KİEV (QHA) -

("Türkiye’nin tutumu kararlı: Kırım'ın işgali yasa dışıdır"  başlıklı, 2008-2016 yıllarında Ukrayna’nın Türkiye Büyükelçisi olan Sergey Korsunskiy'in röportajının devamıdır. İlk bölümü okumak için: http://qha.com.ua/tr/roportajlar/quot-turkiye-nin-tutumu-kararli-kirim-in-isgali-yasa-disidir-quot/153101/)

 

 

Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlara Türkiye katılmadı ve Rus uçağının düşürülmesinden sonrasında yaşanan krizin haricide her zaman Rusya'yla yakın işbirliğini sürdürdü. Dört milyon Rus turist, ülkeler arasındaki ticaret hacmi, Rus doğalgazına olan bağımlılık... Ukrayna bunlara karşı ne önerebilir?

Sergey Korsunskiy: Güzel soru. En başta tarihi gerçekler ve ilişkilerin her düzeyinde hakikat bizim tarafımızda. Rusya ve Türkiye ilişkilerinin derinlere indiğimizde sadece durumsal ortak olduklarını görürüz. Onlar rakipler, ayrıca askeri açıdan birbirlerine karşı gelen ülkeler, çünkü Türkiye NATO üyesi, Rusya ise NATO’yu en büyün düşman olarak görüyor.

Ukrayna ise Türkiye için sadece dost ülke olmakla kalmıyor. Özellikle ben görev yaptığım sırada ülkelerimizin Stratejik Ortaklık Sözleşmesini imzalamaya karar verdikleri için çok mutluyum, bu olay 2011’de gerçekleşti. Bu sözleşmenin hazırlık aşamasının tüm yönlerini açıklayamam, ancak bu sözleşme çok zor çalışmalar sonucunda ve Türkiye’de hem parlamento hem de hükümet dahilinde Ukrayna’ya destek veren insanların ortaya çıkması sayesinde imzalandı. Bu Türk siyasi yelpazesinde Rusya'yı “dengelemek” için kullanabileceğimiz en etkili araç.

Örnek veriyim... Kiev’e yaptığı ziyaretlerinden birinde Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Parlamentosu’nu ziyaret etti. Parlamento Başkanıyla yaptığı görüşme sırasında, bizim tarafımızdan Ukrayna Parlamentosunda “Türkiye ile dostluk grubu" ne kadar milletvekilinden oluşuyor denildi. Buna cevaben Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki “Ukrayna dostluk grubunun” 550 milletvekilinden oluştuğunu söyledi. Tabi ki bu bir mecazdı, ama kabul edin çok isabetli bir mecazdı.

Hem Ukrayna’da hem de Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarları, ülkelerimizin stratejik ilişkilerinin gelişmesi ve oluşmasına büyük katkı sağladılar. Biz düzenli buluşuyorduk. Her zaman onların desteğine güvenebileceğimi biliyorum. Ukrayna Cumhurbaşkanının, Büyükelçilik ve Ukrayna Dışişleri Bakanlığının, Kırım Tatar halkının iki temsilcisi olan Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı, yapımcı ve yönetmen Zafer Karatay ile Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi Disiplin Kurulu ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu üyesi, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı’nın "Ukrayna Bağımsızlığının 25. Yıl Dönümü Madalyası" ile ödüllendirilmesi önerisini desteklediği için çok gururluyum.

Bize ayrıca anne babası veya büyük anneleri, dedeleri Kırım’da doğan Kırım Tatarları, Ukrayna kanunları uyarınca "Diaspora Kimliği" alabilme konusunda yardımcı olunması için başvurmuşlardı. Bu soruyu Kiev’de gündeme getirdik. İlk önce bazı sorunlarla karşılaştık, ama daha sonra başvuruları kabul ettiler ve anladığım kadarıyla sorun çözüldü.

 

“Ukrayna Türkiye için, aralarında siyasi çelişkilerin olmadığı bir dost ve ortak…”

Sekiz sene boyunca Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Refat Çubarov’la çok yakından çalışma şerefine nail oldum. Cumhurbaşkanı Erdoğan yemin töreninde, Mustafa Aga ile ben, Ukrayna'nın doğusunda askeri çatışmaların yoğunlaşmasından dolayı törene gelemeyen Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’yu temsil ettik.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin'in katılımıyla Ankara’da gerçekleşen Dünya Kırım Tatar Kongresi önemli bir olay oldu. Bu etkinlik Kırım’ın işgali ile ilgili Kırım Tatar örgütlerinin uluslararası eylemlere geçmesi konusunda başlangıç oldu. Zamanında  Kiev’in desteğiyle, özellikle bizim Büyükelçiliğimiz, Rusya’nın Kırım Tatar sorununu yalanlarla boğmasına izin vermemek ve Avrupa ile ABD’de bizim Kırım konusundaki ortak tutumumuzla ilgili şüphe duyulmaması için, dünyadaki tüm Kırım Tatar ve Ukraynalı toplulukların çabalarını bir araya getirmek için belirli adımlar atmıştı. Rusya’nın eylemlerini kesin olarak kabul etmediğimizi ve protesto ettiğimizi özellikle Avrupa başkentlerinde ve ABD’de göstermek çok önemliydi.

