KİEV (QHA) -

İnsan hakları savunucusu Volodımır Çekrıgin, Hayat Radyosu’nda temsil ettiği Kırım İnsan Hakları Grubunun faaliyetleri ve Kırım’daki olayları anlattı.

Hayat Radyosu: Tek kişilik eylemler düzenleyenlerin gözaltına alınması başta olmak üzere, Kırım’da son bir hafta içinde yaşanan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Volodımır Çekrıgin: Maalesef Kırım’da insan hakları durumunun kötüleştiğini gözlemliyoruz. Rus baskı mekanizmaları, uluslararası toplumun açıklamalarına, Birleşmiş Milletler raporuna, Avrupa Parlamentosu'nun kararına rağmen baskı uygulamaya devam ediyor. Biz Rusya’nın uluslararası toplumun sert tepkisi karşısında durmasını bekliyorduk fakat maalesef bu olmuyor.

Hayat Radyosu: Çalışmalarınızı uzaktan yürütüyorsunuz. Kırım’da olup bitenler hakkında gerçek bilgiye nasıl ulaşıyorsunuz?

Volodımır Çekrıgin: Tabii ki kamuya açıklayamadığımız kendi mekanizmalarımız var, ancak ilk kaynaklardan bilgi alma imkanımız bulunuyor. Her zaman kontrol ediyoruz, yalnızca medyadaki açıklamalara güvenmiyoruz, doğrudan ilgili insanlara ulaşmaya çalışıyoruz.

Hayat Radyosu: Kırım'dan çok, Donbas'ın kontrolsüz bölgelerine bakan meslektaşlarınızla çalışmalarınızı koordine ediyor musunuz?

Volodımır Çekrıgin: Evet, tabii ki bu yapılmalıdır, çünkü bir teşkilat açıklama yapabilir ama bir grup teşkilatın ortak bir açıklama yapması tamamen farklı bir etki yaratıyor, özellikle uluslararası arenada. Özellikle buna Ukrayna devlet organları da katılıyorsa. Ayrıca bilgi alışverişinde bulunuruz. Bazı kuruluşların farklı uzmanlık alanları vardır. Örneğin Ukrayna Helsinki İnsan Hakları Grubu genellikle Kırım halkının haklarının korunması için uluslararası mahkemelerde davalar açıyor. Dolayısıyla bu iş birliği çok yararlı ve gerekli.

Hayat Radyosu: Devlet yönetimi Kırım’ı Rus toprağı olarak tanımadığımız için yarımadaya erişemiyorsa, toplum gözaltına alınanlara bir şekilde yardım edebilmek için Kırım'da bulunabilir mi?

Volodımır Çekrıgin: Tabii ki, sorumluluk ve risk alarak, ancak bu durum bize hiç uymuyor. Çünkü Kırım'da bulunurken korumasızlar. Bu nedenle Ukrayna, Rusya'nın BM gibi uluslararası örgütlerin işgal altındaki topraklara erişimini kabul etmesini sağlamalıdır. Ayrıca en son 2013 yılında Kırım'da bulunan ve artık yarımadaya girip ceza infaz kurumlarını ziyaret edemeyen Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi de var. İşkenceyle ilgili durum oldukça kötüye gitti, bu yüzden 2013 yılı ile bugünün karşılaştırmalı analizini yapmak istiyorlar, ancak bunu yapamıyorlar.

Hayat Radyosu: Tutuklularla ancak avukatlar aracılığıyla mı irtibat kurmak mümkün?

Volodımır Çekrıgin: Evet, ama bununla ilgili de sorun var. Çünkü FSB, tutukluları avukatlarından vazgeçmeye ve kendi avukatlarıyla iş birliği yapmaya zorluyorlar. Onlara ise tabii ki erişimimiz.

Hayat Radyosu: Son üç yılda meydana gelen gözaltıların istatistiği var mı?

Volodımır Çekrıgin: Anladığımıza göre, sadece buzdağının bir kısmını görüyoruz, çünkü orada bulunamıyoruz. Bu nedenle orada neler olduğunu daha fazla bilmiyoruz. Ancak işgalden sonra Rus hapishanelerinde yaklaşık 50 siyasi tutuklu bulunduğunu söyleyebiliriz.

