ANKARA (QHA) 5 TEMMUZ 2018 -

26 Haziran’da ABD’nin müttefiklerine seslenerek “İran’dan petrol ithalatını kesin” talimatı üzerine büyüyen ABD-İran krizi daha da büyük boyutlara ulaştı. ABD, İran’ı askeri güç kullanmakla tehdit etti.

26 HAZİRAN SALI GÜNÜ BAŞLAYAN PETROL KRİZİ HALA DEVAM EDİYOR

ABD Devlet Bakanlığı’ndan kıdemli bir yetkilinin yaptığı açıklamaya göre, İran’ın nükleer silahsızlanma anlaşmasından geri çekilmesi sonrası Trump hükümetinin İran’a daha fazla baskı uygulama isteği dahilinde ABD diğer Batılı ülkelerin Kasım ayı itibarıyla İran’dan petrol ithalatının sonlandırmasını istedi.

Washington Post'ta yer alan habere göre ABD ham petrol fiyatı Mayıs’tan beri diğer ülkelerin ithalatı tamamen keseceği haberlerinden sonra “ciddi” bir indirim yapılması yerine galon başı 70 doları geçti. Açıklamada bulunan resmi yetkiliye göre Trump hükümeti müttefik ülkelerin petrol ithal etmesine izin veren açıklamalarda bulunmayacak.

Gazete, söz konusu yetkilinin ismini açıklayamayacaklarını ve kendisinin sadece ismi gizli kalmak koşuluyla gazetecilere konuştuğunu paylaştı.

RUHANİ’DEN AMERİKA’YA GÖZDAĞI

Ruhani, salı günü cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinden yayınladığı açıklamada, "Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiklerine, İran'ın ham petrolünü satın almayı durdurması için baskı yapmaya çalışması halinde bölgesel petrol ihracatının tehdit edileceğini" söyledi.

Geçmişte İranlı yetkililer, İran'a karşı yapılan herhangi bir ABD saldırısı için misilleme olarak, büyük bir petrol taşıma yolu olan Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ettiler.

Ruhani, pazartesi günü geç saatlerde İsviçre'ye yaptığı bir ziyarette, "Amerikalılar, İran'ın petrol ihracatını tamamen durdurmak istediklerini iddia ettiler. Bu ifadenin anlamını anlamıyorlar, çünkü İran petrolünün ihraç edilmemesi için bir sebep yokken, bölgenin petrolü ihraç ediliyor" açıklamasında bulundu.

ABD’DEN İRAN’A TEHDİT: ASKERİ GÜÇ KULLANIRIZ

ABD, İran'ın petrol ihracatına ambargo uygulanması halinde Hürmüz Boğazı'nı kapatacağı tehdidine karşı bölgede petrol ticaretini korumak için askeri güç kullanmaya hazır olduğu mesajını verdi.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Sözcüsü Bill Urban, İran Devrim Muhafızları Komutanı İsmail Kevseri'nin İran'ın petrol ticaretinin engellenmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağı yönündeki sözleriyle ilgili olarak petrol tankerlerinin uluslararası sulardaki seyrinin engellenmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu kaydetti.

Urban kuvvetleri ve bölgedeki müttefikleri, uluslararası hukukun serbest ticarete izin verdiği her yerde seyrüsefer özgürlüğü için, "ABD deniz özgürlüğünü savunmaya hazırdır." ifadelerini kullandı.

Kevseri, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin önceki gün yaptığı değerlendirmeye destek olarak dün yaptığı açıklamada "İran petrolünün ihracatı engellenirse Hürmüz Boğazı'ndan dünyanın diğer noktalarına petrol geçişine izin vermeyeceğiz. Dünya petrolünün yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçmektedir. Dünyanın bu petrole ihtiyacı var. ABD'nin düşmanca her tavrı onlara pahalıya mal olacaktır." demişti.

Ruhani de önceki günkü açıklamasında, ABD'nin İran petrolüne dünya genelinde yaptırım uygulama hazırlıklarına tepki göstererek, "ABD yönetimi 'İran'a bir damla petrol ihracat ettirmeyeceğiz.' demiş. Bu tüm bölge petrolünün ihraç edilemeyeceği anlamına gelmektedir. İran petrolü ihraç edilemezken bölge petrolünün ihraç edilmesi mümkün olabilir mi?" değerlendirmesinde bulunmuştu. Ruhani'nin sözleri, Basra Körfezi'nin petrol ticaretine kapatılacağına dair üstü kapalı tehdit olarak algılanmıştı.

Ruhani'nin ardından İran Devrim Muhafızlarının Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani de İran'ın petrol satışlarının ABD tarafından yasaklanması halinde bölgedeki petrol ticaretini engelleyeceklerini ifade etmişti. Süleymani, Ruhani'ye yazdığı, resmi haber ajansı IRNA'da yayımlanan mektupta, "Zamanında ve bilgece yaptığınız bu yorumlar nedeniyle ellerinizden öpüyorum. İslam Cumhuriyeti'nin iyiliğine hizmet edecek her politikayı uygulamak üzere hizmete hazırım." ifadelerini kullanmıştı.