Ayrıca iş arkadaşlarımın desteği olmadan tüm bunların gerçekleştirilmesinin mümkün olamayacağını vurgulamak istiyorum. Biz bir takım gibi çalıştık. Büyükelçiliğin çabaları önemli ölçüde elçilik çalışanlarının çabalarıyla tamamlandı. Ayrıca, şu anki Ukrayna yönetimi için Kırım konusu ve Kırım Tatarlarına yardım konusunun her zaman öncelikli konulardan biri olarak gündemde kaldığını vurgulamak istiyorum. Ülkemizde savaş devam ediyordu, biz de bu çok sınırlı şartlarda elimizden gelen her şeyi yapıyorduk.

Çok zor bir iki buçuk sene oldu, ama Türkiye’nin 2014’te BM Genel Kurulu’nun Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü öngören bildirisinin desteklemesi, sonra Kırım Tatar Milli Meclisi’nin yasağını kınaması ve işgal edilen Kırım'da düzenlenen Rusya Devlet Duması seçimlerini tanımamasında Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının, Ukrayna resmi temsilcilerinin yaptığı sayısız ziyaretlerin ve Türkiye siyasi elitlerinin Rusya’ya karşı her zaman dikkatli olması gerektiğini net anlamalarının büyük katkısı var. Yakın zamanda Türkiye, BM Genel Kurulu’nun Kırım’da insan hakları durumuna ilişkin kararı da destekledi ve ilk kez saldırganı, saldırgan olarak adlandırdı.

Ukrayna Türkiye için, aralarında siyasi çelişkilerin olmadığı bir dost ve ortak. Örneğin, diğer ülkelerden Türkiye’ye gelen turistlerin sayısında düşüş olmasına rağmen, geçen sene Ukrayna’dan rekor sayıda turist Türkiye'yi ziyaret etti; bir milyondan fazla. Sadece ilk baharda, büyükelçilikte yaptığımız görüşmede, otelciler ve turizm acentalarıyla fiyat indirimi konusunda anlaşmıştık. Mayıs ayında iki ülke Cumhurbaşkanı ülkeler arası vizesiz kalma anlaşmasını 90 güne çıkarma konusunda anlaştı. Her şey hayata geçirildi. Beş yıldır Ankara-Kiev direk uçuşların uygulanması konusunda da görüşmeler yapılıyordu, bunlar da gerçek oldu. Daha önce de Türkiye Havayolları Herson’a, Kırım’a olabildiğince yakın olan noktaya uçmaya başlamışlardı. Dostluk, karşılıklı destek ve dürüst ortaklık... Tüm bunları biz Rusya'nın çabalarına rağmen Türkiye ile ilişkileri kurarak sağladık.

 

“Kırım Tatar halkının geleceği parlak”

Tabii ki yapılacak çok şey var. Kırım Ukrayna’ya dönene kadar, hiçbir çabamız fazla değil, durmaya hakkımız yok. İki taraflı ilişkiler çerçevesinde sırada serbest ticaret anlaşması ve askeri teknik alanda büyük ortak projelerin hayata geçirilmesi var. Uluslararası düzeyde, uluslararası mahkemelerde Rusya’ya karşı açılan büyük davalar var. Bunların arasında Kırım’daki insan haklarıyla ilgili dava da mevcut. Rusya işlediği suçlar yüzünden hesap verecek.

...Biliyor musunuz, Ankara’da Kırım Tatar gençleriyle birlikte gece Eurovisiyon şarkı yarışmasını izlediğimiz ve sonra Camala’nın zaferini kutladığımız zaman, ben bu güzel, özgür, iyi eğitim almış, enerji dolu genç kızlar ve erkeklere bakıyor, “Kırım Tatar halkının geleceği parlak” diye düşünüyordum. Ukrayna ve Türkiye hiçbir zaman bu halkı zorda bırakmayacak. Özgürlük kazanıldığı zaman Kırım Tatarlarının kendi ünlü şarkılarında söylediği o “Güzel Kırım”ı yeniden inşa edecek insanlar olacaklar.

QHA