ANKARA (QHA) - 24 MAYIS 2018 -

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran'da gerçekleşecek 27. Dönem Milletvekili seçimleri  için partisinin beyannamesini açıkladı. 360 sayfadan oluşan beyannamede Ukrayna ve Kırım Türkleri de yer aldı.

"UKRAYNA'NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI"

Türkiye Merkezli Çok Boyutlu Dış Politika başlığı altında, “Neler yaptık” bölümünde Ukrayna’yla ilgili şu ifadelere yer verildi:

“Stratejik ortağımız Ukrayna’yla ilişkilerimizi sadece diplomatik değil, turizm, ticaret ve kültür başta olmak üzere pek çok alanda geliştirdik. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde yaşadığı sorunları uluslararası hukuk temelinde diplomatik yöntemlerle çözüm bulunmasını destekledik.”

 

"KIRIM TÜRKLERİNİN TARİHTEN GELEN HAKLARININ KORUNMASI"

Kırım Türkleri için yapılanlara da değinilen beyannamede, “Kuvvetli tarihi bağlarımızın halen sürdüğü Kırım Türklerinin güvenlik ve refahı için gerekli diplomatik çaba içerisinde olduk. Bölgedeki hassas dengeleri gözeterek Kırım Türklerinin tarihten gelen haklarının korunması çabalarına destek olduk.” denildi.

"UKRAYNA'YLA İLİŞKİLERİMİZİ HER ALANDA GELİŞTİRMEYİ SÜRDÜRME AZMİNDEYİZ"

Seçim beyannamesinin “Neler Yapacağız” bölümünde ise Ukrayna için şu ifadeler kullanıldı:

“Ukrayna’yla ilişkilerimizi her alanda geliştirmeyi sürdürme azmindeyiz. Ülkedeki krize, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk temelinde diplomatik yöntemlerle çözüm bulunması yönünde yürütülen çabaları desteklemeye devam edeceğiz.”

"KIRIM TATAR TÜRKLERİNİN GÜVENLİK VE REFAHININ TEMİNİ ÖNCELİKLERİMİZDENDİR"

Kırım Türklerine güvenlik ve refah temini verilen beyannamede, “Kırım’ın asli halkı olan soydaş Kırım Tatar Türklerinin güvenlik ve refahının temini önceliklerimizdendir. Kırım Tatar Türklerinin hak ve çıkarlarının genişletilerek güvenceye kavuşturulması yönünde gerekli girişimlerde bulunmayı sürdüreceğiz.” ifadeleri kaydedildi.

 

Seçim beyannamesinde dikkat çeken diğer başlıklar şu şekilde:

"AB KATILIM HEDEFİ SÜRÜYOR"

Beyannamede "Dış Politika ve Milli Güvenlik" başlığı altında hedefler şöyle sıralandı:

"Türkiye'nin AB hedefini stratejik bir hedef olarak görüyoruz, Türkiye AB katılım hedefini sürdürmektedir.

"ABD İLE YAKIN İŞBİRLİĞİ KORUNMASI ESAS"

ABD ile yaşanan sorunları aşmak istiyoruz; ABD ile yakın işbirliğinin korunması esastır.

Önümüzdeki dönemde Rusya ile enerji ve ticaret başta olmak üzere ikili ilişkilerimizi geliştirmeye çalışacağız.

"MEŞRU YÖNETİME KAVUŞMUŞ SURİYE HEDEFİ"

Suriye ihtilafının nihai bir siyasi çözümle neticelenmesi için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Meşru bir yönetime kavuşmuş yeni bir Suriye hedefi için çalışacağız, arzumuz yeni Suriye ile komşuluk ilişkilerimizi ve işbirliğimizi yeniden tesis etmek."

EKONOMİDE NELER YAPILACAK?

Beyannamede "İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi" başlığı altında yer alan bölümde neler yapılacağına ilişkin şu ifadelere yer verildi:

"Merkez Bankası'nın (TCMB) fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlemesi esas olmaya devam edecek.

Enflasyon hedeflemesi rejimine devam edilecek, dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek.

"DÖVİZ KURU RİSKİNE KARŞI TEŞVİKLER OLUŞTURULACAK"

Döviz piyasaları yakından takip edilecek, gerektiğinde dengeleyici döviz likiditesi araçları kullanılmaya devam edilecek.

Firmaların döviz kuru riskini daha etkin bir şekilde yönetebilmeleri için gerekli mekanizma ve teşvikler oluşturulacak.

"FAİZİN OLUŞTURDUĞU BASKI AZALTILACAK"

Maliye politikası fiyat istikrarının sağlanmasında destekleyici olacak.

Önümüzdeki dönemde faizlerin oluşturduğu maliyet baskısını azaltacak tedbirleri hayata geçireceğiz."

"MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ BAŞLATILACAK"

Beyannamenin, "Stratejik Sektörler ve Yenilikçi Üretim" başlığı altında dijitalleşmeden imalat sanayisine, bilim ve teknolojiden Ar-Ge'ye kadar birçok alanda yapılan çalışmalar yer aldı.

 

Beyannameye göre, Ar-Ge ve yeniliğe ayrılan kaynaklar artırılarak, desteklerin ağırlığı ürün bazlı ticarileşmeye kaydırılacak. Bu alandaki harcamaların katma değere dönüşümü teşvik edilerek "milli teknoloji hamlesi" başlatılacak.

Milli teknoloji hamlesinin özünü, nitelikli insan gücü, yerli mali kaynaklar ve teknolojik altyapıyla geliştirilecek milli teknolojik kabiliyetler ve yüksek teknolojili ürünler oluşturacak.

Temel bilimlerde araştırmacıların yetiştirilmesi ve bu alanda yapılan araştırma faaliyetlerinin nitelik ve nicelik olarak artırılması teşvik edilecek.

Özel sektörün, yüksek teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu doktoralı insan kaynağının sağlanmasına yönelik "Sanayi Doktora Programı" oluşturulacak.

Yurt dışındaki Türk araştırmacıların Türkiye'deki araştırma altyapılarında çalışmalarını teşvik edecek özel düzenlemeler yapılacak.

Antarktika'ya 2019'da Türk Bilim Üssü kurulumu gerçekleştirilecek. Böylece Türkiye, Antarktika üzerinde söz sahibi 30 ülkeden biri olacak.

Patent borsasının kurulma süreci tamamlanacak. Patentler başta olmak üzere sınai mülkiyet haklarının değerlemesini yapacak ve ticarileştirilmesine katkı sağlayacak mekanizmalar oluşturulacak.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM

KOBİ'lerin dijital dönüşümünü hızlandırmak için dijital dönüşüm merkezlerinin ilki Bilişim Vadisi'nde kurulacak.

Büyük organize sanayi bölgelerinde (OSB) yeni teknolojilerin tanıtılması ve etkin kullanılmasında yol gösterici bir arayüz olacak "tasarım ve dijital dönüşüm merkezleri" ve "model fabrikalar" kurulacak.

Sanayinin dijitalleşmesi sürecinde önem arz eden nesnelerin interneti gibi ileri üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılması sağlanacak. Bu çerçevede, Türkiye'de birbiriyle konuşan makine sayısı 4,5 milyondan 8 milyona çıkarılacak.

YERLİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

İhracata dönük bir anlayışla Ar-Ge ve yeniliğe dayalı yüksek katma değerli mal üreten şirketlere sahip bir sanayi yapısı oluşturulacak.

Sanayide stratejik sektörlerde yüksek teknolojili üretimle yerli ve milli üretimin payını artıracak bir altyapı oluşturulacak, mevcut sanayi tesislerinin dijital dönüşümü sağlanacak.

Yerlileştirme çalışmalarına temel teşkil etmesi amacıyla imalat sanayisinin 130 milyar dolarlık ara malı ithalatını oluşturan 2 bin 739 adet ürün grubu teknoloji düzeyine göre önceliklendirilecek ve 43 ürün grubuna odaklanılacak.

Yüksek teknoloji alanlarında yerli ve yabancı yatırımları çekebilmek için kurulan 6 endüstri bölgesinin yanında en az 15 yeni endüstri bölgesi daha kurulacak.

 

"MEGA ENDÜSTRİ BÖLGELERİ OLUŞTURULACAK"

Yeni kurulacak "mega endüstri bölgeleri" ile özellikle büyük ölçekli ve entegre yatırımların önü açılacak.

İlaç ve tıbbi cihazda yüksek katma değerli ürün üretebilen, küresel pazarlara ürün ve hizmet sunabilen ve yurt içi ilaç ve tıbbi cihaz ihtiyacının daha büyük bir kısmını karşılayabilen üretim yapısına geçilecek.

