BERLİN (QHA) -

Almanya’da yapılan genel seçimi, Başbakan Angela Merkel’in lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi ve Bavyera eyaletindeki kardeş parti konumundaki Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi önde tamamladı.Federal Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından açıklanan geçici resmi sonuçlara göre, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri toplam yüzde 33 oy alarak sandıktan birinci çıktı.Ancak bu, 1949’dan sonra yapılan seçimlerde CDU/CSU’nun aldığı en kötü sonuç oldu. CDU/CSU 2013’teki seçimlere göre de yüzde 8,5 oy kaybetti.

Hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) de bir önceki seçimlere göre yüzde 5,2 gerileyerek yüzde 20,5’te kaldı. SPD bu seçimlerde tarihin en düşük oy oranını aldı.

Aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisi yüzde 12,6 oy alarak ilk kez Federal Meclise girdi. AfD, 2013’te yüzde 4,7 oy alarak yüzde 5’lik seçim barajına takılmıştı. Seçim öncesi kamuoyu araştırmalarında çıkan sonuçlara göre AfD’nin Meclise girişi büyük endişe ile karşılanmıştı.

Bir önceki seçimlerde yüzde 4,8 ile baraja takılan Hür Demokrat Pati (FDP) de bu seçimlerde yüzde 10,7 ile dördüncü parti oldu.

Yüzde 9,2 ile beşinci parti olan Sol Parti ile yüzde 8,9 oy alan Yeşiller meclise girmeye hak kazandı.

Almanya’da genel seçim sonuçları CDU’da şaşkınlık yaratırken SPD’de hayal kırıklığı yaşattı. Yeşiller, FDP ve AfD’de ise büyük bir sevinç ile karşılandı.

Hristiyan Demokrat Avrupa Birliği Komiseri Günther Oettinger, Alman basınına yaptığı açıklamada, seçimlerde CDU/CSU’nun ağır bir darbe aldığını dile getirerek, "SPD ile kıyasladığımızda seçimleri kazandık, ancak toplamda seçmen bize bir ders verdi." dedi.

Buna rağmen CDU/CSU’nun hükümet kuracağını ifade eden Oettinger değerlendirmesinde “AfD’nin aldığı yüzde 13'lük oydan korkmamalıyız." ifadelerine yer verdi.

 

CDU Milletvekili Michael Grosse-Brömer de, 2013’te aldıkları oy oranını bu seçimlerde tekrardan alamayacaklarını bildiklerinisöylerken, "Ancak daha iyi bir sonucu umut ediyorduk." ifadesini kullandı.

Hristiyan Sosyal Birlik Partili (CSU) Joachim Herrmann da, seçim sonuçlarının kendilerinde şaşkınlık yarattığını bildirdi ve CDU/CSU olmadan hükümet kurulmayacağını vurguladı.

YENİ HÜKÜMET ARALIK’TA KURULACAK

Başbakan Merkel, katıldığı bir televizyon programında, yeni hükümetin Aralık ortalarına kadar kurulabileceğini kaydetti.

Merkel yeni hükümeti kurmak için matematiksel olarak CDU/CSU-FDP-Yeşiller veya CDU/CSU-SPD ile iki ihtimal bulunduğuna işaret etti. Ayrıca SPD Genel Başkanı Martin Schulz’un koalisyon kurmak için görüşmeye hazır olmadığını ilettiğini belirtti. Merkel, azınlık hükümeti kurulmasına ise karşı olduğunu açıkladı.

SPD’li Çalışma Bakanı Andrea Nahles, partisinin aldığı seçim mağlubiyetinin sonrasında yeni bir başlangıç yapmaları gerektiğini ifade ederek, “Bu büyük bir yenilgi. Bunu kabul etmemiz lazım. İçerik ve yapısal olarak yeni bir başlangıca ihtiyacımız var." dedi. Nahles, CDU/CSU ile yeniden bir koalisyon hükümeti kurmayı düşünmek için bir nedenin bulunmadığını kaydetti.

