KİEV (QHA) -

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün avukatı Nikolay Polozov, Radyo Hayat’a konuşarak işi, ilgi alanları, Putin rejimi ve Kırım Tatarları hakkında konuştu.

 

Polozov'la yapılan söyleşide şu sözler kaydedildi:

 

Hayat Radyosu: Sizin için Kırım, mahkeme duruşmaları dışında ne ifade ediyor?

Nikolay Polozov: Aslında, tüm bu olaylardan önce ben Kırım’a sadece bir kere gelmiştim, 1993 veya 1994’te. Benim büyük annem Moskova Havacılık Enstitüsü’nde ders veriyordu. Bu enstitünün Aluşta’da dinlenme tesisi vardı. Oraya büyük annemle tatil için gitmiştik. Gençtim. Her şey; deniz, dağlar, güneş çok güzeldi. Daha sonra kısmet olmadı, hiç Kırım’a gitmedim.

Ahtem Çiygöz’ü savunmaya başladığımda yine Kırım’a gitmiştim. Gençlik anılarımla kıyaslamak çok zordu. Aslında, bu bir buçuk sene içinde Kırım benim için sadece Akmescit’ten ibaretti. Mahkeme sürecinden geçiyorduk, duruşmalar Akmescit’te yapılıyordu. Çok ilginç bir şehir. Sanki oradaki zaman durmuş. Mimarisinde, insanlarda Sovyetler zamanından kalma bir şeylerin kaldığını hissediliyor. Bunun dışında ifade almakla uğraştığım zaman Kırım’ı biraz gördüm. Eski Kırım’a da gittim ve yarımadanın kuzeyine, ancak istediğim gibi çok şey göremedim. Kırım’ın incisini güney kıyısını bir buçuk sene içinde hiç göremedim.

 

Hayat Radyosu: Kırım Tatarları hakkında konuşursak, herhalde herkes Kırım Tatarlarıyla nasıl tanıştınız merak ediyor…

Nikolay Polozov: Kırım Tatarlarıyla ilk tanışmam Kiev’de gerçekleşti. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun oğlunun davası ile ilgiliydi. Aslında ilk tanıştığım Kırım Tatarı Mustafa agaydı. Ben tanışmaya milli liderle başladım.

Daha önce bu halk hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Ancak Kırım’da, Kiev’de sürekli onlarla görüştükten sonra bu insanlara hayran kaldım. Çok açık, yardımsever, samimi insanlar. Bu kadar çok zorluktan geçip de hayata küsmemiş olmaları, onları sürgün edenlere karşı nefret beslemeyi devam ettirmemiş olmaları beni çok şaşırttı. Bu insanların dayanıklılığına hayranım, şu an bile bu zor zamanlarda onlar yaşamaya, düğün yapmaya, çocuklarını büyütmeye devam ediyorlar. Birkaç düğüne katılmıştım, çok güzeldi. Tam bir ritüel söz konusu; şarkılar, oyunlar, ikramlar, sanatçılar gösteri yapıyor, insanlar güzel dilekler diliyor. (Bu esnada) bazen Kırım Tatar dilini anlamadığım için üzülüyordum.

 

Hayat Radyosu: Yakın zaman önce size karşı yapılan baskılardan dolayı Kiev’e taşınmaya hazır olduğunuzu söylemiştiniz. Hala bu şekilde düşünüyor musunuz? Sizin için vatan neresi?

Nikolay Polozov: Kiev’e taşınmak tabii ki en son seçenek. Rus hükümetinin yasa dışı kovuşturduğu insanları korumayı kendime görev edindim. Böyle bir fırsatım varken, bunu yapmaya devam edeceğim.

Benim içim tabii ki vatan - Rusya’dır. Şu an bu tamamen çarpıtılmış bir kelime, ama ben kendimi Kremlin'in değil, Putin rejiminin değil, ülkemin, Rusya’nın vatanseveri olarak görüyorum. Çoğu zaman mahkemelerde sürdürdüğümüz bu mücadele, aslında Kremlin’in özgürlüğü ve muhalefeti yok eden yamyam isteklerine karşı yapılan mücadele. Fırsatım varken, ben bu mücadeleyi devam ettireceğim.

 

Eğer avukatlık statüm elimden alınırsa ya da Rus yönetiminde beni hapse atmak veya öldürme isteği uyanırsa ben Kiev’e taşınmaya hazırım. Kiev’e de tüm bu olaylardan önce bir kere gelmiştim, 90’ların başında. Çok güzel şehir, güzel insanlar. Tüm bu olaylardan sonra Kiev’e taşınarak burada hayatını devam ettiren birkaç Rusya vatandaşını tanıyorum.