İlaç etken maddelerinin yerli üretimi konusunda adım atılacak. Geri ödeme ve fiyatlandırma politikalarıyla ruhsat süreçlerinde yerli üretim ilaç ve tıbbi cihazlara öncelik verilecek.

Plazma ürünleri ve aşıların yurt içi üretimi gerçekleştirilecek. Sağlık endüstrisi alanında üretim yapacak KOBİ'lere yönelik finansal destek mekanizmaları geliştirilecek.

Raylı sistem araçlarının milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test ve sertifikasyonlarının yapılması ve seri üretimlerinin gerçekleştirilmesi süreci hızlandırılacak.

Makine sektöründe güçlü bir yerli tedarik zinciri oluşturulacak.

Türkiye'nin yeni nesil otomobil teknolojilerine sahip olmasına imkan sağlayacak "Türkiye'nin Otomobili Projesi" hızla gerçekleştirilecek.

Sivil ve askeri kara araçlarının test, belgelendirme ve Ar-Ge ihtiyaçlarını karşılamak üzere "Otomotiv Test Merkezi" kurulacak. Bursa Yenişehir'de kurulacak test merkeziyle Türkiye'nin otomotiv sanayinin gelişimine katkı sağlanacak.

"KOSTER FİLOSU YENİLENECEK"

Koster Filosu'nun Yenilenmesi Projesi hayata geçirilecek. Projeyle deniz taşımacılığında kullanılan, ilk aşamada 20 yaşlanmış ve toplamda 100'ü aşkın koster gemisi milli imkanlarla son teknolojiyle üretilerek, yenilenecek.

Katma değeri yüksek kimyasalların üretimi özendirilecek.

Kritik silah, mühimmat ve koruma sistemlerinde ihtiyaç duyulan enerjetik malzemelerle söz konusu ürünlerin imalatında ham madde olarak kullanılan kimyasalların yeni teknolojilerle üretilmesi sağlanacak.

TURİST SAYISINDA İLK 5 HEDEFİ

Beyannamede "Turizm" başlığı altında bugüne kadar atılan adımlara ve bundan sonra izlenecek stratejiye yer verildi.

Beyannameye göre, Türkiye'nin yeni dönemde turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk 5 ülke arasında yer alması hedefleniyor. Hayata geçirilecek politikalarla 2023 yılına kadar Türkiye'nin uluslararası pazarda marka haline getirilmesi amaçlanıyor.

 

Türk turizminin istihdamın artırılmasında ve bölgesel gelişmede öncü bir sektör olması, dünya ölçeğinde bireysel ve kitle turizmlerinde önemli cazibe merkezlerinden birisi haline gelmesi planlanıyor.

Türkiye'nin 2002 yılında 13,3 milyon turist ve 12,4 milyar dolar gelirden geçen yıl 32,4 milyon ziyaretçi ve 26,3 milyar dolar gelir seviyesine ulaştığına işaret edilerek, yatak kapasitesi, turizm acentesi, konaklama tesisi sayılarında önemli artış sağlandığı vurgulanıyor.

Türkiye'nin 2023'teki turizm hedeflerine ulaşması hedefi kapsamda yıllık 50 milyon turistin ağırlanması öngörülüyor. Turizmde mevcut pazarlar güçlendirilerek, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Endonezya ve Türk cumhuriyetleri gibi gelişen pazarlara odaklanılacak.

Tarihi İpek Yolu canlandıracak, yol güzergahında yer alan destinasyonların turizme kazandırılması için alt ve üstyapı iyileştirilecek, tanıtım ve pazarlama çalışmalarına hız verilecek.

Tanıtımda destinasyon temelli bir yaklaşım benimsenecek. Türkiye'nin turizm alanında uluslararası ölçekteki rekabet gücünü, pazar payını ve marka değerini artırmak için güçlü bir Türkiye markası oluşturmaya yönelik tanıtım stratejileri geliştirilerek uygulanacak.

Deniz, kum ve güneş turizminin yanı sıra diğer alanlara odaklanılacak. Kültür turizmi başta olmak üzere, sağlık turizmi, termal turizm, kış turizmi, golf turizmi, deniz turizmi, ekoturizm, yayla turizmi, kongre ve fuar turizmi gibi türler öncelikli ele alınarak geliştirilecek.

TARİH VE SAĞLIK TURİZMİ

Frigya, Kapadokya, Hitit, Troya, Aphrodisias, Söğüt, Göller Bölgesi ve GAP başta olmak üzere kültür, termal ve doğa temalı turizm gelişim bölgeleri oluşturulacak.

Sağlık turizmi için gelen turist sayısının 250 bin kişiden 2023'e kadar 2 milyon kişiye çıkarılması hedefleniyor. Termal sağlık turizminden elde edilen gelirin 2023'e kadar 1 milyar dolara yükseltilmesi öngörülüyor. Ayrıca sağlık turizmi kapsamında Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nin (MHRS) farklı yabancı dillerdeki uygulamaları geliştirilecek. Türkiye'de sağlık turizmi kapsamında tedavi olan hastaların devamlılığının ve aidiyetinin güçlendirilmesi için iletişim kanalları oluşturulacak.

Termal turizm tesislerinin, hastaneler, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleriyle iş birliği yaparak faaliyet göstermesine yönelik destek mekanizmaları planlanıyor. 65 yaş üstündeki turistlerin tatil yapabileceği, ihtiyaç ve isteklerine hitap edecek unsurların yer alacağı özel destinasyonlar belirlenecek.

Mevsimsel olarak yaşlı turistlerin vakitlerini geçirebilecekleri yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri niteliğindeki alanlar artırılacak.

6 TEMATİK TURİZM GÜZERGAHI

Kış koridoru, inanç turizmi koridoru, ipek yolu turizmi koridoru, zeytin koridoru, Batı Karadeniz kıyı koridoru ve yayla koridoru olmak üzere 6 tematik turizm güzergahı oluşturulacak.

 

Ekoturizm bölgeleriyle diğer bölgeler arasındaki dengesizliklerin azaltılmasına ve kırsal alanlardaki göçün durdurulmasına katkıda bulunulması planlanıyor.

500 "Yeşil Yıldız" belgeli konaklama tesisinin Türkiye'ye kazandırılarak, sürdürülebilir turizm için çevre dostu turizm tesislerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Başta 500 plaj olmak üzere plajlarda, deniz turizmi tesislerinde ve deniz turizmi araçlarında çevre dostu mavi bayrak sayısı da artırılacak.

TARIMSAL DESTEKLER ASGARİ 3 YILLIK DÖNEMLER İÇİN AÇIKLANACAK

Beyannamede, "Gıda ve Tarım" bölümünde uygulanan tarım politikaları ve atılacak adımlar hakkında bilgi verildi.

Beyannameye göre, seçimden sonra tarımsal desteklerin sayısı azaltılarak daha etkin bir destekleme politikası izlenecek, kümülatif olarak 8,5 milyon hektar alanda arazi toplulaştırma çalışmaları tamamlanacak.

Tarımsal destekler asgari 3 yıllık dönemler için açıklanacak, tarım sanayi entegrasyonunu sağlamak için tarıma dayalı ekonomik yatırımlara yüzde 50 hibe desteği vermeye devam edilecek. 81 il ve 250 köyde "Birlikte Üretim Modeli" hayata geçirilecek. 2020 yılına kadar IPARD-II kapsamındaki destekler sürdürülecek, sağlanacak 5,2 milyar lira hibe ile 10 bin yeni yatırım desteklenecek, 50 bin yeni istihdam oluşturulacak, kırsal alana 8,4 milyar liralık yatırım kazandırılacak.

Bu yıl sonu itibarıyla koruma altına alınan büyük ova sayısı 265’e, 2023'te de 300’e çıkarılacak.

Yüksek teknolojili seracılık ve dikey tarım gibi modern tarımsal tekniklerin uygulanacağı yatırımların yapılması amacıyla çiftçiler ve girişimciler desteklenecek, yaş sebze ve meyvede yerli tohumla üretilen aşılı ve diğer fidelerin kullanımına destek sağlanacak.

Tarımda yenilenebilir enerji ve bilgi teknolojilerinin kullanımı desteklenecek.

Biyoterörizm ve biyotehdit için ulusal önleyici tedbirleri içeren zorunlu kılavuzlar hazırlanacak.

Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerden kaynaklanabilecek risklerin önlenmesi, kontrol ve denetim sisteminin etkin şekilde işletilmesi, bitki sağlığı alanında ithalat dahil koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması, ürünlerin biyolojik etkilerinin kontrolü ve izleme altyapısının geliştirilmesi, üreticilerde farkındalığın oluşturulması sağlanacak.

