ANKARA (QHA) 9 EYLÜL 2018 -

Avrupa Birliği (AB), Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlısı teröristlerce kurulan “Donetsk Halk Cumhuriyeti” ve “Lugansk Halk Cumhuriyeti” terör örgütlerinde sözde seçimler düzenleme planlarını kınadı.

AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijancic’in yaptığı açıklamada, “AB, uluslararası kabul görmüş sınırları içinde Ukrayna'nın bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tam olarak desteklemektedir.” ifadesine yer verildi.

Minsk anlaşmalarının bütün taraflarca uygulanmasının, Ukrayna’nın doğusundaki çatışmanın barışçıl bir şekilde çözüme kavuşturulmasının anahtarı olduğu belirtilen açıklamada, “Bu bağlamda, sözde "Lugansk Halk Cumhuriyeti" ve "Donetsk Halk Cumhuriyeti"nde sözde "seçimlerin" 11 Kasım 2018'de yapılacağının duyurulması, bu bölgedeki yerel seçimlerin düzenlenmesiyle ilgili özel hükümler içeren Minsk anlaşmalarının ruh ve harfine ters düşüyor.” denildi.

Kocijancic, “Minsk Anlaşmalarının uygulanmasını engelleyebilecek adımlar atılmamalıdır. Özellikle, bu konuda Rusya'nın bölücülerin üzerindeki etkisini tam olarak kullanmasını umuyoruz.” açıklamasında bulundu.

AYRILIKÇI TERÖRİSTLERDEN SÖZDE SEÇİM

Bilindiği gibi sözde “Donetsk Halk Cumhuriyeti” (DNR) terör örgütü lideri Aleksandr Zaharçenko 31 Ağustos tarihinde Donetsk şehrinin merkezinde bir kafede meydana gelen patlamada ölmüştü. “Donetsk Halk Cumhuriyeti” (DNR) terör örgütünün başına öldürülen Aleksandr Zaharçenko’nun yerine 7 Eylül’de Denis Puşilin’in getirildiği bildirilmişti.

Donetsk Halk Cumhuriyeti terör örgütünün sözde Halk Meclisi Denis Puşilin’i Başkan Vekili olarak atadı, ayrıca 11 Kasım’da sözde seçim düzenleme kararı aldı.

Bu hususun Ukrayna'nın kontrolünde olmayan bölgelerdeki yerel seçimlerin ancak çatışmanın Ukrayna mevzuatına ve AGİT standartlarına uygun şekilde siyasi olarak çözümünden sonra gerçekleştirilebileceğini öngören Minsk Anlaşmaları'na aykırı olduğu biliniyor.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, 11 Kasım’da “seçimlerin” yapılması durumunda, sonuçlarının "yasal olarak gayri meşru kabul edileceğini, hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını ve Ukrayna ile dünya toplumu tarafından tanınmayacağını" belirtti.

QHA