 

Hayat Radyosu: Nasıl oldu da propagandanın etkisi altında kalmadınız?

Nikolay Polozov: Her halkta akli dengesini koruyan insanlar var. Hitler’in Almanya’sında bile direniş gösteren insanlar vardı. Daha Ukrayna’daki olaylardan önce bir dizi Rus muhalifi, siyasi tutukluları savunuyordum. Bir gün, en başta Kremlin’de oturan insanların ülke çıkarları için değil kendi çıkarları için hareket ettiğini açıkça gördüm. Tüm manipülasyon araçları onların ellerinde. Rusya’da propagandaya inanmayan bir tek ben değilim. Ama böyle insanların daha çok olmasını isterdim.

 

Hayat Radyosu: Mark Feygin bir seferinde Nadejda Savçenko davasının onun ailesini parçaladığını söyledi. Sizin yürüttüğünüz davalar ailenizi etkiliyor mu?

Nikolay Polozov: Tabii ki, eşimin çok cesur olduğunu ve faaliyetlerime anlayışlı davrandığını söyleyebilirim. İş seyahatlerim yüzünden biz çok az görüşüyoruz. Bence o çok endişeleniyor, ama beni destekliyor.

 

Hayat Radyosu: Rusya’da güven içinde çalışmak varken, rejime karşı gelen Kırım Tatarlarını savunmaya nasıl karar verdiniz?

Nikolay Polozov: Bence bu bir nevi misyon.Kendini koruyamayanları korumak gerek, doğruyu, özgürlüğü savunanlara yardım etmek gerek. Bana göre Kırım Tatarlarına her zaman diğer milletlerden insanlar yardım ediyordu. Biliyoruz ki Andrey Saharov, Petr Grigorenko Kırım Tatarlarını desteklemek için birçok şey yaptı. Şimdi artık herhalde tarihin yeni döneminde yeni insanlar Kırım Tatar halkının dostu oluyor.

 

Hayat Radyosu: Seyahat için zamanınız var mı?

Nikolay Polozov: Tabii ki zamanımın çoğunu profesyonel faaliyetlerim alıyor. Senelerce gergin şartlarda çalışma deneyimi artık bir bağımlılık oluşturdu. Artık aksiyonlu hayatı normalmiş gibi algılıyorum. Ahtem Çiygöz’ün mahkemesi sona erdikten ve hakimler mahkeme kararı almaya çekildikten sonra tatil yapma fırsatım oldu. Gerçeği söylemek gerekirse (tatil süresince) bu iki hafta ben çok sıkıldım. Aksiyondan normal hayata geçmek çok zor.

 

Hayat Radyosu: Sır değilse nerede tatil yaptınız?

Nikolay Polozov: Kırım işgal altındayken orada tatil yapmak bence yanlış, orada çalışmak gerek. Bu yüzden Avrupa’ya gitmiştim.

 

Hayat Radyosu: Kendi protestolarını sergilemek isteyen Kırım Tatarlarına ne tavsiye ederdiniz?

Nikolay Polozov: İlk önce her insanın kendisini ve ailelerini koruması gerektiğini söyleyebilirim. Açık protestolara çıkmaya çağırmak provokasyon olur. Bu doğru değil. Kalbinizde vatanınıza sadık kalmalısınız, çocuklarınıza bu duyguyu iletmelisiniz ve gerçekte nelerin yaşandığını bunun bir işgal olduğunu, er yada geç sona ereceğini anlatmalısınız ve umudunuzu korumalısınız.

Kırım Tatarlarının vatanlarına dönmek için yürüttükleri barışçıl mücadelenin büyük deneyimi kaybedilmemeli. Milli hareket emektarlarının gençleri buna dahil etmeleri gerekli, çünkü Sovyetler zamanında mücadele eden insanlar hala içlerinde o kıvılcımı koruyor, ama Ukrayna zamanında büyüyen Sovyet baskı makinesinin zulmünü kendi üstlerinde hissetmeyen gençler, bu durumda baskı makinesinin geri geldiği anda ne yapılmak gerektiğini tam anlamıyorlar. Barışçıl mücadele deneyimimi yeni nesle aktarmak gerekiyor.

 

Hayat Radyosu: Kendi deneyiminizi oğlunuza aktarıyor musunuz? Kırım’da olanları anlatıyor musunuz?

