KİEV (QHA) -

Petro Poroşenko Blok’undan Ukrayna milletvekili, Kırım Tatar Mili Meclisi Başkanı Refat Çubarov, bu yılın başından Cumhurbaşkanına, Ukrayna Anayasası’na Kırım’a Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti statüsü verilmesi için gerekli değişiklileri hazırlayacak Anayasa Komisyonu’nu acil toplama çağrısı yaptı.

Anayasa Komisyonu, bilindiği gibi Anayasa’ya değişiklikler getirilmesine yönelik uyumlaştırılmış tekliflerin hazırlanması amacıyla kurulan Ukrayna Cumhurbaşkanlığı’na bağlı özel yardımcı organ. Günümüzde Ukrayna Anayasası’nda Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin Ukrayna’nın ayrılmaz parçası olduğu belirtiliyor.
 
Kırım Tatarları, yarımadanın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Ukrayna hükümetine, gelecekte başka bir devletin saldırısı sonucunda Ukrayna’nın topraklarını kaybetmesinden kaçınmak için Kırım’ın statüsünü değiştirme çağrısı yaptı. Ama maalesef, Ukrayna henüz bu yönde hiçbir tedbirde bulunmadı ve işgalin devam ettiği 3 yıl boyunca durumu değiştirmek için Ukrayna Anayasası’nda Kırım’ın statüsüne ilişkin hiçbir değişiklik getirmedi. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı, Ukrayna milletvekili Refat Çubarov, QHA’ya verdiği demeçte bu ve başka konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

 
QHA: Ukrayna, Kırım Tatar Özerkliği’nin kurulması dahil Kırım Tatar halkının Kırım’ın yerli halkı olarak yasal haklarını bağlayacak bir dizi yasanın kabul edilmesini geciktiriyor. Sizce, Ukrayna, Kırım Tatarları için böyle önemli kararların alınmasını neden uzatıyor?
 

Refat Çubarov: Ukrayna özerkliği sağlamalı, çünkü Ukrayna’nın Kırım yarımadasını geri almasını ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesini sağlayabilecek başka güçlü bir mekanizma görmüyorum.
 
Kırım’ın yerli halkının hakları alanına ilişkin meseleler ise uluslararası toplum ve gelecekteki olası senaryolar için anlaşılır olacak.
 
Başka çözüm yolları olmadığından dolayı bu yıl, bazı değişiklikleri göreceğimiz ümidindeyim.

QHA: Dışişleri Meydanı Vakfı, Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti Anayasası taslağını tanıttı. Eskender Bariyev de Kırım Tatar Milli Meclisi’nin, iki kanatlı parlamentonun kurulmasını öngören bir Kırım Özerk Cumhuriyeti Anayasası taslağını hazırladığını söylemişti. Geçen süre içinde taslağa değişiklikler yapıldı mı?
 
Refat Çubarov: Dışişleri Meydanı Vakfı’na çalışmaları için müteşekkiriz. Hiçbir hazırlık çalışmasının mükemmel olamayacağı veya tüm taraflarca mükemmel olarak kabul edilemeyeceği anlaşılıyor.
 
Bununla birlikte biz, Kırım Özerk Cumhuriyeti Anayasası dahil gelecek yasaların algoritması ve parametrelerinin Ukrayna Anayasası’nın “Kırım Özerk Cumhuriyeti'ne Dair" adlı ayrı bir bölümde yer alması gerektiğini belirt
iyoruz. Bu bölüm, Ukrayna Anayasa komisyonu tarafından özenle yazılmalı. Çalışmaların başlaması için ek çabalar gerekiyor.
 
Dediğiniz gibi, Kırım Tatar Milli Meclisi 1993 yılında Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin olası anayasalarından birinin hazırlığını yapmıştı. O dönemde çalışmayı Kırım toplumuna sunmuştuk.
 