Hayat Radyosu: Bu mahkumların büyük kısmı Kırım'da mı, yoksa Rusya'ya mı götürüldü?

Volodımır Çekrıgin: Kırım'da, soruşturma eylemleri sırasında bulunuyorlar. Davalar "terörizm" maddeleriyle ilgiliyse, Kırım yarımadası dışında uzman mahkemeler var. Ve bu, uluslararası insancıl hukukun ihlalidir, çünkü onların vatandaşları işgal altındaki topraklardan kendi anakaralarına taşıma hakları yok.

Hayat Radyosu: Rusya, Ukrayna ile ilişkileri düzenleyen birkaç temel anlaşma ve ikili anlaşmayı ihlal ettiği için 2014 yılından beri uluslararası düzeyde çok sayıda belge kabul edildi. Onların hangi anlaşmaları ihlal ettiğini ve uluslararası düzeyde hangi en zorlu kararları aldığını hatırlatalım mı?

Volodımır Çekrıgin: Birleşmiş Milletler, AGİT ve diğer uluslararası örgütler benzer kararlar aldılar. Kırım'ın ilhakını tanımıyorlar. Ayrıca kesinlikle herkes, Kırım'daki insan haklarının kötüye gittiğini ve Rusya'ya bunu önlemek için tedbir alma çağrısında bulunuyor. Bununla birlikte, bu çağrıların işgal yönetimini etkilemediğini görüyoruz.

Hayat Radyosu: Kırım'da, FSB'nin kontrolünde bile olsa Rusya'nın dünya toplumuna gösterdiği insan hakları örgütleri var mı?

Volodımır Çekrıgin: Tabii ki, insan hakları örgütleri varmış gibi bir görüntü yaratmaya çalışıyorlar, oraya kendi insan hakları yetkililerini atıyorlar. Ancak, Sivastopol'deki "insan hakları komiseri" Pavlo Butsay'in, 2014'te Ukrayna Donanması gemilerinin ele geçirilmesinde doğrudan yer alan "Rubej" paramiliter grubu temsilcilerini ödüllendirdiği ortaya çıkıyor.

Hayat Radyosu: Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Zeman’ın Kırım açıklamasına sizce dünyadan yeterli tepki var mı?

Volodımır Çekrıgin: Hepimiz Zeman’ın kim olduğunu, tarihini biliyoruz, bu nedenle Ukrayna’nın buna tepki bile göstermesine gerek yok. Çeklerin kendisi tepki gösterdi zaten ve ben Çek Cumhuriyeti'nden Avrupa milletvekillerinin, Zeman’ın Ukrayna’dan özür dilemesini sağlamaya çalıştığını biliyorum.

Hayat Radyosu: İşgalden mağdur olan insanların haklarının korunması açısından yasama düzeyinde eksik olan nedir? Ve sizin gibi sivil gruplar devlet kurumuyla nasıl temas kuruyor?

Volodımır Çekrıgin: Biz işgal topraklarından gelen insanların adaptasyonu ve onlara uygun şartlar oluşturmak için daha çok şey yapmalıyız. Ne yazık ki, birçok durumda bile Ukrayna bunu engelliyor. Kırım’dan gelmek isteyen birçok insan, 1035 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Ukrayna Anayasası'na aykırı olduğuna karar vermiş olmasına rağmen, yürürlükte olmaya devam ettiği için şahsi eşyalarını çıkaramıyorlar. Ve eşyalarını çıkarmak isteyen insanlar bunu sınırda yolsuzluk mekanizmaları aracılığıyla yapmak zorunda kalıyorlar. Bu durum Ukrayna için kabul edilemez.

Hayat Radyosu: Şahsen siz ne zaman Kırım’ı terketmek zorunda kaldınız?

Volodımır Çekrıgin: 2014'ün Eylül ayında bana karşı ceza davası açtıklarında ayrılmak zorunda kaldım. O günden beri birçok Kırımlı gibi Kırım'a giremiyorum, eşyalarımı da alamıyorum.

Hayat Radyosu: Hepimiz er ya da geç Kırım ve Donbass’ın işgalden kurtulacağına inanıyoruz. Ancak bunun için bir senaryo geliştirilmeli ve belki de bir tane de değil?

