KİEV (QHA) -

Tam 10 yıl önce (2007) 13 Eylül tarinde Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Hakları Bildirisi kabul edildi. Estonya İnsan Hakları Enstitüsü uzmanı, Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Daimi Forumu eski üyesi Oliver Loode, Kırım Tatar halkının kamu diplomasisinin gelişme düzeyini değerlendirerek saldırgan devleti ne kadar etkilediğini analiz etti.


 
QHA: Kiev’i birçok kez ziyaret ettiniz, “İşgalin İkinci Yılı” konulu konferansa da katılmıştınız. Bu kez Kiev’e hangi sebeple geldiniz?
 
Oliver Loode:
Kiev’e Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Hakları Bildirisi’nin kabul edilmesinin 10. yılı ve uzman olarak katıldığım Kırım Tatar diplomasisi projesinin tamamlanması dolayısıyla geldim.


 
QHA: Günümüzde 2017 yılında Kırım Tatarlarının kamu diplomasisinin gelişme düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Oliver Loode:
Benim için kamu diplomasisi; uluslararası dinleyicilerin komünikasyonu, yani Kırım Tatarlarının uluslararası diplomasisi, Kırım Tatarlarının BM, Avrupa Parlamentosu ve diğer uluslarası alanlarda duyurdukları konulardan oluşuyor. Kırım’da insan haklarının daha fazla çiğnenmesine rağmen son iki yıl içinde olumlu bir gelişme gözlemliyorum. Buna mukabil uluslararası etkinliklere katılanlar Ukrayna’nın ana kısmındaki Kırım Tatarları, aktivistler, politikacılar hayli profesyonel ve etkili kamu diplomatları oluyor. Kırım Tatarlarının 2016 ve 2017 yıllarında BM Yerli Halklar Forumu’na daimi katılımıyla karşılaştırılırsa ciddi bir gelişme görünüyor. Bu yıl Foruma katılan Kırım Tatar heyetinde gençler dahil daha fazla üye vardı.

 

QHA: Kırım Tatar diplıomasisinin coğrafi sınırları nereye kadar uzanıyor?
 
Oliver Loode:
Coğrafi olarak oldukça büyük bir bolgeyi kapsıyor, ama bazı öncelikli doğrultular var. Onlardan biri Birleşmiş Milletler, ayrıca İnsan Hakları Konseyi, Avrupa Birliği ve batı devletleri. Bunun dışında stratejik öneme sahip olan Türkiye’yi ayrıca ABD ve Kanada’yı da bu gruba eklerdim. 


 
QHA: Ukrayna, desteklerinin etkili olması için köklü halk olarak Kırım Tatarlarını ne kadar destekliyor?
 
Oliver Loode:
Tarihi olarak 2014 yılına kadar çok az destek vardı. Kırım Tatarları, New York’ta yapılan BM forumlarında çok sık Ukrayna’yı eleştiriyordu. 2014 yılından sonra Ukrayna’nın resmi politikası Kırım Tatarları açısından iyi yönde değişti. Ama bugüne kadar geçmişin hayaletleri de etkisini sürdürüyor. New York’ta BM forumlarına katılan Ukraynalı diplomatlar yerli halklar ile ilgili mekanizmaların nasıl çalıştığını, Kırım Tatarlarının yanı sıra Ukrayna için genel olarak bu halkla ilişkilerini belli bir sinerji içinde gerçekleştirmek için nasıl imkanlara sahip olduğunu anlamıyor. Ukrayna’nın uluslararası alanlarda Kırım Tatarlarını daha üst düzeyde desteklemesini istedim. Bu bir eleştiri değil, ilerleme görülüyor ama Kırım Tatarlarının konuşma yapması ve kendilerini temsil etmesinde ilerleme daha fazla.


 
QHA: Ukrayna, Kremlin’in esirlerinin kaderini kolaylaştırmak için ne yapabilir? Kendi yasalarını ve imzaladığı sözleşmeleri yerine getirmesı için saldırgan devleti nasıl etkileyebilir?
 
Oliver Loode:
Bu zor bir soru. BM düzeyinde uluslararası faaliyetler ve Kırım’da lokal düzeyde olayların gelişmesi arasında doğrudan bir bağlantı belirlemek zor. Sonuçta işgalci devlet Rusya’nın davranışını belirleyen birçok unsur var. Ama Kırım Tatarları ve Ukrayna’nın aktif uluslararası faaliyetleri sayesinde Kırım’daki baskıların sayısı -hiçbir (sert) direniş de olmadığından- olabildiğince daha az. 