Böyle belgeler, zamana uyan ürünlerdir. Bundan dolayı hazırladığımız “Kırım Özerk Cumhuriyeti Anayasası” adlı belge, o dönemin, 1990’lı yılların başlarındaki fikirlerin yansımasıydı. Ancak belgede, iki kanatlı parlamento dahil hayli ilginç yönetim şekilleri teklif edilmişti. Ama o zaman Kırım sakinlerinin çoğu, Kırım cumhuriyetine bir cumhurbaşkanı getirilmesi gerektiği fikrini paylaşıyordu. Bundan dolayı hazırladığımız belgede, cumhurbaşkanlığı kurumu ile ilgili madde vardı. Ama, günümüzde bu yönetim şeklinin yeterli derecede taraftarının toplanamayacağını düşünüyorum. Çünkü tarih, etkin özellikleri olan Kırım’da özerkliğin kurulması için dikey yönetim şemasının değil toplumun çeşitli temsilcilerinin hak eşitliliğinin sağlanmasının çok önemli olduğunu kanıtladı. Aksi takdirde (özerklik) çok kolay dışarıdan bozulabiliyor veya başka faktörlerden etkilenebiliyor.
 
Yönetim, dil, eğitim ve ekonomik kalkınma konularının çözülmesi ile ilgili alanlar başta olmak üzere Kırım’da, çeşitli bileşenlerin eşitliliğini sağlamamız gerekiyor. O zaman bu eşitlik, Kırım’daki durumun istikrarsızlaştırılması veya Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılmasına yönelik herhangi dıştan yöneltilen fikirlere direniş ve panzehir olur.

QHA: Ukrayna milletvekili olarak hangi yasa tasarıları üzerinde çalışıyorsunuz?
 
Refat Çubarov: Günümüzde, Kırım’ın ve Ukrayna’nın yerli halk statüleri olmak üzere iki yasa tasarısı üzerinde çalışıyoruz. Yakın zamanda ilgili yasa tasarıları Parlamento’da kayda geçirilecek. Bu yıl bahsi geçen yasaların kabul edilmesine büyük ümit bağlıyoruz.
 
QHA: Mart ayında Lahey’de Ukrayna’nın Birleşmiş Milletler Uluslararası Mahkemesi’ne Rusya’ya karşı açtığı dava dilekçesi incelenmeye başlayacak. Sizce, Ukrayna Rusya’ya karşı bu mücadelede başarılı olabilir mi?
 
Refat Çubarov: Her şey Ukrayna’ya bağlı olsaydı, bizim davranışımızı belirleyen husuları sunmaya çalışırdım. Ama, dünyada ne olursa olsun biz, kendimize herhangi bir durumda nasıl davranacağımıza ilişkin net bir cevap vermeliyiz. Davranışlarımız, etrafımızdaki veya dış alandaki güçlerin dengesine tamamen bağlı olamaz. Ortaklarımızı dikkate almadan davranamayız ama belirli durumlarda onların bize önerdiklerini yapmamak için de cesaretimiz olmalı.
 
Böylece, Rusya’nın Kırım’a saldırısının ilk günlerinde, ortaklarımızı dinleyerek kendimizi güçsüz olduğumuza, ordumuzun olmadığında ve seferberlik ilan etmemiz gerekmediğine ikna ettik.
 
İşgalden 3 yıl geçtikten sonra dünya, Rusya'ya karşı koymada bir ara verilebilmesini sağlayacak imkan arıyor. Etkisi olan liderlerin çoğu, Rusya Federasyonu ile diyalogun yenilenmesinin krizin çözülmesinde seçeneklerden biri olabileceğini dile getirebilir. Çünkü onlar bunu bir kriz olarak kabul ediyor.
 
Rusya’nın yaptırımlarının sertleştirilmesi ve ekonomik gelişmesinin sınırlanmasını diyaloga zorlamak için değil, tam tersine, Rusya’yı geri çekilmeye mecbur etmek için diyaloga zorlamalıyız. Bu bizim için en kabul edilmez husus, çünkü Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konusunda çözüm olmayan herhangi bir diyalog, Batı ülkelerinin Rusya ile herhangi bir diyalogu, Putin tarafından zayıflık ve yenilgi olarak algılanacak. O, bu diyalogun müthiş bir zafer olduğunu sergileyecek ve onları övecek, teşekkür edecek. Birçok ikincil veya üçüncül isteklerinden vazgeçecek ama aynı zamanda, askeri gücünü arttıracak ve etki alanlarının yeniden düzenlenmesini talep edecek. O zaman batı dünyası uyanacak, ama artık geç olacak. Bundan dolayı Ukrayna’nın görevi dünyanın kendisini aldatmasına izin vermemek. Çağdaş Avrupalı politikacıların çoğu, kendilerinin aldatılmasına izin vermek isterdi, çünkü bu onların kısa süreli çıkarlarına uygun. 10-15 yıl sonra ise, onların ülkeleri dahil dünyada neler olacağı, maalesef onları ilgilendirmiyor.

