BRÜKSEL (QHA) -

Avrupa Birliği Zirvesi yaklaşırken Türkiye için süreç değerlendirmesi yapılıyor.

1 Ekim'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yasama yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla mecliste yaptığı ve AB ile ilişkilere de değindiği konuşmasında "Bizim Avrupa Birliği üyeliğine ihtiyacımız da kalmamıştır. Ancak bu süreci bitiren, havlu atan, vazgeçen taraf biz olmayacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Bunun üzerine Alman Bild gazetesine Avrupa Birliğinin'nin içinde bulunduğu durumlarla ilgili bir röportaj veren AB komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türkiye ile ilişkilere de değindi.  Juncker, Türkiye’nin devasa adımlarla Avrupa'dan uzaklaştığını, ancak Ankara'nın tam üyelik görüşmelerinde kaydedilen başarısızlığın sorumluluğunu AB'ye yüklemesinin önlenmesi gerektiğini işaret eden, "Türkiye'de Avrupa'dan yana oldukça büyük bir kesim var, bu kesimi güçlendirmemiz ve onları hayal kırıklığına uğratmamız gerekir" dedi.

Öte yandan Almanya Başbakanı Merkel’in seçim kampanyası sırasında dile getirdiği “sürecin bitirilmesi” fikrine yönelik ciddi muhalefetle karşı karşıya kalan ve bu doğrultuda net adım atmanın mümkün olmayacağını gören Berlin, AB Komisyonu’nun devreye girmesini tercih ediyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel AB'nin 19-20Ekim 2017 Ekimde gerçekleşecek  zirvesinde Türkiye ile tam üyelik görüşmelerini bitirmek ya da askıya almak konusunu Birliğe üye diğer ülkeler ile müzakere etmek istiyor. Merkel daha önceki bir konuşmasında müzakerelerin sonlandırılabilmesi için 28 üye ülkenin oybirliğiyle karar alması gerektiğini ancak bazı ülkelerin buna karşı çıktığını dile getirmiş, müzakerelerin askıya alınmasının ise oy çokluğuyla mümkün olduğunu belirtmişti. Almanya Başbakanı, "Müzakerelerin oy çokluğu kararıyla askıya alınması seçeneği de bulunuyor; tüm seçenekleri değerlendirmemiz gerekiyor" ifadelerinde bulunmuştu.

Almanya’nın isteği, AB Komisyonu’nun acilen Türkiye’nin kriterlere uyup uymadığına yönelik kapsamlı bir değerlendirme yapması yönünde. 2018 baharında açıklayacağı ülke raporlarında (eski İlerleme Raporu) detaylı değerlendirme yapacak olan Komisyon ise değerlendirme sürecini öne çekmeye sıcak bakmıyor. Almanya’nın Komisyon bağlantılı pozisyonuna Türkiye’nin belli bir süre ikili sorun yaşadığı ülkeler arasında olan Hollanda da destek veriyor.

Türkiye konusundaki ana bloğu ise ülkede yaşanan olumsuz gelişmelerin farkında olan, bunlardan ciddi endişe duyan ancak şu aşamada radikal adım atılmasını istemeyen grup oluşturuyor. Bu grubun başını da İngiltere çekiyor. İtalya, Polonya, Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti de bu yaklaşıma aktif şekilde destek veren ülkeler arasında. Finlandiya, Litvanya gibi kuzey ülkelerinin de bu çizgide olduğu biliniyor.

Türkiye ile ilişkilerin geleceği açısından tavrı önemli olan Fransa ise İngiltere’nin pozisyonuna Almanya’nınkine olduğundan daha yakın. Müzakerelerin tamamen bitirilmesini isteyen tek ülke ise Avusturya.

Bilindiği üzere AB'nin Türkiye ile 12 yıldan bu yana sürdürdüğü tam üyelik görüşmeleri şu sıralarda fiilen ilerleme kaydedilmiyor. Türkiye'de geçen yıl düzenlenen askeri darbe girişiminden sonra Ankara ile AB arasındaki ilişkiler ciddi bir şekilde kötü yöne doğru ilerlemişti.

 

 

QHA