Nikolay Polozov: O sadece 10 yaşında. Siyasetle çok ilgilenmiyor. Ancak bununla birlik dünya düzeni hakkında, Rusya hükümeti hakkında sorular soruyor. Bana göre topyekûn yalan şartlarında, hakikat mutlak bir değerdir.

 

Hayat Radyosu: Oğlunuzun avukat olup sizin işinizi devam ettirmesini ister miydiniz?

Nikolay Polozov: Kendi yolunu kendi seçmeli diye düşünüyorum. Avukat olmak isterse gerekli desteği vermeyi hazırım. Ancak bu çok zor bir iş. Başka bir şey yapmaya karar verirse hiç üzülmem.

 

Hayat Radyosu: Aileniz için korkmuyor musunuz?

Nikolay Polozov: Rus yönetimin aile üyelerimi kovuşturmaya tâbi tutacak kadar alçalmayacağını umuyorum. Ancak biz bazı örnekleri görüyoruz. Örneğin Navalnıy’in eşine ve çocuklarına karşı baskılar uygulanıyor. Tabi ailemin güvenliği konusu ilk önce geliyor.

 

Hayat Radyosu: Rusya’daki siyasi davaların Ukrayna’daki siyasi davalardan bir farkı var mı? Ülkelerimizin hareket ettiği yollar ne kadar farklı?

Nikolay Polozov: Burada en önemli farkı anlamalıyız; Ukrayna’da az çok adalet var, hakimler çoğu zaman toplumda kabul gören, hükümetin çıkarına olmayan kararlar alıyor, Rusya’da ise böyle bir mahkeme yok, sadece yürütme gücünün bir ek parçası var, yukarıdan gelen herhangi bir kararı onaylamaya hazır, cüppe giymiş insanlar. Buradaki en önemli fark; Ukrayna’da bağımsız mahkeme var. Evet, bunu Avrupa'nın medeni standartlarına çıkarmak için çok işiniz var, ama Rusya’da bu bile yok. Bence bu en önemli fark.

 

Hayat Radyosu: Sizce Rusya’daki son seçimler ne gösterdi?

Nikolay Polozov: İnsanlarda artık çaresizlik sendromu gelişti. Putin rejiminin uzun süreceğini anlıyorlar. Onlarda ise bir şey değiştirmek için ne kaynak ne de zaman var. Bu bana Sovyetler zamanını hatırlatıyor. Son seçimler insanların ülkede bir şey değiştirmeye meyilli olmadığını gösterdi.

Kremlin şimdiden Cumhurbaşkanlık seçimleri kampanyasını başlattı. Açıkça görülüyor ki 2018 yılında Putin yine Devlet Başkanı seçilecek. Gerekli oy sayısı da toplanacak, çünkü insanlar ona bir alternatif görmüyor. Kremlin için seçimlere katılma oranını yüksek tutma çabası söz konusu, çünkü insanların Putin’i isteyerek seçtiğini göstermek önemli olacak.

 

Hayat Radyosu: Sizce bu sistem kaç yıl dayanabilir?

Nikolay Polozov: Bunu söylemek zor. Yarın da olabilir 20 sene sonra da. Yeni sömürgecilik düşünce yapısını Kremlin'in hem iç hem de dış siyasette kullanmaya çalıştığı açıkça görülüyor ve bunun sonuçları çok kötü olacak. Bana göre Putin rejimi Rusya’nın düşmanı. Bu insanlar iktidarda bulunmanın anlamını ve amacını sadece hırsızlıkta görüyor. Korkarım ki ülke için bu çok kötü sonuçlar doğuracak.

 

Hayat Radyosu: İşinizi bırakıp yurt dışına gitme imkanınız olsaydı bunu yapar mıydınız?

Nikolay Polozov: Çok sıkılırdım. İnsanın sürekli hareket içinde olması, yararlı bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyorum. Belki yaşlanınca, anılarımı bir kitaba dökmek için… O zaman göreceğiz.

 

Hayat Radyosu: Avukatlık dışında başka nelerle uğraşmayı seviyorsunuz?

Nikolay Polozov: Balık tutmayı seviyorum. Moskova’nın yakınlarında Volga nehri (Yukarı Volga) kenarında yazlık evim var. Zamanım olunca oraya gitmeyi balık tutmayı seviyorum. Çok güzel balık avladığımı söyleyemem ama bu insanı çok rahatlatıyor, düşüncelerini yeniden düzene sokmaya yardım ediyor.

