BURSA (QHA) -

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Vadım Prıstayko başkanlığındaki Ukrayna heyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne ziyaret gerçekleştirdi. Heyet, yoğun geçen ziyaret programlarında, İstanbul’da KEİ Dönem Başkanlığı devir-teslim töreni, ardından Bursa’da Ukrayna Fahri Konsolosluğu ve “Ukrayna’nın Dünyaya Hediye Ettiği 50 İcat” sergisinin açılış törenlerine katıldı.

Bloomberg ve QHA muhabirleri, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Vadım Prıstayko ile görüşerek Ukrayna-Türkiye işbirliği perspektifleri, Ukrayna’nın Avrupa yanlısı gelişim yolu ve gelecekte Moskova ile Kiev arasındaki ilişkiler hakkındaki görüşlerini aldı.

Vadım Vladımırovıç, bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. 29 Haziran’da önemli bir etkinlik gerçekleştirildi: Bursa’da yeni Ukrayna Konsolosluğu açıldı. Bu adım Türkiye-Ukrayna ilişkilerini nasıl etkiler? Son üç yılda iki ülke arasındaki işbirliğini ve gelecek perspektiflerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Vadım Prıstayko: Evet, meraklı bir etkinlik. Bildiğiniz gibi 28 Haziran’da Ukrayna’da Anayasa Günü kutlandı. Ki bu, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yazılmıştı ve dünyanın ilk anayasasıydı. Bunu, Türkiye ile ilişkilerimizin uzun yıllara dayandığını vurgulamak için söylüyorum. Ama çatışma yılları ve barış zamanlarından sonra yeni bir ilişki seviyesine çıktık. Liderlerimiz arasındaki dostluk ilişkilerinden memnunuz, zira onlar ülkeler arasındaki ilişkileri de etkiliyor. Bu yıl Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaret gerçekleştirmesini bekliyoruz. Ülkelerimizin liderleri ziyaret tarihini henüz belirlemedi. Bu nedenle bugün heyetimizde işadamları ve Ukrayna Ticaret Odası temsilcileri yer alıyor. Biz pakette ticari, endüstriyel, kültürel, siyasi ve turistik ilişkileri bulundurmaya çalışıyoruz. Ticaret hacminin bu yıl yaklaşık yüzde 40 artmasından çok mutluyuz.  Başka bir örnek daha: turizmin Türkiye için çok önemli olduğunu biliyorum. Ukrayna, Türkiye’de en çok turist sayısıyla ilk beşe giriyorsa, Türkiye Ukrayna için turistik geziler konusunda bir numara.

Ukrayna şimdi Batı yanlısı gelişim yolunda ilerliyor. İleride bir gün bu tablo Kiev yine Rusya’ya doğru yön değiştirebilir mi? Ve bu yatırımcıların Ukrayna’ya davranışını nasıl etkiler?

Vadım Prıstayko: Onbinlerce insanın her gün savaşta öldüğü ve ölmeye devam ettiği, Kırım'ın Rusya tarafından işgal edildiği, topraklarımızın yüzde 7’sinin işgal altında olduğu koşullarda Ukrayna’nın yön değiştirmesi için hiçbir neden görmüyorum. Ukrayna’nın Rusya’ya döneceğini düşünemiyorum bile. Rusya tüm ihracat ve ithalatın üçte biriydi. Ukrayna, uyuşturucu bağımlısı gibi Rusya’nın gazına bağlıydı. Son yıllar içinde bu bağımlılıktan kurtulmanın yanı sıra (iki yıldır Rusya’dan gaz almıyoruz), ihracatı Batıya yönlendirebildik. Bu daha zordu, çünkü oranın talepleri Rusya’nınkinden daha yüksekti. Ama biz bunu başardık. Ukrayna’nın Batı yönünde ilerlediğini söylediğimizde  biz her zaman dünyanın Batı kısmını kastetmiyoruz. Biz, geniş anlamda Batı olarak adlandırdığımız o düzeni, o ticareti, insan haklarının korunmasına yaklaşımı kastediyoruz. Ama bu Japonya da olabilir, Avustralya da olabilir, Türkiye de olabilir. Türk yatırımcılar, yatırımlarının Ukrayna’da korunduğunu hissederlerse, onları memnuniyetle kabul ederiz. Tam da bu nedenle Türk hükümetiyle yabancı yatırımların korunmasının arttırılması için çalışıyoruz. Serbest ticaret bölgesi anlaşması olan önemli anlaşmanın Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında imzalanacağından eminim. Ve biz ilişkilerin bambaşka bir kalitesine tanıklık ederiz. Ama iş çevreleri, spor, kültür alanı temsilcileri ve sıradan vatandaşlar da buna kendi katkısını sağlamalı. Bunun için Bursa’da yeni konsolosluk açtık.

Serbest ticaret bölgesi anlaşmasının imzalanması birkaç yıldır önemini koruyor. Onun bu yıl imzalanacağını düşünüyor musunuz?

Vadım Prıstayko: Her ülke elinden geldiğince kendi pazarını koruyor. Ve bu doğru. Türkiye Serbest Ticaret Bölgesi müzakerelerinde zor bir ortak. Ama biz zorluklara karşı değiliz, biz de zor müzakerecileriz. İki hükümetin de Cumhurbaşkanları görüşüyorsa çalışmaları sonlandırma zamanı geldiğini anladığını düşünüyorum.

