ANKARA (QHA) -

Dünya Kırım Tatar Kongresi (Dünya Qırım Tatar Kongresi, DQTK) Genel Sekreteri, Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Avukat Namık Kemal Bayar, bugün 18 Eylül tarihinde şahsi Facebook hesabından, Kuzey Irak’ta gerçekleşecek referandum hakkında değerlendirmede bulundu.

Bayar yaptığı yazılı açıklamada meseleyi, “Uluslararası toplumun 2014'te Kırım'da yaptırılan referandum komedyasına karşı tavrının, bugünlerde teşebbüs edilen Kuzey Irak referandumu ile aynı şekilde gelişmesini sağlamak için çaba göstermek çok daha akılcı ve uluslararası hukuk alanında daha sağlam temelli bir politika olacaktır.” şeklinde değerlendirdi.

 

Açıklamanın geri kalan kısmı ise şu şekilde:

Kuzey Irak'ta yapılmaya teşebbüs edilen referandumla ilgili uluslararası metinler üzerinden sağlam tespit ve düşüncelerden ziyade duygusal yaklaşımlarla hareket edilmekte.

Oysa ki Irak Cumhuriyeti Anayasası, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, Helsinki Nihai Sözleşmesi, Venedik ve Viyana Komisyonu metinleri üzerinden teşebbüs edilen bu referandumun hukuksuzluğu ve geçersizliğini belirlemek ve fikren yalpalayan devletleri geçmiş emsaller üzerinden tek bir siyasete ikna ve mahkum etmek mümkün.

Rusya Federasyonunun Kırım'ı işgalinden sonra Kırım'da 2014 yılının 16 Mart tarihinde oynattığı "referandum komedyası" ile ilgili olarak Viyana Komisyonunun raporları, Birleşmiş Milletler kararları, Kuzey Irak'ta tezgahlanan referandum oyunu hakkında çok net ve uygulanabilir pek çok hukuki ve siyasi dayanağı bünyesinde barındırıyor.

Hukukta "yerleşik içtihat" kararı çok önemli. Uluslararası siyaset ve hukuk da kendi ürettiği "yerleşik içtihatlara" bakmayı akıl edebilmeli ve bu gibi teşebbüslere karşı ürettiği ortak akıl ve kuralları yerleşik hale getirebilmeli. Konunun tüm tarafları da, hususen de bizler, hamasî ve popülist yaklaşımlar kadar uluslararası hukuk kaynaklarından da hareket ederek bu gibi teşebbüsleri "kadük" yani uygulanamaz hale getirebilmeyi bilmeliyiz. Hamasî ve popülist yaklaşımlar ise bizim maça iki sıfır mağlup çıkmamıza neden olur.

Özetle tekrar edersek; uluslararası toplumun 2014'te Kırım'da yaptırılan referandum komedyasına karşı tavrının, bugünlerde teşebbüs edilen Kuzey Irak referandumu ile aynı şekilde gelişmesini sağlamak için çaba göstermek çok daha akılcı ve uluslararası hukuk alanında daha sağlam temelli bir politika olacaktır.

QHA