QHA: Geçtiğimiz günlerde Rusya, “Kırım Birliği” adlı Kırım Tatar teşkilatının Kırım’daki sözde referandumun yasal olarak kabul edilmesi ile ilgili dilekçesini Birleşmiş Milletler teşkilatına iletti. Bu dilekçeyi yorumlayabilir misiniz?
 
Refat Çubarov: Birleşmiş Milletler teşkilatının oldukça ehemmiyetli ve önemli bir teşkilat olduğunu biliyorsunuz. Birleşmiş Milletler, usul konularına ilişkin en demokratik teşkilatlardan biri. İşgalciler tarafından kurulan Kırım Tatar teşkilatlarından biri, Remzi İlyasov’un başkanlığında kurulan “Kırım” teşkilatının mektubu misali dilekçelerin benzerleri
ni günde onlarca kez yayılıyor.

Günümüzde Birleşmiş Milletler sisteminde görev yapan oldukça deneyimli bir diplomat, “Refat, istersen böyle bir mektup ile ayakkabı satış reklamı bile yayabiliriz. Önemli olan mektubu tüm usullere uygun şekilde hazırlamak” dedi.
 
Çurkin (Rusya’nın BM temsilci), işgalciler tarafından kurulan kukla bir teşkilatın, Kırım Tatarları adına Birleşmiş Milletler teşkilatına Rusya’ya karşı yaptırımların iptal edilmesi ve Kırım’ın işgalinin yasal olduğunun tanınması çağrısını içeren mektubunun yayılmasını sağladı.

Ancak bu Birleşmiş Milletler teşkilatının Aralık 2016’da kabul ettiği ve Rusya’nın işgalci devlet olarak, Kırım’ın ise işgal edilen bölge olarak kabul edildiği karara göre hiçbir şeydir. Artık, Remzi İlyasov ve Vitaliy Çurkin gibi gülünç şahıslar dahil herkes bu karara göre davranmalı.

 
QHA: Kırım’ın sivil ablukası konusuna değinilse, eylemcilerin esas taleplerinden biri “Kırım ile Serbest Ticaret Alanı” ile ilgili yasanın iptal edilmesiydi. Yeni bir yasanın hazırlanması uygun olur muydu?
 
Refat Çubarov: Ben çabalarımı, Ukrayna Bakanlar Kurulu’nca Kırım ile sınırsız ticaret için normatif engeller oluşturmak amacıyla 2015 yılının sonunca acelece kabul edilen 1035 sayılı kararına yönlendirdim. Ama bu karar, aynı zamanda Ukrayna’nın ana kısmı ve işgal edilen Kırım arasındaki idari sınırı geçen Ukrayna vatandaşlarının haklarını da kısıtlıyor. Kırım’dan ülkenin ana kısmına giden insanlara herhangi bir engel olmadan eşyalarını taşıyabilme olanağı sağlamak için bu karara belirli değişiklikler getirilmeli. Bundan dolayı benzer konularda bir düzeltme yapılmalı.
 
“Serbest Ticaret Alanı” yasası değiştirilirse güzel olurdu, ama bugün Ukrayna Parlamentosu’nda ilgili yasanın yeniden gözden geçirilmesi için gerekli şartların olduğunu görmüyorum. Herkes, yasalarca belirlenen sınırlamaların devam etmesi gerektiğini anlıyor, ama bu sınırlamaların yöntemleri ve hacmi herkesçe kabul edilmiyor. Bundan dolayı "de facto" olarak ticaret, su ve elektrik sağlanması durduruldu ve bu bizi tatmin ediyor. İnsanların zorluk çekmesi ise rahatsız edici. Biz, işgalcinin Kırım’ı yine de geçindireceğini tahmin etmiştik. Ama Rusya için yarımadayı geçindirme maliyeyi çok artacak. Günümüzde Rus uzmanların bildirdiğine göre, Ukrayna’nın ana kısmından elektrik ve gıda ürünlerinin sevkiyatı durdurulmasından sonra Kırım’ın geçindirilmesi onlarca kat arttı.
 
Kırım Tatar Milli Meclisi nasıl bir karar alırsa alsın, her zaman bunun insanlar için ek bir sorun oluşturmamasını veya Allah korusun, onların hayatı veya sağlığına tehlike oluşturmamasını düşünüyoruz.
 