Örnek bahçe uygulamaları ile yeni ürünlerin üretimi teşvik edilecek, kesme çiçek ve süs bitkileri üreticiliğine önem verilecek.

TİGEM ile Sudan hükümeti ortaklığında kurulan şirket aracılığıyla Sudan’da kiralanan 780 bin hektar tarım arazisi Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.

Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşması ve gelişmesini sağlanacak. Uzun süreli kiralama garantisi kapsamında özel sektöre lisanslı depo yaptırılacak, 2018 yılında 2,5 milyon ton kapasiteli depo yapımı tamamlanacak.

 

Hazine arazilerini kullanan çiftçilerin bu arazilerine 10 yıl boyunca kullanım hakkı verilecek, çiftçiler 10 yılın sonunda isterlerse bu arazileri satın alabilecek.

Orman alanlarını çoğaltmak, erozyonu önlemek, ceviz, badem, zeytin gibi ürünlerin üretimini desteklemek üzere 10 bin dönüme kadar Hazine taşınmazı gerçek ve tüzel kişilere kiralanacak.

Doğu Anadolu bölgesinde hayvancılığa özel önem verilerek entegre tesislerin kurulması desteklenecek. Türkiye'nin hayvan varlığını artırmak amacıyla Ziraat Bankası kredi olanaklarıyla şartları uygun olan yetiştiricilere 250 bin damızlık gebe düve, 300 başa kadar olmak üzere toplamda 500 bin baş damızlık koyun verilecek.

TARIM SİGORTALARI GENİŞLETİLECEK

Tarım sigortalarının kapsam genişletme çalışmalarına devam edilecek, İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası kapsamına mercimek ve nohut ürünleri de dahil edilecek.

Elma, armut ve ayva meyvelerinde teminat başlangıcının pembe/beyaz tomurcuk dönemine çekilmesi sağlanacak, incirde ve üzümde yağmur zararını ve küçükbaş hayvanlarda yavru atma riski teminat kapsamına alınacak.

Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri hayata geçirilecek, kurulma aşamasındaki 17 Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Ar-Ge çalışmalarına hız verilecek.

Ambalajlı ürünlerin etiketlerinde besleyici değerlere ait bilgiler zorunlu hale getirilecek, vatandaşlar tükettiği gıdanın içinde yer alan bileşenlerin kendilerine hangi faydaları sağlayacağını öğrenebilecek.

Gıdalarda tuz ve şeker azaltılmasına devam edilecek, gıda üretiminde markalaşmaya yönelik KOBİ’ler desteklenecek.

SAĞLIKTA HEDEFLER

Beyannamede "Sağlık Hedefleri"ne ilişkin bölümde, Türkiye'nin sağlık alanında bölgesinin öncü ülkesi ve dünyada rol model olacağı, sağlıkta hizmet sunum kalitesinin artırılmasının yanı sıra tıbbi teknolojide, ilaç endüstrisinde ve sağlık turizminde kapasiteyi geliştirerek, yerli üretim yapan bir ülke olmasının hedeflendiği vurgulandı.

Yeni dönemde, birinci sağlık hizmetlerini güçlendirerek, sağlık sistemi içerisindeki etkinliğin artırılacağı vurgulanan beyannamede, aile hekimi başına düşen kişi sayısının 2023 yılında yarı yarıya düşürüleceği bildirildi.

Aile Sağlığı Merkezlerinin güçlendirileceğinin altı çizilerek, acil servis sağlık hizmetleri kapsamında hasta karşılama elemanları ve vale hizmetleri sağlayacak, hasta bilgilendirme ofislerinin kurulacağı ifade edildi. Küresel ve bölgesel ölçekte, acil ve afet durumlarında destek sunan lider ülkeler arasında da Türkiye'nin yer alacağı belirtilerek, bu kapsamda acil vakalara zaman erişim oranında 2023 yılına kadar yüzde 85'e çıkarılacağı vaadinde bulunuldu.

Beyannamede, sağlıkta fiziki alt yapı ve insan kaynağı yatırımlarının da devam edeceği vurgulanarak, yaklaşık 7 milyon nüfus yoğunluğuna hizmet edecek 64 yeni sağlık tesisinin açılacağı bildirildi.

 

Beyannamenin, 2023 yılına kadar yapılacak sağlıkta yapılacak çalışmalara ilişkin bölümünde, şu değerlendirmede bulunduldu:

"10 bin kişiye düşen yatak sayısı 28,5'ten 31,2'ye çıkacak. Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, nitelikli yatak oranı yüzde 100'e çıkacak. Şehir hastanelerindeki toplam yatak sayısı 4 binden, 40 bine çıkacak. 2018'in ikinci yarısından itibaren Manisa, Elazığ, Ankara ve Eskişehir Şehir Hastaneleri hizmete açılacak. 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 184'den 230'a, yüz bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısı ise 272'den 370'e çıkaracak. Yılda 24'den fazla böbrek nakli yapan merkezlerin oranı yüzde 60'dan yüzde 100'e çıkaracak."

E-NABIZ KULLANICISI 12 MİLYONA ÇIKARILACAK

Bilgi iletişim teknolojileri destekli entegre uzaktan sağlık ve bakım uygulamaları da yaygınlaştırılacak. Bu kapsamda, e-Nabız uygulaması ile her hastanın sağlık geçmişinin hekimi tarafından görüntülenmesini sağlayacak, mevcut durumda 7 milyon olan e-Nabız sistemini kullanan vatandaş sayısı 12 milyona yükseltilecek.

Bağımlılıkla mücadelede çalışmaları da tüm yurtta aktif bir şekilde devam edecek. 2023 yılına kadar tüm illerde bağımlılığa yönelik tedavi hizmetlerinin verileceği ifade edildi. Ulusal Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı (2018-2023) yürürlüğe konularak uyuşturucu ile mücadelede yeni bir dönem başlatılacağı, uyuşturucu ile mücadelede yeni Danışma Merkezlerinin açılarak ülke genelinde yaygınlaştırılacağı aktarıldı.

BÜTÜNLEŞİK SAĞLIK HİZMET MODELLERİ HAYATA GEÇECEK

Bütünleşik sağlık hizmet modellerinin hayata geçirilmesi amacıyla bulaşıcı olmayan hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve obezite gibi hastalıklar için tarama programlarının yaygınlaştırılacağı bildirildi.

Bazı kanser türleri başta olmak üzere erken teşhise yönelik tarama programları da yaygınlaştırılacak. Asbest ve radon gibi kanser hastalığının önemli risk faktörlerine yönelik haritalandırma çalışmaları yapılarak, bütün illeri kapsayan aktif bir kanser kayıt sistemi oluşturulacağı vaadedildi.

Diyabetin erken teşhis edilme oranına yönelik yürütülecek çalışmalarda, diyabetli bireylere yönelik bakım hizmetlerinin de geliştirileceği belirtildi. Geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın kanıta dayalı, güvenilir ve etkin bir şekilde sağlık sistemine entegrasyonunu sağlanmasına yönelik çalışmalar kapsamında ise geleneksel ve tamamlayıcı tıp ünitelerinin kamu sağlık tesislerindeki sayısının artırılacağı dile getirildi.

Beyannamede, anne ve çocuk sağlığına yönelik yürütülecek çalışmalara ilişkin bölümde ise şu ifadeler kullanıldı:

"Anne ölüm oranları yüz binde 14,7'den 9'a düşecek. Bin canlı doğumda 5 yaş altı bebek ölüm oranları (tüm haftalar) 9,4'ten 8'e düşecek. Her gebenin sağlıklı olarak hastanede doğum yapmasını ve takiplerinin gerçekleştirmesini sağlayan Anne Dostu Hastane sayısı 27'den 85'e çıkacak. Bebek dostu yoğun bakım ünitesi bulunan hastane sayısı 22'den 95'e çıkaracak. Aşılama oranları yüzde 97'lere ulaştığı Türkiye'de aşı ile korunabilir hasta sayısında ciddi azalma sağlanacak. 0-6 yaş grubu çocukların psikososyal gelişimini destekleme programı ülke genelinde yaygınlaşacak. İstismara uğrayan çocukların ikincil örselenmesini en aza indirgemek amacıyla kurulan Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) sayısı 31'den 44'e çıkacak."

78 ilde 156 olan Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin, 2023 yılına kadar 81 ilde, 245'e çıkarılacağı belirtilen beyannamede, gönüllülük esaslı Sağlık Temsilciliği Sisteminin de hayata geçirileceği vurgulandı.