Volodımır Çekrıgin: Şuan durum çok zor ve bunun nasıl olacağını tahmin etmek zor. Rusya Federasyonu'nda iktidar değişikliğinden sonra durumun nasıl gelişeceğini de bilmiyoruz, bunun ne zaman olacağını bilmiyoruz.

Hayat Radyosu: Cumhurbaşkanının ilk okumada kabul edilen Donbass'ın yeniden entegrasyonuna ilişkin yasasını ve Kırım'ın orada hiç yer almamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Volodımır Çekrıgin: Kırım ve Donbass ile ilgili farklı durumlarımız var. Kırım’ı işgal edilen bölge olarak tanıdık ama Donbas'ta Rusya, çatışmanın tarafı olduğunu her şekilde inkar ediyor. Belki de bu nedenle, bu iki konuyu bir yasa tasarısında birleştirmek çok zor olur. Sonuçta, bu sorunu çözmek için farklı stratejiler olmalı.

Hayat Radyosu: Ülkemizde, işgalden kurtarma stratejisi var mı?

Volodımır Çekrıgin: Rus propagandası yüzünden birçok kişi bu konunun güç kullanma yoluyla çözülmesini istiyor; çünkü birçok insana göre bu en basit ve en hızlı yol. Ama çok fazla risk taşıyor. Ve Donbas’ta sorunun güç kullanma yoluyla çözülmesi fikrine yer verilebiliyorsa, Kırım'da nükleer devletle savaşmak ve bu mücadelede birilerinin bizi desteklemesi zor.

Hayat Radyosu: Hangi bakanlıkla en yakın şekilde çalışıyorsunuz?

Volodımır Çekrıgin: Adalet Bakanlığı, Geçici İşgal Bölgelerinden Sorumlu Bakanlık, Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı ve Kırım Ulusal Polisi ile iş birliği yapıyoruz.

Hayat Radyosu: Geçtiğimiz günlerde, işgal altındaki Kırım’da Zaur Smirnov (işbirlikçi, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki sözde Etnik İlişkiler ve Sürgünden Dönen Vatandaşlar Komitesi eski Başkanı) istifa etti. Buna nasıl değerlendiriyorsunuz?

Volodımır Çekrıgin: Rus işgal makamlarının iç kavgaları ile ilgili yorumda bulunmamaya çalışıyoruz, ancak birçok insanın, onun istifasının tek kişilik eylemlerle ilişkili olduğu kanaatinde olduğunu söyleyebilirim. Bu uzun süredir devam eden bir sorundu. Temel görevi, Kırım Tatarlarını işgal makamlarına sadık kılmaktı ancak bu görevi yerine getiremedi, bu da görevden alınmasının nedenlerinden biri olmuş olabilir.

Radyo Hayat: İşgalden kurtulduktan sonra Ukrayna nasıl davranmalı? İşbirlikçiler ile propaganda mağduru olanlar arasındaki sınır nedir? Kimler adalete teslim edilmeli ve orada bir af gerçekleştirilmeli mi?

Volodımır Çekrıgin: Bu vesile ile halka açık bir tartışma çok önemlidir ve bu tartışmanın Kırım sakinlerine ulaşması çok önemli. Çünkü şimdi onların hepsi Ukrayna'ya geldiklerinde "referanduma" katıldıkları için cezalandırılacaklarından korkuyorlar. Ama nüfusun çoğu bunda yer almadığı ve Rus propaganda kurbanı olduğu için sorumlu tutulmamalı. Ben kendi gözlerimle televizyonda onlara ne anlatıldığını gördüm, Kiev’de Rusça konuşanlara ekmek satılmadığı, Kiev’de grupların, sokaklarda insanları durdurup Bandera’nın adını sorduğu, kişi cevap vermezse onun dövüldüğü, Meydan zaferinden sonra "Berkut” timi görevlilerinin diri diri yakıldığı  anlatılıyordu. Ve bunlar her gün söyleniyordu. Tabii ki, bu şartlarda, birçoğu propagandaya yenik düştü. Ve bu insanlar sorumlu tutulamazlar.

Hayat Radyosu: Ukrayna devleti, Kırım'da insanlara gerçeğin ulaşmasını sağlamak için ne yapmalıdır?

Volodımır Çekrıgin: Olabildiğince doğru ve kaliteli bilgi sağlamalıyız.

QHA