ANKARA (QHA) -

Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre görüşmede, Türkiye ve ABD arasındaki ikili konuları ele alan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump, Suriye krizi ve bölgesel konular hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Açıklamada şunlar kaydedildi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Soçi zirvesi hakkında ABD Başkanı Trump ile bilgi paylaştığı görüşmede, terörle mücadele üzerinde de durulmuştur. Türkiye ve ABD ilişkilerinin güçlendirilmesinin önemine değinen iki lider, DEAŞ, PKK, FETÖ ve benzeri örgütler dahil, tüm terör örgütlerine karşı birlikte mücadele etme konusunda mutabık kalmışlardır."

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Trump'ın görüşmede, bundan sonra YPG'ye silah verilmeyeceğini söylediğini bildirdi. Çavuşoğlu düzenlediği basın toplantısında, "Bizim ABD ile ilişkilerimizi olumsuz anlamda en çok etkileyen konulardan birisi ise, FETÖ ve diğer konuların yanında, ABD’nin YPG’ye vermiş olduğu silahlardır. En son bazı zırhlı araçların da verildiğini gördük. Sayın Cumhurbaşkanımız bu rahatsızlığını bir kez daha Sayın Trump’a iletmiştir. Sayın Trump da net bir şekilde talimat verdiğini ve bundan sonra YPG’ye silah verilmeyeceğini, esasen bu saçmalığa daha önceden son verilmesi gerektiğini net bir şekilde söylemiştir. Konuşmanın ileriki aşamalarında bir kere daha, kapatmadan önce bu sözünü teyit etmiştir. Net bir şekilde generallere ve Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster’e talimat verdiğini ve bundan sonra herhangi bir silahın verilmeyeceğini Trump Sayın Cumhurbaşkanımıza net ifadelerle söylemiştir. Elbette biz bu ifadelerinden memnuniyet duyduk. Bunu uygulamada da tabi ki görmek istiyoruz” diye kaydetti.

Beyaz Saray'ın açıklaması ise görüşmeden neredeyse sekiz saat sonra geldi. Yazılı açıklamada, "Başkan Trump bugün, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile konuştu. Başkan Trump özellikle terörün her türlüsüyle mücadelede ve bölgesel istikrarın sağlanmasında ABD ile Türkiye'nin stratejik ortaklığını teyit etti. Suriye konusunda iki lider BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararının uygulanmasının ve ülkedeki iç savaşın barışçı çekilde çözülmesi için BM liderliğindeki Cenevre sürecinin önemini görüştü. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, insani krizin bitirilmesi, yerlerinden edilmiş Suriyeliler'in evlerine dönmesi, habis müdahalelerden ve terör yuvalarından arınmış birleşik bir Suriye'de istikrarın sağlanması ihtiyacının da altını çizdi. Önceki politikalarımızla tutarlı olarak, Başkan Trump ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Rakka savaşı artık tamamlandığı ve IŞİD'in bir daha dönmemesi için istikrar sürecine girdiğimiz için, Suriye'de sahadaki ortaklarımıza sağlanan askeri destekte beklemedeki düzeltmelerle ilgili bilgilendirdi." denildi.

 

Açıklamada, Trump'ın bundan sonra YPG'ye silah verilmeyeceği yönünde herhangi bir sözü yer almadı.

Haber ajansı Associated Press, Beyaz Saray açıklamasının öncesinde, Türkiye'den gelen açıklamaların Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nı hazırlıksız yakalamış göründüğü yorumunu yapmıştı.

AP haber ajansı ise, ABD'nin Suriyeli Kürtleri silahlandırma konusundaki politikasında yapılacak değişikliklerden normalde haberi olması gereken bu iki kurumdan yetkililerin, herhangi bir değişiklikten haberlerinin olmadığını söylediklerini aktarmıştı.

 

Trump, görüşme yapacağını Twitter üzerinden haber vermişti. Başkan Trump Twitter mesajında, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bu sabah Ortadoğu’da miras aldığım karmaşaya çözüm getirme konusunu konuşacağım. Herşeyi düzelteceğim. Ne büyük bir hata, onca insanın hayatına ve büyük paraya (6 trilyon dolar) mal olmamalıydı” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görüşme sonrası Twitter üzerinden, Başkan Trump'la verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bilindiği üzere Trump-Erdoğan görüşmesi Türk-Amerikan ilişkilerinde oldukça kritik bir zamana denk geliyor. Görüşme, Soçi’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Rusya ve İran liderlerinin üçlü Suriye zirvesinden hemen sonra ve Cenevre’deki Suriye görüşmelerinin de hemen öncesinde yapılıyor.

Ayrıca, Türk-Amerikan ilişkilerinde PYD ve Fethullah Gülen kaynaklı gerilimlerin giderek arttığı bir dönemde düzenlenen görüşme, New York’ta gelecek günlerde jürili esas duruşması başlayacak Rıza Sarraf davasının da öncesine denk geliyor. Ancak bu konunun görüşmede ele alınıp-alınmadığı konusunda bir bilgi verilmedi.

 

QHA