KİEV (QHA) -

Ukrayna’nın Avrupa Konseyi Temsilcisi Dmitriy Kuleba, Rusya’nın ümitlerine rağmen Kırım meselesinin kapanmadığını ve gündemde kaldığını ifade etti. Bununla birlikte Kuleba, Ukrayna’nın bazı ortaklarında, Kırım’a yönelik sözde “Baltık modelini” kullanma isteğinin arttığını ekledi.
 
Ukrayna’daki bir haber sitesine konuşan Dmitriy Kuleba, 20. yüzyılda bir dizi batı ülkesinin, SSCB’nin 1940 yılında Estonya, Letonya ve Litvanya’nın işgalini ve sonrasındaki ilhakını tanımadığını anlattı.
 
Kuleba, “Yani genel olarak SSCB’yı tanıyorlardı, ama söz konusu 3 ülkenin SSCB’nin parçası olarak tanımıyorlardı. Bu modelin bir temel eksiği var. Bu model, insan haklarının savunulmasını ve işgale karşı koymaya yönelik aktif eylemleri öngörmüyor. Beklemekten başka hiçbir şey yapmıyorsun. İşgal sona ermiyorsa saldırgan ile dostluğun devam ediyor ve olayı en çok yılda bir kez, işgalin yıldönümünde hatırlıyorsun” diye kaydetti.
 
Kırım ile ilgili olarak benzer durumunun tekrarlanmaması için işgalcilerin, diplomatik dünyada yaşamının çekilmez olması gerektiğini ifade eden Dmitriy Kuleba, “Her adımda, her ülke ve uluslararası kuruluşta. Washington, New York, Strazburg, Berlin, Londra, Ankara ve diğer diplomatik merkezlerdeki koridorlarda yürürken Kırım toprağı onların (işgalcilerin) ayakları altında yanmalı” diye devam etti.
 
Ukrayna’nın, Cumhurbaşkanı’ndan başlayarak büyükelçilere kadar tüm düzeylerdeki kişilerinin, ortaklarını, eylemde bulunma teklifiyle düzenli olarak dürtmesi gerektiği fikrini paylaşan Kuleba, “Güç hukukuna değil, hukukun gücüne dayanan her devlet ve uluslararası kuruluşun, Kırım’a yönelik politikasının sloganı “Bu düzeni yıkın!” olmalı” dedi.

 

QHA