 

Hayat Radyosu: Özgür Moskova, Kırım ya da Kiev... Siz hangisini seçerdiniz?

Nikolay Polozov: Tabii ki Moskova’da doğup büyüdüğüm için, ben özgür Moskova’yı seçerdim. Benim tüm faaliyetlerim Moskova’yı özgürleştirmeye yönelik, ama bu Kırım ve Kiev’i özgür görmek istemediğim anlamına gelmiyor.

 

Hayat Radyosu: Kiev dışında Ukrayna’da başka nerelere gittiniz?

Nikolay Polozov: Maalesef başka hiçbir yere gitmedim. Boş zamanım çok az. Lviv'i, Odesa’yı memnuniyetle ziyaret ederdim. Ukrayna topraklarında yaptığım tek seyahat, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun oğluyla arabada yaptığım seyahatti. Ukrayna'nın doğusundaki sınırı geçerek Kiev’e kadar arabayla gitmiştik. Umarım zaman bulup Ukrayna’yı daha yakından tanıma fırsatım olur.

 

Hayat Radyosu: Birkaç kelimeyle Kırım Tatarlarını, Rusları ve Ukraynalıları tanımlayabilir misiniz?

Nikolay Polozov: Kırım Tatarları içlerinde kızgınlığın olmadığı insanlar. Baskıya, onlara karşı yapılan tüm kötülüklere rağmen onlar hırçınlaşmadılar. Ukraynalılar ise tamamen özgür millet, onların vücutlarının içinde özgürlük var onu hiçbir şeyle boğamazsın. Ruslar ise büyük bir ülkenin insanları. Rusya'nın muazzam genişliği mantalitelerinde hissediliyor. Smolensk bölgesinden Uzak Doğu’ya kadar gitmek için saatlerce gitmen gerekiyor, Ruslarda bu genişlik hissediliyor.

 

Hayat Radyosu: Kırım Tatarlarına karşı açılan davalar ve diğer siyasi tutuklulara karşı açılan davalar arasında ne tür farklılıklar var?

Nikolay Polozov: Kırım’daki durum tamamen spesifik. Vatanseverleri hainler yargılıyor. Bu bayağı farklı bir durum. Rusya’da böyle bir şey yani yabancı devletin vatandaşlarının hakim, savcı statüsü elde etme durumu daha önce hiç olmadı. Onlarda kendi yurttaşlarına daha sert davranmak için ekstra motivasyonlar var. Daha önce hiçbir yerde böyle bir şey görmedim. Maalesef Kırım’da bu durum mevcut. Bana göre oradaki baskı seviyesi Ukrayna’ya ihanet ederek Rusya’ya geçenlerin yeni yönetimin gözüne girmek istemelerine bağlı. Bunu izlemek çok zor, bir zamanlar Ukrayna milli marşını dinlerken elini kalbine koyan insanlar şu an vatansever insanları hapislere atıyor, ancak tarihte böyle olaylar mevcut. Bana göre bu insanlar ihanetlerinin cezasını çekecek.

 

Hayat Radyosu: Şu an Kırım’da sonuçları zaten belli olan davalar yürütülüyor. Kırım Tatarları ve Kırım Tatarlarının avukatları için davayı sonuna kadar yürütmek prensip olarak önemli. Sizin için de bu önemli. Sizin için bu yapılan Kırım Tatarlarına yardım mı yoksa sisteme karşı gelmenin bir yolu mu?

Nikolay Polozov: Ben bu faktörleri bir bütün olarak görüyorum. Sistem olmasaydı, Kırım Tatarlarına yardım etmek gerekmezdi, kimse onlara dokunmazdı. Son senelerin olayları, işgal altında gerçekleşen olaylar Kremlin tarafından teşvik edildi. Maalesef, bir avukatın bu sisteme karşı mücadelesinde çok az şansı var. Ama bana göre benim sağladığım palyatif yardımım (olayı kamuya duyurmak, insan hakları ihlalleri kayda geçirmek)  bile çok önemli. Belki şu an biz bu insanlara yardım edemiyoruz, ama her şey geçici. Bana göre daha sonra şu an işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarlarına zulmedenleri cezalandırmak daha önemli.

 

Hayat Radyosu: Radyomuzun adı “Hayat”. Sizin için hayat nedir?

Nikolay Polozov: Benim için bu kendini ifade etmenin bir yolu. Bana göre insan her zaman yaratıcılık, sanat demek. Ben kendini ifade etme yolunu hayatın anlamı olarak görüyorum.

QHA