"TÜRKİYE'NİN GEN HAVUZU ÇIKARILACAK"

Halk sağlığına yönelik yürütülecek çalışmalar kapsamında, bu yıl sonuna kadar tüm içme suyu depolarına otomatik klorlama cihazlarının takılmasının sağlanacağı, güvenli içme suyuna erişim için Damacana Takip Sistemi'nin uygulamaya geçirileceği belirtildi.

Beyannamede, koruyucu sağlık hizmetleri alanında atılacak yeni adımlarla tüm yurtta aktif bir politika izleneceğinin altı çizilerek, şunlar kaydedildi:

"Başta çocuklara yönelik olmak üzere, sağlığa zararlı gıda ürünlerinin yanıltıcı ve yanlış yönlendirici tanıtım faaliyetlerine ilişkin tedbirler alınacak. Etiket ve ambalajları, tüketicileri daha doğru bilgilendirecek şekilde düzenlenecek. Sağlıklı beslenme kapsamında gıda ambalajlarındaki mevcut bilgiler görünür hale getirilerek, kolay anlaşılır olması sağlanacak. Beyaz Bayraklı Okullar arasında, Beslenme Dostu Okul oranını 2023 yılına kadar 3 katına çıkacak. Halkın sağlığını korumak için sağlık dostu işletme sertifika sistemini hayata geçirecek; gıda üreticilerinin katılımı ile iş birliği platformu kuracak ve daha sağlıklı besin üretmeleri desteklenecek. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylere yönelik sağlıklı beslenme programları yürütülecek. Obezite ile mücadele ederek, obezite oranını düşürülecek. Sağlık ürünlerine yönelik regülasyon düzeyi artacak. 2023 yılına kadar, bin kişiye düşen günlük antibiyotik kullanım miktarı 35,3'ten 31'e düşecek. Türkiye Genom Projesi kapsamında ülkemizdeki nüfusun gen havuzunu çıkarılacak ve kişiye dayalı tıp uygulamaları geliştirilecek.

Ulusal Genom Araştırma Geliştirme Merkezi (Aziz Sancar Araştırma Geliştirme Merkezi) alt yapısı kurulacak. Türkiye Kanser Gen Projesi kapsamında kanser hastalarının genomik profili çıkarılarak kanser hastalarında kişiye özel tedavi uygulamaları sağlanacak. Sağlıkta yerlileşme projeleri, tüm hızıyla devam edecek.

Yerli aşı alanında yapılacak yatırımlarla Türkiye, aşı ithal eden ülke konumundan aşı ihraç eden ülke konumuna getirilecek. Su çiçeği, kuduz aşısı, hepatit B aşısı e 5'li karma aşıları, (DaBT-Hib-İPA) yerli aşılar olarak üretilecek. Sanayi İşbirliği Projeleri (SİP) ile yerli ilaç ve tıbbi cihaz sanayisi güçlendirilecek.

Yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini sağlamaya yönelik Sanayi İşbirliği Uygulamaları kapsamında, dijital radyografi, bilgisayarlı tomografi (BT), hasta başı monitörü (HBM), manyetik rezonans (MR) ve ultrasonografi (USG) cihazları Türkiye'de üretilecek."

Beyannamede "Kadın", "Aile Çocuk ve Dinamik Nüfus", "Yoksullukla Mücadele ve Sosyal Koruma", "Yaşlılar", "Engelliler" alanında hayata geçirilecek projeler aktarıldı.

Buna göre, siyasetten bürokrasiye, kültürel ve sanatsal hayattan sivil toplum faaliyetlerine kadar her alanda kadının katılımı ve rolü güçlendirilecek. Bu kapsamda kadınların konumunu daha da güçlendirmek ve uygulamaların etkinliğini artırmak için kadına ilişkin mevzuat ilgili tarafların görüşleri alınarak, gözden geçirilecek.

Zorunlu örgün eğitim kademelerinin tamamında kız çocuklarının net okullaşma oranları yüzde 100 seviyesine ulaştırılacak. Bu amaçla erken çocukluk dönemi eğitiminin geliştirilmesi başta olmak üzere, kız çocuklarının eğitime devam etmelerinin sağlanması için gerekli tedbirler alınacak.

Kadınlarda okuryazarlık oranı yüzde 100 seviyesine yükseltilecek. Kadın istihdamına yönelik getirilen istihdam teşviklerinin devamı sağlanacak. İş gücü piyasasında nitelikli kadın istihdamını artıracak biçimde, mesleki eğitim ve beceri geliştirme ile kadın girişimciliği fırsatları güçlendirilecek.

Kadın fırsat eşitliğini gözeten ve kadınlara pozitif ayrımcılık yapan işletme ve kuruluşlara yönelik sertifikasyon programı başlatılacak. Kırsal alanda kadınlara yönelik tarım ve tarım dışı istihdam alanları yaratacak mesleki beceri kazandıran eğitimlere yer verilecek ve yaygınlaştırılacak.

Koruyucu ve önleyici hizmetleri güçlendirilecek. Erken yaşta evlilikler ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için her türlü tedbir alınacak. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kadın konukevleri başta olmak üzere şiddet mağdurlarına hizmet sunan birimlerin hizmet kapasiteleri geliştirilecek. Dezavantajlı kadınları desteklemek amacıyla gelecek dönemde Aile Destek Merkezleri (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezleri (SODAM) daha da yaygınlaştırılacak.

ASDEP PERSONELİ HER YIL 2 MİLYON HANEYE ULAŞACAK

Sosyal hizmet birimleri aracılığıyla sunulan hizmetlerle aile bireylerinin ekonomik ve sosyal yaşama katılımlarının artırılması sağlanacak. Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) uygulaması güçlendirilecek. Bu kapsamda gelecek dönemde her yıl 2 milyon hane ziyareti gerçekleştirecek. ASDEP görevlisi sayısı artırılarak, her 3 bin haneden sorumlu bir ASDEP görevlisi olması sağlanacak.

ASDEP destekli Aile Bilgi Sistemi ile Türkiye'nin sosyal risk haritaları oluşturulacak. Böylelikle hem aile bütünlüğünü tehdit eden unsurların erkenden tespit edilip önlenmesine hem de ortaya çıkan risklerin azaltılmasına yönelik etkin ulusal ve yerel politikalara veri sağlanacak.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca bugüne kadar 3 bin ASDEP personelinin istihdam edildiği anımsatılan beyannamede, ayrıca gelecek dönem 4 bin personelin daha istihdam edileceği, böylelikle programın Türkiye genelinde uygulanmasının sağlanacağı bildirildi.

Beyannameye göre, Aile Eğitim Programı ile her yıl 400 bin vatandaşa, Evlilik Öncesi Eğitim Programı ile de her yıl evlilik hazırlığı içerisinde olan 100 bin gence eğitim verilecek.

Aile içi şiddet, ihmal ve istismarın önlenmesi, kötü alışkanlıkların ve bağımlılıkların azaltılmasına yönelik hizmetler geliştirilecek.

Yurt dışındaki vatandaşlar için daha aktif aile politikaları izlenecek. Türk aileleri, ziyaret edilerek, sorunları hanelerinde dinlenecek ve çözüm için girişimlerde bulunulacak.

Yurt dışında Türklerin yoğun olarak yaşadığı şehirlerde özellikle üçüncü kuşak gençlerin Türkçeyi güzel kullanabilmeleri için kurslar düzenlenecek, Türkiye ile bağları daha da güçlendirilecek.

 

Çocukları ihmal ve istismar risklerine karşı korumak için başlatılan risk haritası çalışması tamamlanacak. Çocukların gelişim dönemleri ve sorun alanlarına ilişkin eğitici, farkındalık oluşturucu ve yönlendirici bilgiler içeren çocuk ve aile rehberliği mobil uygulama ve web portalı uygulaması hayata geçirilecek.

Aile odaklı bakım hizmetlerinin, bakım sistemi içerisindeki ağırlığı artırılacak. Öncelikli olarak 0-6 yaş grubundan başlamak üzere çocukların koruyucu aile yanında bakımı yaygınlaştırılacak.

Çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla çocukluk ve ergenlik döneminde obeziteyi azaltmak için yapılan mücadeleye destek verilecek. Ayrıca çocuklar için ihtisaslaştırılmış rehabilitasyon sistemine geçilerek, suçun mağduru ya da suça sürüklenen çocukların en süratli şekilde topluma kazandırılmaları sağlanacak.

Yoksullukla etkin bir şekilde mücadele etmeye devam edilecek, günlük 4,3 doların altında bir harcama düzeyi ile yaşamak zorunda olan vatandaş kalmayacak.

