KİEV(QHA) -

Dört yıl önce Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da, Rus silahların namlusu altında Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesinin tecellisi” olarak adlandırılan sözde referandum yapıldı. 

"Rusya'ya karşı yaptırımlar artırılmalı"

Rus işgalinin akabinde, yasa dışı işgali meşru göstermek adına silahların gölgesinde gerçekleştirilen sözde Kırım referandumunun dördüncü yıl dönümü dolayısıyla açıklama yapan Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maryana Betsa, “16 Mart, Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde yapılan yasa dışı referandumun düzenlemesinden ve yasa dışı işgalin başlangıcından dört sene geçti. Rusya’nın suçları. İşgal sonlandırılana kadar yaptırımlar artırılmalı.” diye kaydetti.

 

Sözde referandum düzenledikten sonrai Moskova, tüm düzeylerde sözde referandumun yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığını savunuyor. Rusya yanlılarının ihanetinin daha sözde referandum yapılmadan önce hissedildiği o günlerin tanıklarınca dile getiriliyor.

 

Yarımadanın genelinde ajitasyon pankartları asılıyor, tüm reklam panolarına Rusya yanlısı propaganda afişleri yerleştiriliyordu. “Kibar insanlar” olarak adlandırılan Rus askerler, korkutma ve Rusya’nın askeri güç propagandasının bir unsuru olarak kullanılıyordu.  

Tüm medeni dünya karşı çıktı

Sözde referandum daha yapılmadan Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumun “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi.

Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.

Kırımlıların ve Ukraynalıların hayatını değiştiren sözde referandum

Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde, saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da 1205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Oy pusulaları, Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese veriliyordu.

Sözde referandumun sonuçları henüz açıklanmadan yarımadadaki bankalar, 17 Mart tarihinden itibaren ruble kullanılacağını bildirdi. 16 Mart öğle saatlerine doğru sözde Kırım yönetimi, yasa dışı referanduma katılımın yüzde 50 oranında olduğunu, oy kullanma esnasında ihlallerin tespit edilmediğini ileri sürdü. Bununla birlikte Batılı medyaların temsilcileri, seçim bölgelerine erişimlerinin engellediğini bildirdi.

Seçim bölgelerinin kapatılmasına bir saat kala Akmescit’te, Rusya’nın “zaferi” kutlanmaya başladı. Akşam saat 20.00’da ise, yarımadanın statüsü ile ilgili yasa dışı “referandum” sona erdi.

Sözde yönetimin kontrolü altında bulunan “Krıminform” haber ajansı, sözde referanduma katılımın yüzde 80 olduğunu ileri sürdü. Sandıkların açılması ve oyların sayılması sırasında medya temsilcilerinin bulunmasının yasaklanması hiç şaşırtıcı olmadı. Birçok gazeteci, seçim bölgesinden kovuldu.

Sandıkların kapatılmasından 15 dakika sonra sözde referandumun ilk sonuçlarına ilişkin ilk tahminler paylaşıldı. Bu tahminlere göre seçmenlerin yüzde 93’ü “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullanırken, yüzde 7’si yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

Öte yandan Akmescit’in merkez meydanında düzenlenen “kutlama konserinde”,17 Mart tarihinde Kırım Parlamentosu’nun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e “Kırım’ın Rusya’ya dahil edilmesi” çağrısında bulunacağı vaadinde bulunuldu.

Yarımadanın Rusya’ya sözde bağlanması, Kırımlıların alışıldık yaşantılarını tamamen değiştirdi. Kırım’da hırsızlık, cinayet, vandalizm olayları daha sık işlenir oldu, Ukrayna yanlısı aktivistler kaçırılmaya, Kremlin’in istemediği kişilere karşı asılsız davalar açılmaya başladı.

QHA