KİEV (QHA) -

Ukrayna Başbakanı'nın Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu Yardımcısı İvanna Klimpuş-Tsintsadze, QHA’ya verdiği demeçte, geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından kabul edilen Kırım kararının Kırım ile ilgili diplomatik görevlerin yerine getirilmesini kolaylaştıracağını ve insan hakları durumunun gözlemlenmesi için yarımadaya uluslararası gözlemcilerin erişiminin sağlanmasının da Ukrayna’nın mücadelesinde ilaveten önemli bir araç olacağını, Rusya’nın söz konusu belgeyi dikkate almak zorunda olacağını ifade etti.

 

 
İvanna Orestovna (Klimpuş-Tsintsadze’nin baba adı) BM Genel Kurulu’nda kabul edilen Kırım kararı hukuki açıdan bağlayıcı bir belge. Söz konusu kararın kabul edilmesi, Kırım’ın işgaline son verilmesi konusunda hangi pratik adımlara geçilmesini sağlar?
 
- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun söz konusu kararı, bizim ısrar ettiğimiz formülasyonda, Rusya Federasyonu’nun işgalci olarak kabul edildiğini belirten kararı kabul etmesi ileriye doğru büyük bir adım. Bu, BM Genel Kurulu’nun ilgili kararına dayanmamızı ve kararı da Kırım’ın işgaline son verilmesi sürecine geçilmesi olanağını sağlayacak  hukuki bir belge olarak kullanmamızı sağlıyor.

Günümüzde somut adımlarla Kırım’ı işgalden kurtarmak üzere hazırlanan yol haritasına geçiş üzerinde çabaların odaklanması için çeşitli uluslararası kuruluşlar çerçevesinde, ortaklarımız ile aktif şekilde temas kuruyoruz.

 
Rusya yönetimi, Kırım meselesinin kapalı bir mesele olduğunu birçok kez açıklamıştı. Ama uluslararası toplum, Kırım kararını kabul ederek bunun böyle olmadığını, Kırım meselesinin çözülmediğini bir kez daha göstermiş oldu…
 
- Rusya’nın böyle bir kararın BM Genel Kurulu’nda inceleneceğini hiç beklemediğini düşünüyorum. Rusya, bunu yapabilen ülkelerin söz konusu kararı desteklememesi için aktif çalışmalar yaptı.
 
Rusya, istediğini düşünebilir ama bir anda uluslararası hukuku ve tüm yükümlülüklerini ihlal ettiğini kabul etmek zorunda kalacak. Şimdi Rusya, “siyaha” “beyaz”, “beyaza” “siyah” türünden kanıtlar uyduruyor. Örneğin onlar yeni tarih uydurdu, Belovej Sözleşmesi’nde Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı özerk cumhuriyet olmasına ilişkin maddenin olmadığını ileri sürdü. Ve nedense Rusya’nın görüşüne göre bu Rusya’ya Kırım üzerine hak idda etme yetkisi veriyor. Ama Rusya tarafından uydurulan argümanların tutarlı tarafı yok, hem hukukçular hem uluslararası uzmanlar hem de ortaklar bunu belirtiyor.


 
İşgale son vermenin yol haritasına gelince, rehinelerin serbest bırakılmasına mı ya da uluslararası misyonunun erişimine mi öncelik verilecek?
 
- Rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik çalışmalar hiç durmadı. Ve paralel olarak Kırım’a uluslararası kuruluşların misyonlarının gönderilmesi ile ilgili görüşmeler de yapıyorum. Örneğin, insan hakları ihlalleri durumunu gözlemleyebilecek ve bize, uluslararası kuruluşlara ve uluslararası kuruluşlara üye ülkelere Kırım’daki olaylar ile ilgili objektif bilgiler sunmamıza yardımcı olacak insani teşkilatların misyonlarının gönderilmesi için uğraşıyorum. Bu, Rus yönetimin yarımadada yaptığı kanunsuzluklardan vatandaşlarımızı korumak için işbirliği yapılmasını sağlayacak, biz Kırımlıları Ukrayna vatandaşı olarak kabul ediyoruz.


 
Yakın zamanda Kırım’da hangi uluslararası kuruluşların misyonlarının faaliyet göstermeye başlayacağı şimdiden açıklanabilir mi?

 
- Günümüzde görüşmeler devam ediyor, bundan dolayı ilk olarak hangi kuruluşun faaliyete başlayacağını söylemek zor. Gözlemin  siyasi kuruluşların misyonları değil, Kızılhaç gibi insani kuruluşların misyonları tarafından başlatılması ihtimali var. Yani bu yönde adım adım ilerleyeceğiz.
 