Kırım konusuna geçelim. Kerç Köprüsü inşaatının halen devam ettiğini biliyorsunuz. İnşaatın tamamlanması tüm dünyanın Kırım’ın işgalini kabul ediyor şeklinde gözükebilir. İlk başlarda Batı, Kırım meselesinde sert tutum sergiliyordu, şimdi ise sanki gündemden indirildi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Vadım Prıstayko: Bu Rusya’nın Kırım’a inşa ettiği ilk köprü değil. İlk köprü 50’li yıllarda buzla yıkılmıştı. Ama diğer taraftan inşa ederse etsin, bu köprü Kırım’ı geri aldığımızda daha işimize yarar.

Bu meselenin (Kırım’ın işgali) haberlerde ve televizyonlarda artık yer almaması konusunda belki de haklısınızdır, ama dünyanın tutumu basit ve net. Ve bana Kırım’ı nasıl geri alacağımızı, onu gerçekten de nükleer devletten alabileceğimize inanıp inanmadığımızı sorduklarında dünya tarafından asla tanınmayan, SSCB döneminde yaptırım uygulanan, işgal altındaki toprak olarak kalmaya devam eden Baltık ülkelerine ne olduğunu hatırlatıyorum. Rusya, Kırım’da yarımadanın ezelden beri Rus toprağı olduğunu söyleyecek kadar  uzun süre kalmadı. Kırım’dan sürülen Kırım Tatarları geri dönebildiği için çok mutluyuz ama maalesef bugün bazıları aynı sürgünden tekrar geçiyor. Kırım Tatarları gibi biz de herşeyin eskisi gibi olacağından eminiz. 21. yüzyılda 10.-15. yüzyılın standartlarıyla yaşamak o kadar da kolay değil.

Sizinde söylediğiniz gibi Ukrayna topraklarının yüzde 7’sini kaybetti. Bu toprakların geri alınması için Ukrayna hükümeti ne yapmayı planlıyor?

Vadım Prıstayko: Cumhurbaşkanı ABD’yi ziyaret ederek Trump’la görüştü. Daha sonra Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı ile görüşme gerçekleştirildi. Bu ülkelerin desteğini almak bizim için önemliydi. Anladığım kadarıyla telefon görüşmeleri de yapılacak ya da üst düzeyde “Büyük Dörtlü” ile görüşme yapılacak. Görüşmelerden sonra aldığımız tepkilere göre dünya liderleri Rusya’nın Ukrayna’da düzenlediği bu sirk ve maratona artık tahammül etmeyecek.

Yani artık sert askeri tepki mi beklenmeli?

Vadım Prıstayko: Bunun olabileceğini sanmıyorum. Büyük ihtimalle Minsk Anlaşmaları'nın ateşkes, askerlerin çekilmesi ve diğer maddelerinin uygulanacağı aşamaya geliriz. Şu an beklediğimiz tek ciddi değişiklik daha ciddi bir kontrol, belki de ülkelerin askeri imkanlarından yararlanarak. Anlaşmaların uygulanmasının daha ciddi şekilde kontrol edilmesi eksik kalıyor. Ondan sonra ileriye doğru adım atılabilir.

Ukrayna ve Rusya’nın bir gün barışıp ilişkileri yeniden kurma olasılığı var mı?

Vadım Prıstayko: Er ya da geç herşey geçiyor. Şimdiki gibi suçlar bile. Gerçek bu. Bize, Rusya’nın Ukrayna topraklarını terkettiğini düşünün, o zaman siz eskisi gibi ticarete dönebilirsiniz diyorlar... Biz komşularımızla barış içinde yaşamanın mümkün olmasını bekliyoruz. Ama ben sıradan bir insan olarak eskisi gibi olacağını sanmıyorum. Rusya toprağımızı terkeder, toprak bütünlüğümüzü yeniden tesis ederiz. Ama öldürülen onbinlerce insan, yıkılan altyapı ve diğerleri ne olacak? Bunun için kim hesap verecek?

Bu ay Ukrayna AB ülkeleri ile vizesiz rejim elde etti. Bir sonraki adım ne olacak? Ukrayna AB’ye girer mi? Sizce Ukrayna-Avrupa ilişkilerini gelecekte neler bekliyor?

Vadım Prıstayko: Evet vize serbestisini imzaladık ve şimdi vatandaşlarımız Avrupa’ya seyahat ediyor. Ama aynı zamanda da Türkiye ile pasaportsuz seyahat anlaşması imzaladık. Nihayet AB ile ortaklık anlaşması onaylandı, bu da Avrupa ile neredeyse serbest ticaret rejimi demek. Bir sonraki adım olarak Ukrayna’nın AB’ye üye olmasını bekliyoruz. Gerçi Türkiye’nin AB ile müzakerelerini izlerken bizim tarihimizde bu anın ne zaman geleceğini düşünmeye başlıyoruz... Ama bizim yolumuz gayet net- AB ve NATO. Ve adım adım bu yönde ilerliyoruz.

Belki sohbetimizin sonunda Türkiye başta olmak üzere dünyaya bir mesaj göndermek istersiniz?

Vadım Prıstayko: Yoğun bir ziyaret programımız vardı. Tek mesajımız: Ukrayna ticaret için Türkiye kadar açık.

QHA