 
QHA: Kırım Tatar kamu diplomasisi Avrupa’da ne kadar etkili?
 
Oliver Loode:
Kırım Tatarlarının ciddi ortakları var ve onlardan biri, milletvekillerinin Kırım Tatarlarının yanında olduğu Avrupa Parlamentosu. Avrupa Parlamentosu’nun bazı kararları Kırım Tatarlarını desteklemenin yanı sıra Kırım Tatarlarının Kırım’ın köklü halkı olarak tanınmasını da sağladı. Ayrıca Parlamenterler Meclisi ve Avrupa Konseyi’nde de Kırım Tatarlarına yönelik iyi tutumlar söz konusu. Baltık ülkeleri Estonya, Letonya, Litvanya ile doğrudan ilişkileri var.
 
Avrupa Birliği’nde kendilerini Kırım Tatarlarını daha küçük ortağı olarak gören ülkeler var, ama bunun jeopolitik sebepleri söz konusu.


 
QHA: Ukrayna yönetimi, Kırım Tatar kamu diplomasisinin etkili araçlar bulması için gereken her şeyi yaptı mı?
 
Oliver Loode:
Kırım’ın işgalinden sonra Ukrayna Parlamnetosu’nun ilgili kararı kabul ederek Kırım Tatarlarını köklü halk olarak tanıması olumlu bir şey. Ve şimdi doğrudan Kırım Tatarlarının haklarıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Henüz bir sonuç çıkarmak için erken, her şeyin nasıl gelişeceğine bakmak lazım. Bildiğim kadarıyla bu dönemde parlamento ilgili konuları inceleyecek, bundan dolayı gelişmeleri takip edeceğiz.


 
QHA: Camala’nın Eurovision’daki zaferi gibi zaferler sayesinde dünyada Kırım Tatarlarının bilinirliğinin artması ve mücadelemize daha fazla katılım olması beklenebilir mi?
 
Oliver Loode:
Kuşkusuz evet. Camala, Kırım Tatarlarını dünyada daha fazla tanınır hale getirdi. Kültürel diplomasi, diplomasinin çok perspektifli alanıdır, bu Kırım Tatarlarını saldırgana elinde silahla direnmek yerine daha uygar yöntemleri kullanan kültürlü bir halk olarak gösteriyor. Bunun doğru bir yol olduğu kanaatindeyim.


 
QHA: BM’de Kuzey Sami Sözleşmesi’nin kabul edilmesi, köklü halk Kırım Tatarlarının savunmasına yardımcı olabilir mi?
 
Oliver Loode:
Kırım Tatarları, Norveç, İsveç vew Finlandiya’nın köklü halkları olan Saam halklarının deneyiminden birçok şey öğrenebilir. Devlet olarak Ukrayna’nın BM Yerli Halklar Hakları Bildirisi’ni sistematik ve bütünsel olarak hayata geçirmesi önemli. Kırım Tatarlarının BM Bildirisi’nde belirtilen haklara sahip olacağına dair hala şüphelerim var.


 
QHA: Dünya toplumunun dikkatini yerli halkların sorunlarına çekmek için Ukrayna ve Avrupa’da nasıl etkinlikler yapılıyor?
 
Oliver Loode:
Etkinlikler Nisan 2017’de başladı ve Ağustos ayında devam etti, 13 Eylül tarihi ise BM Bildirisi’nin doğum günü. BM uzmanları ABD’de Colorado Üniversitesi'nde bir araya gelerek bahsi geçen bildirinin hayata geçirilmesi ile ilgili durumu ele almayı planlıyor. Bununla birlikte Kiev’de Yerli Halkların Hakları Bildirisi’nin kabul edilmesinin yıldönümü ilk kez resmi düzeyde kaydedilecek. Çeşitli konuların ele alınacağı seminerler, basın toplantıları düzenlenmeyi planlıyoruz. Bu geleneğin gelecekte de devam edeceği ümidindeyim. Bu Kırım Tatarları için neden çok önemli? Çünkü söz konusu Bildiri, 3. maddesinde yerli halkların kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu net olarak belirtmektedir.


 
Söyleşi: Eskender Ganiyev ve Aleksandr Voronin

QHA