Sosyal hizmetlere erişilebilirliğin daha da artırılması için Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) ülke geneline yaygınlaştırılacak. Sosyal yardım ve hizmetlerin daha etkin, verimli ve işlevsel şekilde sunumunu sağlamak amacıyla gerekli idari, hukuki ve teknik düzenlemeler yapılacak.

Şartlı Nakit Transferi Programı'ndan faydalanan ihtiyaç sahibi ailelerin orta ve yükseköğrenime devam eden başarılı çocuklarını nakdi yardımlarla desteklenerek, onların sosyal, kültürel ve bilimsel olarak gelişimlerine katkı sağlamaya yönelik programlar geliştirilecek.

Ağır kronik hastalığı nedeniyle hayatını cihaza bağımlı bir şekilde sürdüren vatandaşların elektrik giderleri ile kesintisiz güç kaynağı maliyetleri karşılanacak.

Sosyal yardımlarda mükerrerliği tamamen önlemek için bu alanda hizmet veren kamu kurumları ve yerel yönetimler ile veri tabanlarının entegrasyonu tamamlanacak.

"SOSYAL BELEDİYELERE ÖDÜL"

Sosyal belediyecilik konusunda ön plana çıkan yerel yönetimleri ödüllendirmeye yönelik sertifikasyon programları geliştirilecek.

"Şehir Dışından Gelen Yoksul Hastaların Refakatçilerinin Konaklatılması Projesi" başlatılarak tedavi maksadıyla şehir dışından gelen yoksul refakatçilere belediyelerle iş birliği içinde konaklama imkanı sağlanacak.

Sosyal yardım-istihdam bağlantısının güçlendirilmesi ve "İstihdam Dostu Sosyal Yardım Anlayışı" doğrultusunda yeni mekanizmalar oluşturulacak. Bu kapsamda sosyal yardım yararlanıcılarının İŞKUR tarafından verilen mesleki eğitim, istihdam ve Toplum Yararına Programlardan (TYP) öncelikle faydalandırılacak.

Kuruluş süreci başlatılan Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı en kısa zamanda hayata geçirilecek. Uyuşturucu ile mücadelede her yıl 100 bin kişiye farkındalık eğitimi verilecek. Sosyal Uyum Birimleri 81 ile yaygınlaştırılacak.

 

Yaşlıların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer almaları ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi amacıyla sağlıklı ve aktif bir biçimde yaşlanmaya yönelik programlar hayata geçirilecek.

Her alanda aktif yaşlanma perspektifi içinde yaşlıların ekonomik hayatta daha fazla kalmalarına yönelik "istihdam imkanları" genişletilecek. Huzurevlerine sağlanan destekler artırılacak, yaşlıları kendilerini ailelerinin yanında hissedecekleri ortamlar oluşturulacak.

Yaşlılar için yerel yönetimlerin evde bakım ve gündüzlü bakım hizmetlerini desteklemek üzere Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında sunulan destek yaygınlaştırılacak. Yaşlı bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinde "kamu-özel sektör işbirliği modeli" geliştirilecek.

"ENGELLİ GENÇ VE ÇOCUKLAR İÇİN AKTİF YAŞAM MERKEZLERİ"

Gelecek dönem engelli genç ve çocukların gün içerisinde sosyal faaliyet yapabilmelerine imkan verecek şekilde gençlik merkezlerinde ortamlar da oluşturulacak. Engelli genç ve çocukların kısa süreli gündüz ve yatılı bakımı için güvenli bir biçimde bırakılabilecekleri "Aktif Yaşam Merkezleri" kurulacak.

Korumalı iş yerleri, Türkiye'nin 81 ilinde yaygınlaştırılacak. İş ve Meslek Danışmanlığı hizmetleri kapsamında engellilerin istihdama geçişlerini kolaylaştıran ve sürdürülebilir istihdamlarını sağlayan "engelli iş koçluğu" modeli kurulacak.

Erişilebilirlik uygulamalarının artırılması amacıyla toplumsal bilgi ve bilinç düzeyini artırmaya yönelik yapılan çalışmalar hızlandırılacak, bu alandaki yayınlar ve bu eğitimlere devam edilecek. Engelli bakım ve rehabilitasyon hizmetleri için de kamu-özel sektör işbirliği modeli geliştirilecek.

EĞİTİM HEDEFLERİ

Beyannamenin "Nitelikli Eğitim ve Öğretim" başlıklı bölümünde, "ileri demokratik bir toplum hedefine ancak eğitim alanında yapılacak yatırımlarla ulaşmanın mümkün olduğuna" işaret edildi.

Türkiye'nin 2002 yılında toplam 9,3 milyar lira olan eğitim bütçesinin 14 kat artması sağlanarak 2018 itibarıyla 134,7 milyar liraya ulaştırıldığı vurgulanan beyannamede, AK Parti hükümetleri döneminde eğitime yapılan yatırımlar ve uygulamaya geçirilen politikalar sıralandı.

AK Parti'nin Seçim Beyannamesi'nde eğitimde yapılacaklara ayrı başlık açılarak, yeni dönemde eğitimin içeriği ve kalitesinin ana öncelik olacağı ifade edildi.

Eğitim-öğretimde ana hedefin, düşünme, anlama, fark etme, sorun çözme, analiz ve sentez yeteneği ve yetkinliği gelişmiş, bilgi toplumunun gerektirdiği temel bilgi ve becerilerle donanmış, hak ve adalet sorumluluğunu, milli kültür ve değerlerini özümsemiş, insanlığın ve demokrasinin evrensel değerlerini içselleştirmiş, iletişime ve paylaşıma açık, estetik ve sanat becerisi gelişmiş bireylerin yetişmesine imkan ve ortam sağlamak olacağı vurgulandı.

Bu amaçlara ulaşmada kalite konusunun öncelik verilen alanların başında geleceği ve "eğitimde kalite seferberliği" başlatılacağı belirtildi.

 

Beyannameye göre, ayrıca eğitimde kalite güvence sistemi kurularak, eğitimin her kademesi ve bütün okul türleri için yüksek standartlar belirlenecek, ülke çapında okulların tamamını kapsayan "eğitim kalite endeksi" oluşturulacak. Okullar arasındaki kalite farkı asgariye indirilecek.

Milli Eğitim Bakanlığının kurumsal örgütlenmesi, eğitim sisteminin ulusal düzeyde politika belirleme, koordinasyon ve denetiminden sorumlu olacak ve katılımcılığı artıracak şekilde geliştirilecek.

Okul türleri ve bölgeler arası başarı farklılıklarını azaltarak eğitimde fırsat eşitliğine bütün boyutlarıyla hayatiyet kazandırılacak. Öğrencileri ilgi ve beceri alanlarına göre yönlendirme, etkili öğrenmelerini sağlama, becerilerini geliştirme ve geleceğe hazırlama hususlarında gerekli rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri etkin şekilde verilecek. Öğretmenlerin nitelikleri daha da iyileştirilecek. "Öğretmenlik Meslek Kanunu" çıkarılacak.

Öğretmen yetiştiren üniversitelerle iş birliği halinde öğretmen yetkinlik ve yeterliliklerinin geliştirilmesi çalışmalarına ivme kazandırılacak. Öğretmen Akademileri koordinasyonunda başta üniversiteler olmak üzere ilgili kuruluşlarla iş birliği yapılarak, öğretmenlere ihtiyaç duydukları nitelikli hizmet içi eğitim verilecek. Profesyonel Okul Yöneticiliği uygulaması başlatılacak. Eğitim fakülteleri yeniden yapılandıracak ve müfredatı yenilenecek.

Eğitim fakülteleri ile öğretmen adayı yetiştiren diğer yükseköğretim kurumlarının ve formasyon programlarının öğrenci kontenjanları, öğretmen ihtiyacı ve projeksiyonları dikkate alınarak belirlenecek. Müfredat, çağın gerekliliklerini yansıtacak şekilde güncellenecek. Müfredat, düzenli aralıklarla gözden geçirilerek, eğitim kalitesi üzerindeki etkisi izlenecek ve nihai hedef olan "bilgiyi katma değere dönüştüren insan niteliğine" ulaşmadaki katkısı ölçülecek.

Müfredatın, eğitimin her kademesinde bilgi yüklemekten ziyade öğrenciyi hayata hazırlayan, öğrenmeyi öğreten, istidatlarını ortaya çıkaran, temel becerileri veren, özgüveni pekiştiren ve evrensel değerleri aktaran içeriğe sahip hale getirilmesi yönünde çalışmalar sürecek.

İlkokula başlamadan önce her çocuğun en az bir yıl okul öncesi eğitim alması ve öğrencilerin erken yaşta girişimcilik ve finansal okuryazarlık bilinci kazanması, bu becerilerin diğer derslere entegre edilmesi sağlanacak. Müfredatı bilgi teknolojileri destekli öğretime uygun hale getirerek, eğitsel e-içeriklerin daha da geliştirilmesi için çalışma yürütülecek.

