ANKARA (QHA) -

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrin çıkışı ve ABD/ Rusya ile ilişkileri, Almanya’nın göç politikaları ve Rohingya Müslümanlarının Myanmar’a iade edilecek olması Alman basınında ağırlıkla ele alınıyor.

Frankfurter Rundschau gazetesi bugün 17 Ocak’taki, "Erdoğan Kürtleri tehdit ediyor" başlıklı yorumunda, Türk ordusunun Suriye sınırındaki Afrin'e harekâta hazır olduğunu okuyucusuna duyurarak özetle şu görüşlere yer veriyor: 

"Suriye'de hâlâ devam eden iç savaş ortamında yeni bir silahlı çatışmanın daha başlama tehlikesi ortaya çıktı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pazartesi günkü açıklamasında, ülkesinin 'her an' kuzey Suriye'deki Afrin ve Menbiç'e askeri müdahalede bulanabileceğini açıkladı. Erdoğan şimdiye kadar buna Kürt milislerin buradan Türkiye'ye saldırılar düzenlediğini gerekçe gösteriyordu. Türk medyasında çıkan haberlere göreyse Erdoğan, şimdi ABD'nin sınır bölgesinde Kürt YPG'li milislerden oluşan 30 bin kişilik bir sınır koruma gücü oluşturma planını engellemek niyetinde. Erdoğan geçmişte birkaç defa Afrin'e müdahale tehdidinde bulunmasına rağmen buraya operasyon düzenlemekten çekinmişti. Bunun başlıca nedeni ise Rusların buradaki Kürtlere verdiği destekti. Türkiye uzmanları bu defa Erdoğan'ın savaş tehditlerini uygulamaya geçirmeyeceği kanısında."

 

Süddeutsche Zeitung'da ise aynı konuda Paul-Anton Krüger imzalı bir haber-analiz var. "Erdoğan ABD'nin planlarına öfkeli" başlıklı analizin özeti şu şekilde:

"ABD ile Suriye'de DEAŞ'a karşı savaşan uluslararası koalisyon, Suriye'nin kuzeyinde 30 bin kişilik bir sınır koruma gücü oluşturmak istiyor. Bu yöndeki planlar hem Suriye hem de Rusya ve Türkiye tarafından farklı gerekçelerle sert bir biçimde eleştiriliyor. Suriye hükümeti bu planları 'ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yapılmış küstah bir saldırı' olarak niteliyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD'ye Suriye'nin bölünmesi ve ülkede bir rejim değişikliği gerçekleşmesi yönünde çalıştığı suçlamasını yöneltiyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'bu terör ordusunu daha doğmadan boğacağı' tehdidinde bulunuyor. ... Türkiye, NATO müttefiki ABD'nin, DEAŞ'ın askeri olarak yenilgiye uğratılmasından sonra da YPG'ye silah sevk etmesi ve bu örgüt ile işbirliğini bitirmemesi nedeniyle öfkeli. Türk ordusu aylardır YPG kontrolündeki Afrin'e askeri müdahaleye hazırlanıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin İdlib'teki muhalif bölgelerine operasyonlar düzenlemesi nedeniyle Türkiye ile Rusya arasında yeni bir anlaşmazlığın doğması da olası."

Almanya'daki sığınmacı sayısında geçen yıla kıyasla yeniden düşüş kaydedildi. Die Welt gazetesi bu gelişme ışığında Almanya'nın uzun vadeli göç hedeflerini irdeliyor:

"Şu noktada samimi olalım: Almanya 2008 yılında olduğu gibi sadece 28 bin kişiden oluşan göçmen sayısına bir daha ulaşamayacak. Hem Avrupa hedefli küresel göçlerin olduğu bir çağda yaşadığımız, hem de gelecek nesillerin oluşmasını ihmal ettiğimiz yaşlı bir toplumda yaşadığımız ve dışarıdan gelen kalifiye elemanlara ihtiyacımız olduğu için. Tam da bu nedenlerden ötürü siyasetin göçü daha güçlü bir biçimde yönlendirmesi ve gerçekten sığınma ihtiyacı olmayan ve toplumumuza yararlı olma konusunda yeteneği ya da isteği olmayanları kararlılıkla geri çevirmesi gerekmekte. Sosyal barış ancak ve ancak öncelikli olarak iki büyük tarafın bu konuda bilinçli hareket etmesiyle korunabilecektir."       Bangladeş ile Myanmar, Bangladeş'e kaçan yüz binlerce Rohingya Müslümanının Myanmar'a iki yıl içerisinde iadesi konusunda anlaştı. Frankfurter Rundschau gazetesi bu iadenin bir trajediye yol açacağı endişesini taşıyor:

"Rohingyalar Bangladeş'teki derme çatma barınaklardaki sefilliği yakından tanıdıkları Myanmar'daki kamplara tercih ediyorlar. Myanmar'da yıllardan beri 100 binin üzerinde Rohingya, yalıtılmış barınaklarda yaşıyor. Bu nedenle Rohingyaların Myanmar'a muhtemelen zorla iade edilecek olması yeni bir trajediye yol açacak."

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

 

QHA