AKMESCİT/SİMFEROPL (QHA) -

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Adalet Divanı, 19 Nisan tarihinde Ukrayna’nın Rusya Federasyonu’na karşı açtığı dava çerçevesinde ilk kararını açıklayarak, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da ulusal azınlıkları koruma amaçlı Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme'yi ihlal ettiğinden dolayı Rusya’ya karşı sınırlayıcı tedbir uygulanmasını onayladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını açıklayan hakim Ronny Abraham, Rusya’yı, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin (KTMM) faaliyetlerinin yasaklanması dahil Kırım Tatarları'na karşı sınırlamalardan kaçınmaya mecbur tuttu. Mahkeme kararını okuyan Ronny Abraham, “Kırım Tatar Milli Meclisi’nin faaliyetlerinin yenilenmesi dahil olmak üzere Kırım Tatarları'na yönelik çıkarların temsil edilmesine ilişkin sınırlamalardan kaçınılsın. Ukraince eğitim verilmesi sağlansın.” ifadelerini kullandı.

Sadece üç ay sonra Rus savcılığı, KTMM'Nin faaliyetini yasaklayan Kırım'ın sözde Yüksek Mahkemesi'ne başvurarak bundan sonraki eylemlere ilişkin açıklama yapılmasını istedi.

Yaptırımların genişletilmesi ve uluslararası baskının güçlendirilmesi, Rusya'yı Uluslararası Adalet Divanı kararına uymaya zorlamalıydı, ancak herşey beklendiği gibi yürümüyor.

QHA ya konuşan Kırım Tatar Milli Kurultayı Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Zair Smedlâyev, Rus yönetiminin sergilediği tavırda, Kırım Tatarlarının özgürlükleri ve haklarının sağlanması konusunda uluslararası toplumu bir kez daha kandırma çabalarının gözlemlendiğini  kaydetti.

QHA: Zair Bey, sizce, neden savcılık üş ay sonra böyle bir adım atarak mahkemeden açıklama istedi? Görmezden gelmeyi devam edebilirlerdi.

Savcılıktan gelen mektubu okuduktan sonra, iyilik kazandı diye sevinilebilirdi, ancak her şey o kadar basit ve açık değil!

 

 

26 Nisan 2016 tarihinde Kırım Tatar Milli Meclisi'nin aşırı örgüt olarak kabul edilmesi ve Rusya topraklarında faaliyetinin yasaklanmasının bir adalet eylemi olmadığı, siyasi sipariş olduğundan başlayalım.

BM Uluslararası Adalet Divanı’nın kararına bu kadar geç gelen tepki, görmezden gelinemeyen uluslararası baskılardan sonra bu soruya geri dönmek zorunda kaldıklarını gösteriyor.

QHA: Baskılara dayanamayarak Kırım Tatar Milli Meclisi’nin faaliyetinin yasaklanmasını kaldıracaklarını bekleyebilir miyiz?

Maalesef, sanki bir şeyler yapıyorlarmış gibi görüntü verme yöntemi var. Şimdi de aynı şey yapılıyor. KTMM’yi yasaklama kararını oluşan yeni şartlar doğrultusunda itiraz etmek yerine, açıklama istiyorlar; birinci KTMM faaliyetinin olasılığıyla ilgili, ikinci Rusya yasalarına uygun olarak “Kırım Tatar Milli Meclisi” ifadesinin kullanılmasıyla sivil örgütün oluşturulması olasılığı ile ilgili.

Ayrıca, mahkemenin karar içeriğini değiştirmeden açıklama yapma hakkı olduğuna dair ipucu veriliyor. Böylece birileri “Kırım Tatar Milli Meclisi” sivil örgütünü oluşturmakla meşgulken sorumluluk mahkemeye veriliyor, aynı anda da mahkemelerin ve hakimlerin bağımsız ve önyargısız olduğu savunulacak.

Böylece, Kırım Tatarlar halkının hakları ve özgürlüklerine ilişkin durumla ilgili uluslararası toplumu bir kere daha kandırma isteği  açıkça belli oluyor.

QHA: KTMM’ye benzer bir organ oluşturma olasılığına değindiniz… Pratikte bu uygulanabilir mi?

Kırım Tatar Milli Meclisi’nin “yeni lider ve yeni koşullara” göre yeniden biçimlendirme deneyimlerinin daha önce de yapıldığını hatırlatırım, ancak başarısız oldular.

Yeni Meclis’in ve Başkanın seçilmesi için Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın toplanması gerekiyor. KTMM Başkanı görevi için adaylığı koymak isteyenlerin, 125’ten fazla delege (değişikliklerin yapılması için gereken delege sayısı) tarafından desteklendiği konusundaki iddiaları ise sıradaki yalanlarıydı.

 

 

Daha sonra, yakın zamanda yeni Kurultay’ın sözde delege seçimlerinin düzenleneceği konusunda ortaya atılan iddialar Kırım Tatar halkı tarafından desteklenmedi.

Yeniden oluşturma konusunda başarısız olunca, yönetim KTMM’yi yasaklamaya karar verdi. Dava dilekçesini imzalayanlar ise “resmi Tatarlar” grubuydu; Seytumer Nemetullayev - “Kırım Birliği”, Bekayev - “Kırım’ın dayanağı Kırım Tatarları”, Arslan Smirnov -“Kırım Tatar Gençlik Komisyonu”, Server Celalov- “Kırım Tatar Aksakallar Konseyi”, Eyvaz Ümerov “Sudak Kırım Tatar Milli Kültür Özerkliği”. Daha sonra Kırım’ın savcılığından KTMM’nin faaliyetinin yasaklanması ile ilgili dilekçe geldi, daha sonra mahkeme kararı.

Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını yerine getirme bahanesiyle  “Kırım Tatar Milli Meclisi” örgütü kurma teşebbüsleri öncekileri gibi, başarısızlığa mahkum, bu yüzden söz konusu fikirden vazgeçmek daha mantıklı olurdu.

Medine Aedinova

 

QHA