SPD Genel Başkanı Martin Schulz ise aşırı sağcı popülist AfD partisinin seçimden güçlü bir şekilde çıkmasından Merkel’i suçlu tutarak, "Bayan Merkel rezil bir seçim kampanyası yaptı." Sözlerini kullandı.

İlk kez Federal Meclis’e giren AfD’nin Eşbaşkanı Jörg Meuthen de mecliste yapıcı ve sert bir muhalefet yapacaklarını bildirdi.

Afd’nin diğer Eşbaşkanı Frauke Petry de, bu sonuçla 2021’de yapılacak seçimlerde hükümet değişikliğini hazırlayacaklarını belirterek, partisinin meclise girmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadığını açıkladı.

Yeşiller Partisinin seçimlerdeki liste başı adayı Katrin Göring-Eckardt da, seçimlerde elde ettikleri başarıdan sonra özgüvenle koalisyon görüşmelerine gireceklerini belirterek, “Kolay bir partner olmayacağız.” dedi.

Olası CDU/CSU-FDP-Yeşiller koalisyonu için zor görüşmelerin yaşanacağını belirten Göring-Eckardt, koalisyon için iklimin korunması gibi şartları öne sürdü.

“ACI ZAFER”, “TARİHİ KAYIP”

Alman basını, genel seçim sonucunu “acı zafer” , “tarihi kayıp” gibi başlıklarla verdi.

Bild gazetesi, ''Başbakan'ın kabus gibi zaferi'' başlığını kullandı. Haber içeriğinde bundan sonra Almanya'yı kimin yöneteceği konusunda Başbakan Angela Merkel'in elinde "Jamaika" olarak adlandırılan CDU, FDP ve Yeşiller koalisyonu seçeneğinin bulunduğunu kaydetti.

Süddeutsche Zeitung gazetesi, ''Birlik partileri ve Sosyal Demokratlar için tarihi kayıp'' başlıklı haberinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) iki haneli rakamlarla Federal Meclis'e (Bundestag) girdiğine işaret etti. Haberde birlik partileri için ''1-0 kaybettiler'' ifadesi kullanıldı, artık meclisin yeni bir dönüm noktasına geldiği ve herkesin suçlamak için bir baş suçlu bulduğu belirtildi.

Tagesspiegel gazetesi de ''Merkel için acı zafer-AfD üçüncü büyük güç'' başlığını kullanarak Merkel'in partisi CDU'nun galip gelmesine karşın tarihi bir oy kaybına uğradığını vuruladı. Martin Schulz'un Sosyal Demokrat Partisinin (SPD) de oy kaybettiği ve bu sebeple muhalefette kalmayı tercih edebileceği tahmininde bulunulan haberde, Almanya'da 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez aşırı sağcıların meclise girdiklerine işaret edildi.

Frankfurter Allgemeine Zeitunng gazetesi, haberinde, Birlik Partilerinin oy kaybına uğramalarına rağmen kazandıkları seçimde SPD'nin çok kötü bir sonuç aldığını ifade etti. Haber içeriğinde şu değerlendirmeler yer alıyor:

"CDU/CSU yine Almanya Federal Meclisindeki en güçlü siyasi parti olmayı başardı. Şu an büyük koalisyonun küçük ortağı SPD'nin seçmenler tarafından cezalandırılması sonucu Merkel dördüncü kez aynı göreve gelebilecek. SPD ana muhalefet partisi olacağından CDU'nun iktidara devam etmesi için FDP ve Yeşiller ile ortaklık kurabilmesi gerekiyor. Merkel'in Yeşiller ile temas kurma konusunda bir sıkıntısı bulunmuyor ancak CSU'nun federal düzeyde oy kaybetmiş olması ve önümüzdeki sene Bavyera eyaletindeki meclis seçimleri sebebiyle aynı durum söz konusu değil."​

Die Welt gazetesi ise ''Birlik partileri güçlü kayıpta, SPD rekor düşüşte, AfD ise 3. büyük güç'' başlığını kullandığı haberinde, aşırı sağcı AfD'nin meclise girdiğine dikkati çekerek, Merkel'in önünde Jamaika koalisyonu seçeneğinin olduğu yorumuna yer verdi.

 

 

QHA