ANKARA (QHA) -

Bilkent Üniversitesi Kimya Bölümü ve UNAM öğretim üyesi Prof. Engin Umut Akkaya’nın liderliğinde bir grup Bilkent Üniversitesi (Dr. İlke Şimşek Turan ve doktora öğrencisi Seylan Ayan) ve Hacettepe Üniversitesi (Y. Doç. Dr. Gürcan Günaydın, Temel Onkoloji Bölümü) araştırmacısı, “terminatör” fonksiyonu olan bir moleküler demultiplekser konusundaki makalelerini "Nature Communications" dergisinde yayınladı. 

Söz konusu terminatörlerin, kanser hücrelerini öldürdükten sonra otonom olarak başka bir moda geçerek, hedeflenen hücrenin ölümünü bir ışık sinyali ile bildirdiği biliniyor.

Moleküler mantıksal kapılar ve fotodinamik etki konusunda öncü bir araştırmacı olan Prof. Akkaya, bu yıl Moleküler Algılayıcılar Moleküler Mantıksal Kapılar alanında verilen (Molecular Sensors and Molecular Logic Gates; MSMLG) Czarnik ödülünün sahibi olmuştu. Yayınlanan bu çalışma, Prof. Akkaya’nın moleküler mantıksal kapılar konusundaki yeniliklerle, fotodinamik terapinin radikal transformasyonu konusundaki çalışmalarını birleştirdiği ifade edildi.

Konuyla ilgili olarak Bilkent Üniversitesi'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Çok küçük boyutlardaki “terapötik robotlar”, çoğu zaman mühendislik alanına ait olarak düşünülür, ve bugün ulaşabildiğimiz özelliklerdeki cihazların  minyatürize edilmesi ile bu düzeye ulaşılabilmesi beklenmektedir. Ancak, bilgi işleyebilen, molekül-boyutlarındaki nesnelerin bize sunabilecekleri ise çok daha fazladır.

Bu ikinci yaklaşım, hastalıkların tedavisinde ve sağlığımızın sürekli izlenmesinde çığırlar açacak devrimsel değişiklikler getirebilir.  Bu gibi çok yenilikçi özelliklere sahip, tasarım ürünü moleküler sistemler ise bilimin konusudur, hatta daha da özelde, Kimya alanından çıkacaktır. Bu makalede anlatılan, terapötik ve teşhis modları arasında otonom olarak ihtiyaca göre geçiş yapabilen nano-boyutlu otomat buna iyi bir örnek olmuştur. Kanser hücre kültüründe bu geçiş 488 nm ışığı input, hücre membran özelliklerini anahtar input, ve 520 nm ışık ile singlet oksijeni ise alternatif outputlar olarak seçebilen bir moleküler 1:2 demultiplexer tasarımıyla sağlanmıştır."

Prof. Akkaya ise yeni çalışmayla ilgili olarak, “Çalışmamızın Nature Communications gibi önde gelen bir multi-disipliner bilimsel dergide yayınlanmasından mutlu olduk. Ancak, daha önemlisi, gerçekten orijinal ve çığır açıcı araştırmalarda ısrarcı olmaktır. Böyle olursa, iyi düzeyde yayınlar doğal bir sonuç olarak ortaya çıkar.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu makaleye Nature Communications dergisinin bağlantısından ve benzer araştırma etkinliklerine ait bilgilere ise Akkaya (EUA) grubu internet sitesinden ulaşılabildiği aktarıldı.

QHA