Bütün öğrencilerin Türkçeyi nitelikli ve doğru şekilde kullanabilmeleri için imkanlar seferber edilmeye devam edecek.

Oyun tabanlı öğrenme etkin hale getirilecek. Mobil öğrenme sistemleri geliştirilecek ve sosyal medyanın öğrenme aracı olarak daha etkin biçimde kullanılması sağlanacak.

Çocukların yetkinliklerini, matematik ve bilim teknoloji yeterliliği, öğrenmeyi öğrenme, inisiyatif alma ve girişimcilik, sosyal ve kamusal yeterlilikler, kültürel farkındalık ve ifade alanlarında en üst düzeye çıkaracak tedbirler alınacak. Öğrencilerin yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek düzeyde yabancı dil öğretimine öncelik verilecek. Bu amaca yönelik olarak öğretme sistematiği ve müfredat gözden geçirilerek, dil öğrenimi çok daha etkin hale getirilecek.

 

Uzaktan eğitim yöntemleri, dezavantajlı kesimler ile eğitim çağı dışında kalanların kaliteli eğitim imkanlarına erişmesinde etkin bir araç olarak kullanılacak.

EĞİTİM YATIRIMLARI SÜRECEK

Eğitim yatırımları, kaliteyi odağına alarak devam edecek. Okul binaları yerel mimariye uygun, tarihsel ve kültürel mirası yansıtan "4E kriteri (ekonomik, estetik, emniyetli, erişilebilir) çerçevesinde yapılacak", yeterli oyun, spor ve kültürel alanlara sahip olmaları sağlanacak.

Eğitim ortamları, öğretim materyalleri ve eğitim-öğretim uygulamaları, bireysel farklılıkları dikkate alan ve öğrenciyi merkeze alan anlayışla düzenlenecek. Öğrenme ve gelişim düzeyi akranlarından geride olan öğrenciler için tedbirler alacak ve telafi edici programlar uygulanacak. Okuma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla okullar "Z kütüphanelerle" donatılmaya devam edilecek.

Fatih Projesi kapsamında öğrencilerin kodlama eğitimi de yapılabileceği tablet bilgisayarlar dağıtılarak öğrencilerin bu alanda gelişmelerinin sağlanmasına devam edilecek.

TAM GÜN EĞİTİM HEDEFİ

Tüm okullarda 2019-2020 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar ikili öğretime son verip okullarda tam gün eğitime geçilecek.

Temel eğitimden ortaöğretime geçiş sınavlarında ve üniversiteye giriş sınavlarında temel beceriler ölçülecek. Okulları sınav merkezli yarışma alanlarından çıkarıp öğrencilerin mahallinde gidebildikleri sosyal, kültürel, sanatsal, edebi ve akademik yönlerinin keşfedildiği, geliştirildiği ve değer bulduğu doğal yaşam alanları haline getirilecek.

Öğrenciler, sağlıklı yaşam kültürünü okul sıralarında öğrenecek ve bu sayede ilerleyen yaşlarda yaşayabilecekleri sağlık problemlerinden korunacak.

Sportif ve sanatsal faaliyetlerin miktarı ve çeşitliliği artırılacak. Her öğrencinin ilgi ve yeteneklerini erken yaşta keşfedip, bireysel farklılıklarına uygun şekilde kişisel gelişimlerine odaklanmaları, bu etkinliklere daha sağlıklı şekilde katılmaları sağlanacak.

Spor ve sanat gibi yetkinlik gerektirecek alanlarda, ortaöğretim kurumları bünyesinde ortaokullar açarak öğrencilerin bu dallarda nitelikli eğitim alması sağlanacak. Belirli bir spor, sanat veya meslek alanında eğitim ve öğretim yapan özel ihtisas alanlı tematik lise uygulaması yaygınlaştırılacak.

Yetenek taraması yapılarak yüksek zekalı çocuklara özel eğitim sağlayacak bilim ve sanat merkezleri kurulacak. Suriyeli tüm çocukların okullaştırılması sağlanacak.

Öğrenme süreçleri yakından izlenerek sosyal ve akademik olarak geride kalan çocuklar için erken uyarı sistemi oluşturulup çözümler üretilecek. Akademik ve sosyal yönden zayıf kalan çocuklar için özel destek ortamları ve araçları tahsis edilecek. Destekleme ve yetiştirme kurslarının sayısı artırılarak öğrencilerin herhangi bir kaynağa veya kuruma ihtiyaç duymadan okul bünyesinde eksiklerini tamamlama imkanı sağlanacak.

MESLEKİ VE TEKNİK LİSE MEZUNLARININ İSTİHDAMI ÖZENDİRİLECEK

 

Mesleki ve teknik liselere devam eden öğrencilere verilen eğitim kalitesinin artırıldığı, bu öğrenciler ile diğer liselerdeki öğrenciler arasındaki temel yetkinliklerdeki farkın kapatıldığı ve mezunlarının istihdam süreçlerinin de planlandığı politikalara öncelik verilecek. Mesleki ve teknik lise mezunlarının istihdamı özendirilecek.

Organize sanayi bölgesinde meslek lisesi kurulmasına yönelik başlatılan uygulama yaygınlaştırılacak. Mesleki ve teknik eğitim okul yönetim modeli geliştirilecek, yerel yönetimlerin ve sektör temsilcilerinin katılımı sağlanacak. Mesleki ve teknik eğitimde lise ve yüksekokul programlarının beraber uygulandığı okullar hayata geçirilecek.

Uygulamalı eğitimler yaygınlaştırılarak, okul ve iş dünyası arasındaki iş birliği güçlendirilecek. Özellikle mesleki eğitimde özel sektörün rolü güçlendirilecek, odalar ve borsalara daha fazla sorumluluk verilecek.

EĞİTİMDE ÖZEL SEKTÖRÜN PAYI ARTIRILACAK

Eğitimde özel sektörün payı fırsat eşitliği ilkesi çerçevesinde teşvik edilerek artırılacak. Özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için yürütülen politikalar güçlendirilerek uygulamaya devam edilecek.

Engelli bireylerin okul ve kurumlara erişimini sağlayacak şekilde gerekli mekansal düzenlemeler önemli oranda tamamlanacak. Eğitime erişimde sorun yaşayabilecek bütün öğrencilere yönelik gerekli tedbirler alınacak, taşımalı eğitim hizmeti verilmeye devam edilecek.

Şehit ve gazilerin emaneti çocukların eğitim hizmetlerinden pozitif ayrımla yararlanmalarına imkan sağlayan politikalar uygulanması sürdürülecek.

İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine verilen burs tutarı ve yararlanan öğrenci sayısı artırılacak. İlkokuldan üniversiteye öğrencilerin yurt sorununu tamamen çözülecek.

"YÜKSEKÖĞRETİM ÇERÇEVE YASASI HAZIRLANACAK"

"Türkiye, yükseköğretimde çok önemli bir marka olacaktır." ifadesinin yer aldığı AK Parti'nin seçim beyannamesine göre, mevcut üniversitelere ilave olarak bundan sonra kurulacak yeni üniversite ve fakülteler için öğrenci ve öğretim elemanı sayısı ile kurulmuş bulunan fakültelerin doluluk oranları gibi objektif kuralları baz alan bir mekanizma geliştirilecek.

Üniversitelerin kapasiteleri, gelişim, yetkinlik düzeyleri ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alarak güçlendirilecek ve ihtisaslaşmaları desteklenmeye devam edilecek. Üniversite yönetiminin özerklik ve hesap verebilirlik temelinde yeniden örgütlenmesini sağlayan reformcu anlayışla yeni "Yükseköğretim Çerçeve Yasası" hazırlanacak.

Üniversiteler, öğretim üyesi yetiştirme ve araştırma altyapıları dikkate alınarak kategorilere ayrılacak. Kategoriler, özerklik düzeyleri bakımından farklılaşacak ve bu düzeylerin üniversitelerin ihtisaslaşmasına ve kamu kaynağının transferine esas teşkil etmesi sağlanacak.

Özel üniversitelerin kurulmasına ve yurt dışındaki üniversitelerin Türkiye'de, Türkiye'deki üniversitelerin de yurt dışında faaliyet göstermelerine imkan verilecek. Üniversitelerin, uluslararası öğrenci ve öğretim üyeleri nezdinde cazibesini artırması sağlanarak uluslararası rekabet gücü yükseltilecek.

 

Yükseköğretim kurumlarının dünyanın farklı coğrafyalarında yer alan gelişmiş üniversitelerle iş birliği yapmaları desteklenecek.

