ANKARA (QHA) -

ABD'nin Harvard, Yale, Duke ve Boston gibi önde gelen üniversitelerinde Yahudilik üzerine çalışma yapan 120 akademisyen bir bildiri yayınlayarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail'in başkenti olarak tanıması ve ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararını protesto etti.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre açıklamada, Kudüs’ün Müslüman, Hristiyan ve Yahudiler için büyük bir duygusal öneme sahip olduğu ifade edilirken, şehrin İsrail ve Filistin’in ulus olma özlemlerinin odağında yer aldığı kaydedildi.

Açıklamada, "Biz, Yahudilik çalışmaları bilim insanları olarak Trump yönetiminin, işgal durumunu sonlandıracak ve tüm İsrailliler ile Filistinlilerin Kudüs’teki haklarını teminat altına alan müzakereli bir politik çözüm dışında ABD’nin onlarca yıllık iki partili politikasının aksine Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve Dışişleri Bakanlığına ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma talimatı verme kararından dolayı üzüntümüzü dile getirmek için yazıyoruz." ifadesine yer verildi.

Filistin topraklarında yaşayan herkesin Kudüs’ün kültürel ve maddi kaynaklarından eşit şekilde faydalandığı bir zamanın geleceğini umduklarını belirten akademisyenler, açıklamada Kudüs’te yaşayan Filistinlilerin uzun zamandır şehirde bütçe ve belediye hizmetleri dahil sistematik bir eşitsizliğe maruz kaldığını ifade etti.

Açıklamada, Kudüs’te Yahudilere tanınan imar izinlerinin Filistinlilere verilmediği ve Yahudi yerleşimleri için Filistinlilerin mülkiyetlerine el konulduğu, evlerinin yıktırıldığına ilişkin raporların söz konusu olduğu, Batı Şeria’daki Filistinlilerin ise Yahudi yerleşimcilerinin aksine Kudüs’e ancak özel izinle girebildikleri ifade edildi.

Ayrıca açıklamada şunlar kaydedildi: "ABD hükümetinin Kudüs’ü sadece Yahudilerin mülkiyeti olarak desteklediğini gösteren ilanı, var olan bir yaraya tuz basmıştır ve şiddeti körüklemiştir. Bu nedenle ABD hükümetine, Başkanın ilanından dolayı söz konusu olan tansiyonu düşürmek için derhal adım atması ve Filistin'in Kudüs'ün geleceğindeki meşru haklarını açıklığa kavuşturma çağrısında bulunuyoruz."

QHA