QHA: Kırım Tatarları, bunu kimse beklemezken Kırım’ın işgali esnasında Ukrayna’ya sadakatlerini kanıtladı.
 
Refat Çubarov: Kırım Tatarlarının işgalin neredeyse ilk saniyelerinden başlayarak toplu ve açık şekilde Ukrayna’yı savunmaya başlaması birçok kişiyi şaşırttı. Kırım Tatarları, geçmişte de işgalin tanığı olmuştu. Doğrusal düşünürsek, yani klasik düşünme tarzı dikkate alınırsa, başkasının toprağına gelen düşmana en çok yardım edenler kimler? Önceki yönetim altında ayrımcı durumunda olan kişiler. Siz gelip idareyinhaklarımı dikkate almayan yönetime devrettiyseniz, ben de en azından size bu yönetimi devrettiğiniz için minnettar olamam. Tabii ki, benim haklarımı dikkate alıyorsanız, sizi savunurum.
 
3 yıl içinde Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) baskılarını ve ayrımcılığını yönelttiği tek hedef, eskisi gibi Kırım Tatarlarıdır. Bu ise, Kırım Tatarlarının boyun eğmediğini gösteriyor. Onlar susup dayanabilir, ama bize karşı baskıların artması, bir tek Kırım Tatarlarının onurlarını koruduğunu gösteriyor.
 
Bu, Kırım Tatarlarının kendilerini vatanında hissettiğini ve onların toprakları üzerinde çeşitli iddialarda bulunan, yalan ve silahlarla gelenlerin, iyilik getirmediğini bildiklerini sergiliyor.
 
Bundan dolayı Kırım Tatarlarının neler olup bittiğine dair uzun ve karmaşık fikirleri yok. Ruslar toprağımıza yasa dışı ve dürüst olmayan yollarla geldiler, bunun yanı sıra insanları öldürmeye başladılar, bundan dolayı onlar ne vaat etmiş olursa olsun bunu yerine getirmeyecekler, çünkü ilk önce toprağımızı ele geçirmek için geldiler.

QHA: İşgal edilen Kırım’da kalan, işgalci yönetimine karşı koymaya devam eden Kırım Tatar Milli Meclisi üyeleri ile sıkça konuşuyor musunuz?
 
Refat Çubarov:
Kırım Tatarları, son 70 yıl birbirinin yerine gelen katı rejim koşullarında siyasi mücadelede büyük deneyime sahip.
 
Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilen bölge olduğu tutumunu savunduğu için Rusya’da Kırım Tatar Milli Meclisi’nin yasaklanmasına rağmen Meclis, sözde Kırım mahkemesinin yasa dışı kararlarından ve ardından Rusya Yüksek Mahkemesi’nce onan kararlardan çok önce faaliyetlerine devam etmişti.
 
Kırım Tatar Milli Meclisi’nin 4 işbirlikçi haricinde tüm üyeleri, yönetim yetkilerinin devredilmesi ve gerekli kararların Ukrayna’nın ana kısmındaki üyeleri tarafından kabul edilmesi kararını kabul etti. Bunun dışında liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun rızasıyla söz konusu kararlar kabul edildi. Kabul ettiğimiz karar tüm uluslararası kuruluşlara bildirildi.
 
Bildiğiniz gibi, tüm uluslararası kuruluşlar, Kırım Tatar Milli Meclisi’ni yasakladığı için Rusya Federasyonu’nu kınadı, Birleşmiş Milletler teşkilatının son kararına ise Rusya’nın ilgili kararın iptal edilmesi talebi eklendi.
 
Bu, işgalcileri çok sinirlendiriyor. Onlar, farklı eylemlerle Kırım Tatar Milli Meclisi’nin etkisini azaltmaya ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde itibarını düşürmeye çalışıyor.
 
QHA: Kırım Tatar Milli Meclisi, böyle zor bir durumda siyasi tutukluların ailelerine nasıl yardım edebiliyor?
 

Refat Çubarov: Çağdaş dünyanın komünikasyon imkanları çok zengin. Konuşmak için, birisiyle bir konuyu tartışmak için artık hiçbir engel yok. ATR Kırım Tatar televizyon kanalı, Ukrayna kanalları ve diğer medyalar üzerinden tüm Kırım Tatarlarıyla konuşuyoruz. Belirli bir kişi ile irtibata geçmek gerekiyorsa, bu hususta da hiçbir engel yok.
 
Söyleşi: Elina Sulima

QHA