Sayıları sürekli artan üniversitelerin öğretim elemanı ihtiyacını karşılamak için Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK'ın verdiği lisansüstü eğitim burslarının sayıları artırılacak, YÖK bünyesinde tema odaklı yeni lisansüstü burs programları oluşturulacak.

İş gücü talebi ile iş gücü arzı arasındaki uyum artırılacak.

Meslek yüksekokulları mezunlarının diplomalarında yer alan program adları ile meslek tanımlamalarındaki farklılıklar giderilmek suretiyle bu öğrencilerin kamu ve özel sektörde iş bulmaları kolaylaştırılacak.

DİYANET AKADEMİSİ KURULACAK

Din hizmeti sunan müftü, vaiz, imam hatip, Kur'an kursu öğreticisi ve müezzin kayyımların daha iyi yetişmesini sağlamak maksadıyla meslek öncesi ve hizmet içi eğitimlerini vermek üzere Diyanet Akademisi kurulacak.

Vatandaşların yoğun olarak yaşadığı ülkelerde Türkiye Maarif Vakfı ile iş birliği içinde eğitim kurumları açılacak ve yurt dışındaki çocukların eğitimlerini aksatmadan devam ettirmeleri sağlanacak.

GİRİŞİMCİ GENÇLERE DESTEK

Beyannamenin "Çalışma Hayatı" başlığının yer aldığı bölümde, gelecek dönemde iş hayatında esnekliği esas alan, çalışma barışını ve sosyal diyalog mekanizmalarını güçlendiren, çalışanların karar alma mekanizmalarına katılımını artıran bir yaklaşım içinde olunacağı ifade edildi.

İş güvenliği uygulamalarının önemli önceliklerden biri olmaya devam edeceğinin vurgulandığı beyannamede, şunlara yer verildi:

"Sektörel uzmanlık uygulamasına geçilerek nitelikli iş sağlığı güvenliği hizmeti üreteceğiz. Bu amaçla, sektörel ve bölgesel risk analizleri yaparak, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesini sağlayacağız. Ölümle veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası olmayan, 10’dan fazla çalışanı bulunan çok tehlikeli iş yerlerine teşvik uygulamamızı hayata geçiriyoruz. Kuracağımız Sanal Gerçeklik Merkezi ile iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik çalışmaların etkinliğini arttıracağız. Tüm paydaşlarımızla iş sağlığı ve güvenliği konusunda iş birliklerimizi geliştirmeyi ve toplumun tüm kesimlerinde güvenlik kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyoruz."

Yurt dışındaki vatandaşların müşavirlik ve ataşeliklerdeki bekleme süresinin azaltılacağı aktarılan beyannamede, şu vaadlerde bulunuldu:

"Elektronik ortamda kayıt altına alınan belgelere vatandaşlarımızın kolayca ulaşmasını sağlayacağız ve yurt dışı borçlanma işlemlerini e-devlet üzerinden yapmalarını sağlayarak işlem süresini kısaltacağız. İşyerinde Psikolojik Tacizle Mücadele Eylem Planı (2018-2020) kapsamında psikolojik taciz veri tabanı oluşturma ve farkındalık artırma faaliyetleri yürüteceğiz. Nitelikli iş gücünü yurdumuza çekmek adına aktif politikalar izlemeye devam edeceğiz. Yurt içi ve yurt dışındaki uluslararası iş gücü ve yurtdışındaki Türk işgücü için izleme ve değerlendirme sistemi kuracağız."

Turkuaz Kart uygulamasının sürdürüleceği bildirilen beyannamede, şunlara değinildi:

"İhtiyaç duyulan ülkelerde, ülkemize yönelik beyin göçünü sağlamak ve yüksek nitelikli iş gücünü çekmek amacıyla yurt dışı tanıtım ofisleri kuracağız. Ülkemizin uluslararası iş gücü politikaları kapsamında ikili iş gücü anlaşmalarını artıracak ve nitelikli iş gücünün ülkemize çekilmesini sağlayacağız."

Beyannamede, çocuk işçiliğine karşı yürütülen mücadelenin güçlü bir şekilde süreceği vurgulanarak, "Bu alandaki çalışmalarına hız kazandırmak adına 81 ilde Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Birimleri oluşturacağız. Mevsimlik tarım işçilerimizin ve ailelerin yaşam ve çalışma şartlarını iyileştirme ile çocuk işçiliğini önlemeye yönelik projeleri ülke genelinde hayata geçireceğiz." ifadeleri kullanıldı.

Aktif iş gücü programlarının çeşitlendirilmesine, kurs/programların yeniden tasarlanmasına yönelik etki değerlendirme çalışmaları yapılacağına yer verilen beyannamede, şunlar sıralandı:

"Gençlerimiz ve kadınlarımızın niteliklerini geliştirecek yeni eğitim programları uygulayacak ve kariyer danışmanlığı hizmetlerimizi yaygınlaştıracağız. Gençlerin katılacağı siber güvenlik, bulut bilişim, oyun geliştirme uzmanı ve kodlama gibi geleceğin mesleklerine yönelik iş başı eğitim programları düzenleyeceğiz. 'Kupon Yöntemiyle' nitelikli iş gücü gerektiren bilişim sektöründeki mesleklerde gençlerin akredite edilmiş mesleki eğitim sağlayıcılarından kendilerine uygun zaman ve şartlarında esnek bir şekilde eğitim almalarını sağlayacağız."

Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Protokolü (MEGİP) ile kamu-özel sektör iş birliğinin artırılacağı belirtilen beyannamede, "Vatandaşlarımızın beceri, demografik durum, sosyal statü gibi özellikleri doğrultusunda profil temelli nitelikli danışmanlık almaları kapsamında, 5 yıllık dönemde 20 milyon bireysel görüşme gerçekleştireceğiz. Üniversite öğrencilerimizin daha etkin bir şekilde iş gücü piyasasında yer almaları ve doğru kariyer planlaması yapmaları için 'İŞKUR Üniversite İrtibat Noktalarını' tüm üniversitelerde yaygınlaştıracağız." değerlendirmesinde bulunuldu.

"SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PRİMİ BORÇLARINI TERKİN EDİYORUZ"

Beyannamenin, "Sosyal güvenlik" başlığının yer aldığı bölümde, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde güncellenerek güçlendirileceği anlatılarak, "Emeklilik hizmetlerini etkinleştiriyoruz. Ülkemizin ekonomik gelişmesi doğrultusunda emeklilerimizin refah düzeylerini desteklemeye devam edeceğiz. Bu kapsamda yılda iki kez ramazan ve kurban bayramlarında biner lira emekli ikramiyesi veriyoruz. Emekli olduktan sonra ticari faaliyette bulunan emeklilerimizin Sosyal Güvenlik Destek Primi borçlarını terkin ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Beyannamede, tasarruf oranlarının artırılmasını ve emeklilik döneminde ikinci bir gelir elde edilmesini sağlamaya yönelik tamamlayıcı emeklilik programlarının destekleneceği vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

"Bürokrasiyi azaltıp, bilgi teknolojisi sistemlerini ve uygulamalarını geliştirerek vatandaşlarımızın hizmete daha kolay erişimini sağlayacağız. Sosyal Güvenlik Kurumunun e-devlet kapsamında sunduğu uygulamaların sayılarını artıracağız. SGK bütünleşik mali yönetim sisteminin hayata geçirilmesiyle sigorta, emeklilik ve sağlık uygulamalarının daha etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacağız. Sağlık alanındaki tüm gelişmeleri takip ederek bilimsel verilerin ışığında geri ödeme listelerini ve sağlık uygulama tebliğini güncellemeye devam edeceğiz. Hasta ve işlem takibi, görüntü ve tetkik paylaşımı dahil elektronik ortamda yapılacaktır. Sosyal güvenlik bilincini artıracak faaliyetlere öncelik vererek kayıtlı istihdamı desteklemeye devam edeceğiz."

"18-29 yaş aralığındaki girişimci gençlerimizin ilk defa Bağ-Kur kapsamına girmesi halinde 1 yıl süreyle Bağ-Kur primlerini karşılayacağız" vaadinin yer aldığı beyannamede, Bağ-Kur'lu sigortalılara sosyal güvenlik primlerini ödeme kolaylığı ve geçmiş hizmetlerini dondurarak sağlıktan faydalanma imkanı sağlayacağı bildirildi.

