WASHINGTON (QHA) -

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert günlük basın bildirisinde, ABD ve Türkiye arasında patlak veren vize krizi hakkındaki soruları yanıtladı.

Amerikan Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert 10 Ekim’de günlük basın bildirisinde, Türkiye ile krizde son durum nedir sorusuna, “Tansiyonun düşmesini elbette umut ediyoruz. Türk hükümetinin iki yerel çalışanımızı tutuklamasından büyük hayal kırıklığına uğradık. ABD Dışişleri Bakanlığı olarak diğer ülkelerdeki yerel personel olmasa işimizi yapamayız. Türkiye bu yıl iki farklı yerde iki yerel personelimizi tutukladı. Üçüncü bir çalışanımızı da hafta sonunda ifade vermeye davet etti. Bu eylemler bizim açımızdan çok rahatsız edici. Türkiye’deki durumla ilgili endişeli olmaya devam ediyoruz.” şeklinde yanıt verdi.

Türkiye’de çalışan personellerine sahip çıkan Nautert “Türk hükümetine sorularımız şu; hangi delille tutukladınız, bunu yaparak ne elde etmeye çalışıyorsunuz? Türkiye darbeyle ve Gülen Hareketi’yle ilgisi nedeniyle 200 bin kişiyi tutukladı. Bizim personelimizin muhatabı Türk güvenlik güçleridir. İkisi tutuklu olan, üçüncüsü de ifadeye çağrılan yerel personelimiz de işleri gereği güvenlik güçleriyle çalışıyordu. Karşılarında kim varsa onunla konuşuyorlardı.” dedi.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’i Türk Hükümetine karşı savunan Nautert “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘John Bass’i ABD’nin büyükelçisi olarak görmüyoruz’ şeklindeki tepkisini nasıl karşıladınız. Dışişleri olarak Büyükelçi Bass’in ne yaptığından haberdar mıydınız, bu kendisinin tek taraflı bir kararı olabilir mi?’ Bizim büyükelçilerimiz kendi kendine iş yapmaz. Bu karar ABD Dışişleri Bakanlığı, Beyaz Saray ve Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) ile koordinasyon içinde alındı. Büyükelçilerimizle çok yakın işbirliği ve koordinasyonumuz var. Özellikle de John Bass ile. Kendisi ve ben defalarca telefonda konuştuk, toplantılar yaptık. Hem burada hem de Beyaz Saray’da kendisine desteğimiz tam. Türkiye’de yaptığı görevden gurur duyuyoruz, bir sonraki görevine başlaması için sabırsızlanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Basın mensuplarının ABD’nin vize hizmetlerine geri dönmek için ön koşulu, beklediği somut adıma ilişkin soruyu ise “İyi bir başlangıç avukatlarıyla görüşmelerine izin verilmesi olur. Bildiğim kadarıyla şu ana kadar buna izin verilmedi. Biz personelimizin Türk hükümetinin onları suçladığı şeylere karıştıkları yönünde hiçbir delil görmedik.” yanıtını verdi.

NATO müttefiki bir ülkeyle güvenlik koordinasyonunun önemine işaret eden Nautert, "Türk hükümetinin motivasyonun ne olduğundan tam olarak emin değilim. Bir NATO müttefiki ile güvenlik koordinasyonu içinde olmamız son derece önemlidir. Bizim güvenlik meselelerine bakan çalışanlarımızı tutuklamaya, gözaltına almaya devam etmeleri bizim için çok büyük bir endişe kaynağı.” ifadesini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın vize krizini mevkidaşı ile görüşüp görüşmediğine ilişkin sorular üzerine Nauert, henüz bir görüşmenin gerçekleşmediğini bildirdi. Tillerson’ın vize hizmetlerini askıya alacaklarını karardan bir gün önceki telefon görüşmelerinde Çavuşoğlu’na bildirip bildirmediği merak konusu olmuştu. Türk tarafı vize iması olmadığını savunmuştu. Ancak ABD Dışişleri kaynakları, Washington’ın bu mesajı önden verdiğinde ısrarlı. ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Thomas Shannon’ın muhataplarıyla telefon görüşmesinde bu adıma hazırlanıldığını bildirdiğini ileri sürüyorlar.

Bilindiği gibi ABD ve Türkiye arasında, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz'un 25 Eylül’de casuslukla suçlanarak tutuklanmasının ardından, 8 Ekim’de ABD-Türkiye arasında vize krizi patlak vermiş, iki ülke vize hizmetlerini askıya almıştı. 

QHA