KİEV (QHA) -

Ukrayna Bağımsız Siyasi Araştırmalar Merkezi uzmanı Yuliya Tişçenko, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kırım Tatar Milli Meclisi ile ilgili kararının yerine getirilmemesinin, Rusya Federasyonu'na yönelik uygulanan yaptırımların sertleştirilmesine neden olabileceği fikrini paylaştı.

Konuyla ilgili QHA’ya açıklamaya yapan Yuliya Tişçenko, “Bugün Kırım Tatar Milli Meclisi yasağı, Ukrayna’nın Lahey Mahkemesi’nde Rusya’ya karşı verdiği dilekçenin esas konularından biri. Bu, gelecekte çeşitli uluslararası alanlarda ve uluslararası kuruluşların retoriğinde Rusya’ya karşı yaptırımların sertleştirilmesinin faktörü olarak kullanılabilir” diye kaydetti.
 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 10 Aralık 2015 tarihinde Rusya Anayasa Mahkemesi’ne Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil uluslararası mahkemelerin Rusya yasalarına aykırı olan kararları yerine getiremez olarak tanıma hakkı veren yasayı imzaladığından dolayı durumun benzer şekilde gelişme ihtimalinin olduğunu ifade eden Yuliya Tişçenko, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ülkeleri saldırgana karşı yaptırımları sertleştirmeye zorlayamaz. Rusya’da, uluslararası mahkemelerin kararlarının ülke içi yasalardan üstün olmayacağı ile ilgili yasa kabul edildi. Bunun dışında Rusya Anayasa Mahkemesi, AİHM’nin ilgili kararını analize edip kararının anayasaya ne kadar uygun olduğunu ve onun yerine getirilip getirilmemesi gerektiğini söyleyebilir… Kırım Tatar Milli Meclisi ile ilgili davada bunu henüz söylemek erken, ama bulunduğumuz şartlarda Rusya’nın AİHM’nin kararını yerine getireceğini hayal etmem zor. Rusya’nın açtığı davalarda, aktivistlerin tutuklanmasında hiç taviz vermediğini görüyoruz. Görsel açıdan bile durum değişmiyor” şeklinde devam etti.

Bilindiği gibi, Kırım Tatar Milli Meclisi, 29 Mart günü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Rusya Federasyonu’nun Meclisin faaliyetlerini yasaklaması ve aşırı örgüt kabul etmesi ile ilgili şikayette bulundu.
 
Meclis şikayetinde, aşırı örgütler listesine dahil edilmesinin Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesi’nin 11. maddesini (toplanma ve örgütlenme özgürlüğü) ihlal ettiğini belirtiyor. Bunun yanı sıra şikayette teşkilatın yasaklandığı, üyelerin ise siyasi tutumu nedeniyle takibata uğradığı ve bunun 18. maddenin (hakların kısıtlanmasının sınırları) ihlali olduğu kaydedildi.
 
Şikayette, Sözleşmenin beş maddesinin ihlal edildiğine işaret edildi.
 
Bunun yanı sıra 18 Kırım Tatarının kaçırıldığına işaret edilirken, kaçırılma olaylarının hala incelenmediği, birkaç aktiviste ait üzerlerinde darp ve işkence izi olan cesetlerin bulunduğu kaydedilirken, işgalci yönetim tarafından Kırım Tatarlarının evlerine, cami ve din okullarına yasadışı baskınlar düzenlendiği vurgulandı.

 

QHA