez ülkeleri... Tüm dünyanın olayları Avrasya coğrafyasında oluyor. Ortasında da Türkiye var. Bir yandan Avrupa bir yandan da Asya'ya uzlaştıran görevi var. Terörle mücadelede bu görevi yapıyoruz." diye kaydetti.

Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

 

"HEPİMİZE ORTAK SORUMLULUK DÜŞÜYOR"

"Hepimize ortak sorumluluk düşüyor. Özellikle ellerinde büyük güç bulunan ülkeler, BM'nin daimi temsilcileri bugünlerde çok daha büyük sorumluluk altındalar. Yaptıkları ne? Birbirlerini tehdit ediyorlar! "Benim daha iyi füzem var" diğeri diyor "Benim daha iyi füzem var" Sokak kabadayıları gibi kavga ediyorlar. Bedelini sivil insanlar ödüyor. Zaman rekabet zamanı değildir, zaman bölgede yaraları sarma zamanıdır. Suriye'nin de Irak'ın da toprak bütünlüğünü sağlayarak, terör örgütleri arasında sıralama yapmadan mücadele zamanıdır. Türkiye olarak bunu yapıyoruz. Bunun da başarılabileceğini gösterdik. Kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok. Başkalarının da bizim toprağımıza göz koymasına musamma göstermeyiz."

"Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin hem bölgesel hassasiyet açısından hem de yaşadığımız şartlar açısından önemi daha da artıyor. Bu karmaşık durumdan nasıl çıkabiliriz? Burada tartışılıp, geniş katılımlı, değişik kültürden ve dinden gelen sorumluluk taşıyan, katılımcıların görüşlerini ortaya koyacağı çok kaliteli bir platformdur."

 

TÜRKİYE BÜYÜYOR

"Türkiye, bu bölgede üstlendiği sorumluluğun yanı sıra bir yandan da ülkemizi geliştirmek için hedeflerimize erişmek için planladığımız şekilde işlerimizi yapıyoruz. Ne dedik? 2023 hedeflerimiz var. Dünyanın parmakla sayılan ülkeleri arasında gireceğiz. Satın alma gücü parametresine göre 13. sıradayız. Hedefimiz ilk 10'a gelmek. Geçen 15 yılda Türkiye 190 milyar dolar doğrudan yatırım aldı. İş kurma, yatırımcı olma, üretim yapıyor, istihdam sağlıyor... 2002'den önce ne kadardı? 15 milyar dolar! Bu neden oluyor? Güçlü iktidardan dolayı, güvenden dolayı oluyor."

"Türkiye'de büyümede kapsayıcılığı da sağladı. Son 10 yılda küresel krizin başladığı 2008'den bu yana 9 milyondan fazla vatandaşımıza iş/aş sağladı. Kamu borcu, ülkelerin durumunu gösteren bir başka önemli büyüklük. 15 yıl önce yüzde 70'lerden fazla olan kamu borcu şu anlarda yüzde 28. İdarecilik sorumluluk gerektiriyor. Gayri safi milli hasılanın yüzde 2 civarında seyredir ve yine benzer ülkelerin yarısından az. Bankaların öz kaynak yeterlilik oranı, yine mevcut ülkelerinin ki iki katı. Bütün bunlar olumlu gidiyor da yatırım ortamını iyileştirici birçok tedbir aldık. Türkiye'de şirket kurmak, aynı gün kuruluyor çalışıyor fatura kesiliyor. Bu sene sonunda hedefimiz iş yapma kolaylığı bakımından ilk 20 içerisinde yer almak. Teşvik sistemimizde çeşitliliğe gittik."

"135 milyar liralık 23 projeye olur verdik. Ne olacak böylece? Bu 19 firma, 135 milyar liralık bir yatırım yapacak. Dolar olarak bu 35 milyar dolar 19 firma yatırım yapacak. 34 bin doğrudan çalışan olacak. 134 bin de dolaylı oalrak sektöre hizmet eden kişiler olacak. Daha önemlisi yatırım kararını verenler, laf olsun diye vermiyor. Neye karar veriyor? Ülkenin geleceğine karar veriyor."

QHA