Hem Ukrayna Parlamentosu hem Dışişleri Bakanlığı tarafından AGİT, BM, Avrupa Konseyi ve ortak ülkelere bulunabilecek tüm başvurularda bulunduk. Şimdi misyonunu kurulmasını desteklemeye ve mali açıdan katılmaya hazır olanları, hukuk uzmanları sağlamaya hazır olanları bulmalıyız. Çünkü misyon kurulması ile ilgili kararın yanı sıra misyona ihtiyaç duyduğu araçların sağlanması kararı da olmalı. Bu fikri ilerletmeye yardımcı olacak ülkeleri bulmalıyız. Tek başımıza hiçbir şeyi ilerletemeyiz.


 
Rusya’nın BM’de veto hakkını, AGİT’te fikir birliği kuralını kötüye kullanarak Ukrayna ile ilgili tüm konuları bloke ettiği dikkate alınırsa gerekli kararların kabul edilmesi sağlanabilir mi?
 
- Evet, Rusya’nın temsil edildiği ve karar kabul edilmesi için fikir birliği kuralının kullanıldığı kuruluşlarda Kırım’a bir misyon gönderilmesi ile ilgili kararların kabul edilmesini sağlamamız çok zor. Rusya’nın söz konusu kuruluşlarda Belarus, Kazakistan gibi diğer üye ülkeler ile işbirliği yaptığı açık. Söz konusu ülkelerin BM’de nasıl oy kullandığını görüyoruz. Onların kendi toprak bütünlüğü için bir tehdit olmasına rağmen onların şimdilik Rusya’nın söylediklerine göre hareket ettiklerini görüyoruz.


 
Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemiil Kırımoğlu, işgal altında yaşayan insanların, baskılardan kaçınarak insan hakları durumu ile ilgili gerçekleri söylemekten korktuklarından dolayı uluslararası misyonların Kırım’da yanlış bilgilendirme ile karşılaşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bir seçenek olarak Kırımoğlu, Kırım’a nüfus arasında hızlıca araştırma yapmayan uzun vadeli misyonların gönderilmesi teklifinde bulundu.
 
- Biz bunu dikkate alıyoruz. Evet, yarımadaya uzun vadeli misyonların gönderilmesini istiyoruz. Kırım’ın işgaline son verilmesi konusunda Kırım Tatarlarıyla yakından temas içindeyiz.


 
Rusya’nın kendi toprağı olarak gördüğü Kırım’a gözlem misyonlarının erişimine izin vermeyeceğine dair korkular var. Bu engellerin aşılmasını sağlayacak bir mekanizma var mı?
 
- Onlar  misyonların erişimine izin vermek zorunda kalacak. Biz bu misyonların yetkisi için mücadele edeceğiz.
 
Bilindiği gibi Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 19 Aralık tarihinde yapılan 65. oturumunda “Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehrinde (Ukrayna) İnsan Hakları Alanındaki Durum İle İlgili” kararı oy çoğunluğuyla kabul etti. Karar için yapılan oylamada 70 ülkenin heyeti “evet” oyunu kullanırken 77 ülke heyeti çekimser kaldı. Geleneksel olarak Rusya, Belarus, Sırbistan, Çin, Ermenistan ve bazı Afrika heyetleri dahil 26 ülkenin heyeti oylamada “hayır” oyunu kullandı.
 
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun İnsan Hakları Komitesi, 15 Kasım tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) şehrinde (Ukrayna) insan hakları durumuna ilişkin kararı kabul etti. Karar için aralarında Türkiye, ABD, İngiltere, Polonya, Romanya, Moldova’nın da dahil olduğu 73 ülke “evet” oyu kullanırken, 23 ülke karşı çıktı, 76 heyet de çekimser kaldı. Karara karşı çıkan ülkeler arasında Rusya ve Belarus da yer aldı.
 
Kararda Rusya işgalci ülke olarak, Kırım, işgal edilen bölge olarak kabul edildi. BM söz konusu Kırım kararını kabul ederek, insan haklarının ihlal edilmesini, Rus işgalci yönetim tarafından Kırım Tatarları, Ukrainler ve diğer etnik ve dini grup mensubu olan geçici işgal altındaki Kırım sakinlerine yönelik ayrımcı tedbir ve uygulamaları kınamış oldu.
 
Tatyana İvaneviç

QHA