Sosyal güvenlik ve prim ödeme bilincinin artırılacağının ve farkındalık oluşturulacağının belirtildiği beyannamede, şunlar aktarıldı:

"Cari dönem prim tahakkukunu ve tahsilatını artıracağız. İşveren, esnaf ve sigortalılarımızın prim borçları için ödeme kolaylığı sağlamaktayız. Hiçbir kapsamda sigortası olmadığı için genel sağlık sigortası kapsamına alınan vatandaşlarımızın Nisan 2018 ve öncesi döneme ilişkin prim borç ödemelerini kolaylaştırmaktayız. Uyumlu prim borçluları hakkında prim ödeme kolaylığı sağlamaktayız. Yeni sağlık programları oluşturarak yerli ilaç ve tıbbi cihaz sanayi ile iş birliği modelleri oluşturacağız. 'Yerli Plazmadan Plazma Ürünleri Üretimi Projesi'ni gerçekleştirerek plazma ürünlerinde; yüksek katma değerli ürün üretebilen, yurtiçi ihtiyacın büyük bir kısmını karşılayabilen ve küresel pazarlara ürün ve hizmet sunabilen bir üretim yapısına geçeceğiz. Sağlık hizmetlerinin finansmanında geri ödeme modellerini gözden geçireceğiz. Sağlık hizmetlerinin doğru kullanılması konusunda toplumu bilinçlendirecek ve farkındalık oluşturacağız."

CEMEVLERİNE HUKUKİ STATÜ

Beyannamede, "Güçlü Demokrasi" ana başlığı altında "Haklar ve Özgürlükler", "Din ve Devlet İlişkisi", "Katılımcılık ve Sivil Toplum", "Şeffaflık", "Güven Veren Adalet", "Güven İçinde Yaşama" alt başlıkları kullanıldı.

"Haklar ve Özgürlükler" başlığı altında, haklar ve özgürlükler konusunda temel amacın, yaşı, cinsiyeti, sosyo-ekonomik şartları, etnik kimliği, mezhebi ve inancı ne olursa olsun herkesi bağrına basan, onları eşit vatandaşlık ile evrensel ilke ve değerler temelinde demokratik bir ortak yaşam bilincine ulaştıran bir anlayışı daha güçlü bir şekilde hayata geçirmek olduğu belirtildi.

Beyannamede hak ve özgürlükler alanında AK Parti tarafından neler yapılacağına ilişkin şu bilgiler yer aldı:

"Haklar ve hürriyetler alanında geçmişte sağladığımız kazanımları kararlılıkla koruyacağız. Zihniyet dönüşümü ve etkin bir uygulamayla, farklılıklarımızı çatışma konusu değil zenginlik olarak gören anlayışımızı hayatın her alanında hakim kılacağız. Kapsayıcı ve evrensel değerlere dayalı bir vatandaşlık anlayışı içerisinde, birliğimizi ve bütünlüğümüzü pekiştirmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin temel değerlerinin yoğrulduğu tarihi yolculuktaki birlikteliğimizi ve eşit vatandaşlık anlayışını benimsiyoruz. Bu anlayışla, devletin, bütün toplumsal kesimlerle hakkaniyet ölçüsünde, eşitlik temelinde ve demokratik bir ilişki geliştirmesini sağlayacak; toplumsal zenginliğimizin tüm unsurlarını çoğulcu bir yaklaşımla kucaklamaya devam edeceğiz."

 

Topluma kimlik ve yaşam tarzı dayatılmasının karşısında olmaya devam edileceğinin altı çizilen beyannamede, vatandaşların özgür fertler olarak güven içinde yaşadığı, geleceğe umutla baktığı, birinci sınıf olarak kabul edildiği ve muamele gördüğü bir ortamı tesis edilmesinin sürdürüleceği kaydedildi.

Beyannamede, "Cemevleri, eğitim sisteminde sağlıklı bilgilendirme, üniversitelerde araştırma ve uygulama merkezleri oluşturma gibi çeşitli konularda Alevi kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli adımları atacağız. Bu noktada, geleneksel irfan merkezleri ve cemevlerine hukuki statü tanıyacağız." ifadeleri kullanıldı.

Başta istihdam, iskan ve eğitim sorunları olmak üzere Roman vatandaşların sorunlarının çözümüne hız vererek her türlü ayrımcılık zeminini ortadan kaldırılacağı vurgulanan beyannamede, "Devletin siyasi, idari, yargısal ve ekonomik düzeninin temel hakları merkeze alacak şekilde düzenlenmesini sağlayacağız." bilgisi paylaşıldı.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunu daha etkin çalışır hale getirileceği belirtilen beyannamede, 3Y olarak da isimlendirilen yasaklar, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadeleye devam edileceği vurgulandı.

"OHAL, HUZUR TAM TESİS EDİLENE KADAR SÜRECEK"

OHAL'in 20 Temmuz 2016’da TBMM'de iç tüzüğe, anayasanın amir hükmüne uygun bir şekilde ilan edilmesinin ana muhalefeti rahatsız ettiği hatırlatılan beyannamede, "15 Temmuz gibi yarım asırlık dış destekli sinsi bir projenin sonucunda gerçekleştirilen hain darbe girişimi karşısında başlatmak zorunda kaldığımız OHAL uygulamasını vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerine zarar gelmeden milli güvenliğimizin ve vatandaşlarımızın huzuru tam olarak tesis edilene dek sürdüreceğiz. Bu güvenli ortam kurumlar içerisindeki çetelerin temizliğine hız verdiği gibi vatandaşlarımızın huzur ve özgürlüklerini güvenli bir ortamda yaşamalarını garanti altına almaktadır." ifadeleri kullanıldı.

"Din ve Devlet İlişkisi" başlığı altında, AK Parti tarafından laikliğin, dini özgürlüklerin ve farklı hayat tarzlarının, hukuk devletinin teminatı altına alınması ve devletin bütün inanç gruplarına eşit mesafede durması olarak kabul edildiği vurgulandı.

Beyannamede, yeni dönemde de AK Parti'nin tüm inanç kesimlerinin hiçbir ayrımcılığa maruz kalmaksızın özgür bir şekilde inançlarının ve kimliklerinin gereğini yaşamalarının teminatı olmaya devam edeceği kaydedildi.

"Katılımcılık ve Sivil Toplum" başlığı altında katılımcılığın her düzeyde daha kurumsal bir boyutta ele alınması, sivil toplum alanın sağlıklı işleyebilmesi için devletin düzenleyici rolünün güçlendirilmesi ve bu alanın daha aktif, daha şeffaf ve toplumsal anlamda daha hesap verilebilir kılınmasının hedeflendiği vurgulandı.

Daha katılımcı bir toplumsal yapının tesisi için çerçeve bir mevzuat hazırlanacağı belirtilen beyannamede, "Bütüncül ve demokratik bir yaklaşımla, sivil toplum kurumlarının hukuki statüleri, kurumsal yapıları, faaliyetleri, kamu kurumları ile ilişkileri, mali kaynakları gibi alanları düzenleyeceğiz. Yapılan düzenlemeler sivil alanı daraltıcı nitelikte olmayacak, sivil toplum kuruluşlarımızın daha şeffaf bir şekilde amaçlarını gerçekleştirmelerine imkan sağlayacaktır." ifadelerine yer verildi.

Beyannamede, şunlar kaydedildi:

"Çağdaş dünya ile bütünleşmiş güçlü bir sivil toplum oluşumuna katkıda bulunmak ve sivil topluma daha etkin hizmet sunmak amacıyla, kamudaki mevcut kurumsal yapılar güçlendirilecek, personel kapasitesi nitelik ve nicelik olarak artırılacaktır.

STK’ların ve kamunun karşılıklı rollerinin daha iyi anlaşılması için eğitim seminerleri ile STK’ların uluslararası değişim programları gerçekleştirmesini sağlayacağız.

Bürokrasiyi azaltacağız. Derneklerin tüm iş derneklerin tüm iş ve işlemlerini elektronik ortamda yapabilmelerine olanak sağlayacağız. Şeffaf ve hesap verebilir kurumsal bir yapı oluşturmak üzere STK’lara yönelik kapasite geliştirici faaliyetlere ağırlık vereceğiz. Derneklere yönelik 2023 vizyonu doğrultusunda sivil toplumun geliştirilmesi amacıyla mali destek programlarını genişleterek, etkin bir şekilde uygulanmasına devam edeceğiz. Özel politika gerektiren gruplara ait derneklerin gelişme imkanlarını artıracağız. Güvenlik korucuları ile şehit ve gazi yakınları derneklerinin kapasitelerinin geliştirilmesi; engelliler, ailenin korunması, kadına ve çocuğa şiddet, gençler ve toplumun özel ilgiye muhtaç kesimlerine yönelik faaliyet gösteren STK'ların projelerinin desteklenmesi yönündeki çalışmalara ağırlık vereceğiz."

QHA