BİLKENT ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROF. DR. NECDET PAMİR DURUMU ANALİZ ETTİ

Pamir yazısında İran’dan ham petrol alan Türk şirketlerini zor günler beklediğini belirtirken Pamir ABD yaptırımı sonucu dünyada petrol fiyatlarının artmasını beklediklerini söyledi.

"Türkiye, enerji tüketiminin yaklaşık % 31'ini petrol ile karşılarken, bu kaynağın % 94'ünü ithal ediyor. Petrol, doğal gaz ve kömürde, çok yüksek oranlarda dışa bağımlı olan ülkemizin cari açığının en önemli nedenlerinin başında, enerjideki dışa bağımlılığı geliyor. Oysa Türkiye, özellikle yenilenebilir kaynakları bakımından son derece yüksek potansiyele sahip bir ülke. Somut bir rakam vermek gerekirse, başta güneş, rüzgar, jeotermal, hidrolik ve biyoyakıt olmak üzere, yerli kaynaklarımız devreye alınabilse, geçen yıl tükettiğimiz 290 milyar kilovat-saat elektriğin 2 katından fazlasını kullanabiliriz."

"Türkiye, 2017 yılında yaklaşık 25.77 milyon ton ham petrol, 16,88 milyon ton da çeşitli petrol ürünleri ithal etti. İran'dan sadece ham petrol aldık. İthal edilen ham petrolün ise yaklaşık % 27'sini (11.49 milyon ton) İran'dan temin ettik. Bu çok ciddi bir oran ve miktar…"

AMBARGONUN KISA TARİHİ

Bilindiği gibi ABD, çok uzun yıllardır (1974'den beri) İran'a bazı Başkanlık kararları da dahil çeşitli ambargolar uyguluyor. 2015'den bu yana da İran ile petrol başta olmak üzere, ciddi boyutta ticaret yapan Çin, Fransa, Rusya, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, bu ambargoların kaldırılması ve kendilerini etkilememesi için ABD nezdinde girişimler yapıyorlar. Bu kapsamda, Joint Comprehensive Plan of Action (JCPOA) imzalandı. Ancak ABD bu plandan Trump döneminde çekildi. Bu, mevcut yönetimin ambargoları çok daha katı olarak uygulama ve İran'dan petrol alacak ülkeleri karşısına alma noktasındaki (haklı ya da haksız) kararlılığını gösteriyor. ABD yaptırımlarının önemli bölümü, BM Güvenlik Konseyi ve Avrupa Konseyi tarafından da destekleniyor. Yabancı bankaların (Türk bankaları dahil) ABD Patriot (Yurtsever) Yasası'na uyma zorunluluğu var. Buna uymayan bankalar, ABD finans sistemi dışına atılıyorlar. Halk Bankası yöneticileri de bu çerçevede yargılanıyorlar.

İRAN’DAN HAM PETROL ALAN ŞİRKETLERİ ETKİLEYECEK

"İran'dan petrol ithalatının yasaklanması kararı, İran'dan petrol alan firmaları özellikle etkileyecektir. Karara uymayan firmalar, ABD finansal yaptırımları ile karşı karşıya gelebilecektir. ABD'nin Office of Foreign Assets Control (OFAC) adlı kuruluşunun, herhangi bir firmayı yaptırım listesine alması, söz konusu firmanın hiçbir banka ile çalışamaması ve en ufak miktarda bir transfer bile yapamaması sonucunu doğuracaktır."

MUHATAP IRAK MERKEZİ HÜKÜMETİ

"Yaptırım listesine alınan bazı bankaların çok kısa sürede iflas ettiği de bilinmektedir. Dolayısı ile ABD ile karşı karşıya gelinmesi halinde, Obama dönemindekinden çok daha sert ekonomik ve siyasi yaptırımlar gündeme gelebilecektir. AKP yönetiminin, ABD baskısına direnip direnemeyeceğini zaman gösterecektir. Eğer direnemezse, yeni petrol ithalat kaynağı bulunmak zorundadır. İran petrolünün ikame edilebileceği ülkelere yönelinecektir. Birkaç yıl önce petrol ithalatımızın çok önemli bölümü Irak'ın kuzeyinden yapılıyordu. Bu defa Irak merkezi hükümeti muhatap alınmak zorundadır."

ESKİDEN ZARRAB VE ZENCANİ YÖNTEMİ VARDI

"Zarrab ve Zencani gibi isimler üzerinden yapılan altın ticareti ya da trampa gibi yöntemlerin, bu defa 'başarılı' olması zor görünmektedir. Herhangi bir Türk firmasının İran'dan petrol aldığı saptanırsa, yaptırımlar gündeme gelecektir.

Nereden bakarsak bakalım, zaten bir süredir artmakta olan petrol fiyatları, ABD yönetiminin bu saldırgan politikaları sonucunda daha da yükselecektir. Bu durum da kaçınılmaz olarak ülkemizin ithalat faturasını ve cari açığını olumsuz etkileyecektir."

QHA