LVİV (QHA) -

Kırım’ın işgali ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile ilgili makaleyi yayınladıktan sonra tutuklanan blog yazarı Yuriy İlçenko 11 ay Akmescit nezarethanesinde tutuldu.

Haziran 2016’da ev hapsi kararı çıkarılan İlçenko, elektronik kelepçeyi keserek Ukrayna’nın ana kısmına kaçmaya başarmıştı.

Yuriy İlçenko, QHA muhabirine verdiği demeçte, Rus işgali altındaki Kırım’dan kaçtıktan sonra hayatında neler değiştiğini anlattı.

QHA: Kırım’dan kaçtıktan hemen sonra basın kuruluşlarının ilgi odağı oldunuz. Ancak zaman geçtikçe bu ilgi azaldı. Sizce bu durum neye bağlı?

Evet, en başta bir sürü basın konferansı yapıldı, Kiev’de daha sonra Lviv’de. Sivil etkinliklere, televizyon ve radyo programlarına konuşmacı olarak davet ediliyordum.

Ancak, çok zaman geçmeden, tutumumun çok fazla radikal olduğu ima edilmeye başlandı. Hatta etnik düşmanlık körüklemeye yönelik olduğu söylendi. Tabi ki, ben durumda FSB’nin de bana aynı suçlamaları doğrulttuğunu hatırlıyordum. Ancak bana göre, nefret, bizde eksik olan şey. Tarihe bakılırsa, Ruslar Ukrainler ve Kırım Tatarlarına karşı o kadar çok kötülük yaptı ki, onlardan nefret etmekte haklıyız.

QHA: Lviv’in siyasi hayatına katıldınız mı?

Evet, bu süre içinde ben “Rus Karşıtı Cephe” isimli sivil örgütü kaydetmek istedim. Çoğu insan, “Putin Karşıtı Cephesi” adını kullanmam gerektiğini konusunda tavsiyelerde bulundu. Ama ben bu ifadeyle aynı fikirde değilim. Rusya olduğu gibi bizim düşmanımız, Ruslar da olduğu gibi bizim içim düşman. Muhalif olan küçük grubun var olması, hiçbir şey değiştirmiyor. Genel olarak bakılırsa çoğu Rus Kırım’ın işgalini ve Donbas’taki çatışmaları onaylıyor.

QHA: Sonuçta örgütünüze hangi adı verdiniz ve onu resmi olarak kaydetmeye başardınız mı?

Örgütün adını değiştirmeye ben reddettim. “Rus Karşıtı Cephe” isimli sivil örgütünün kaydedilmesi ile ilgili iki kez ret cevabını aldım. Gerekçe olarak örgütün amaçları kısmında gösterdiğimiz Ukrayna dilin, kültürün ve topraklarının korunması gibi hedeflerin bizim uzmanlığımız olmadığı gösterildi.  Adalet temsilcisi, anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Birinci kez başvuruyu reddettikleri zaman bize yaptığımız teknik hatalarımız gösterildi. Onları düzelttikten sonra ikinci başvuruyu yaptığımız zaman bize cevap bile verilmedi. 7 Aralık’ta, doğum günümde beni aradılar ve başvurumuzun reddedildiğini söylediler, yazılı belge bile verilmedi. Ama düşünürsek, gönüllü taburlar da ilk önce anayasamıza uygun değillerdi, ama onlar olmasaydı Rus birliklerinin şu an Kiev veya Lviv yakınlarında konuşlandırılabilirlerdi.

QHA: Son zamanda yürüttüğünüz faaliyetler sadece “Rus Karşıtı Cephe”yi kurmakla mı ilgiliydi?

Sivil faaliyetleri yürütüyordum. Bunun dışında “Kırım’ın nasıl geri alabiliriz”, “Kırım, Dondas Ukrayna’nın toprakları”, “Lviv’de edebiyat akşamları” programlarının sunucusuydum. İlk iki program yurt dışındaki insanlara Ukrayna’da neler olduğunu anlatmak amacıyla, hem Ukraince, hem de Lehçe çekiliyordu. Tabi ki bunlar elbette gönüllü olarak yapılıyordu. “Savaşırsak Kazanırız” örgütünün üyeleri bana örgütünün başkanı olmaya teklif etti, çünkü tutumumu beğenmişlerdi. Ama devamlı bir işim olmadı. O sırada, mehrum annem çok hastaydı ve onu bakımsız bırakamıyordum.

QHA: Ailenizi Kırım’dan Ukrayna ana kısmına çıkardınız. Şu an Lviv’teki hayatınız nasıl geçiyor?

İlk önce biz dört metre karelik bir oda kiralıyorduk. Orada duş bile yoktu. Oradan Nikolayev köyüne taşındık, ama oradaki şartlar da korkunçtu. Su boruları kesilmişti, ısıtma yoktu. Bir süre böyle yaşamaya mecbur kaldık. Anladığınız gibi, elimizde olan her şeyi Kırım’da bıraktık ve buraya parasız taşındık. Daha sonra aktivistlerinin yardımıyla, yardım merkezinde bir oda bulmaya başardık, şu an hala orada yaşıyoruz, maalesef annemsiz. O çok hastaydı ve Şubat ayında vefat etti. Bu ailem içi büyük bir kayıp oldu.

QHA: Yürüttüğünüz sivil faaliyetlerinizi anlatır mısınız?

2016 Kasım ayında Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile buluştum. Buluşmamız çok samimi geçti. Ben uzun zamandan beri onunla bir araya gelmek istiyordum, ve Kiev’deki basın toplantısına gidemediğim için üzgündüm, ama Kasım ayında onunla buluştuk, o bana uzun zaman ayırdı, bütün akşam Kiev’deki Meclis’in ofisinde konuşmuştuk. O çok iyi insan, güçlü auraya sahip ve çok karizmatik. Ama o, benim aksime Kırım’ın silahsız geri alınabileceğine inanıyor. Onun bu konudaki iyimserliğini ben çok kıskanıyorum.

Mustafa Aga ile biz Kırım Tatar dilin yeniden güçlenmesi, Kırım Tatar okul ve yuvaların açılışı hakkında konuştuk. O dünyada Kırım Tatar dilinde eğitim veren okulun hiç olmadığını doğruladı. Kırım’ın geri alınması, siyasi tutukluların sorunlarını, ve Arsen Cepparov ile Ahtem Çiygöz’le görüşmem hakkında konuştuk.

QHA: Diğer siyasi tutuklularla görüşüyor musunuz? Örneğin, Rus hapisten çıkmaya başaran Genadiy Afanasyev’le.

Yakın zaman önce, Kırım’da yasa dışı tutuklanan gençlerden biri benimle iletişim kurdu. Birkaç mesaj attıktan sonra o internetten çıktı.

Genadiy Afanasyev’a gelince, o iktidar yanlısı bir insan. Dikkat ettiyseniz, sadece o ve daha belli birkaç kişi sadece uluslararası konferanslarına davet diliyor. Beni, mesela Kırım’la ilgili bu tür etkinliğe hiç davet etmediler. Benim anlatabileceğim çok şeyim var. Ancak çoğu insan benim kesin tutumumdan hoşlanmıyor. Maalesef, onlar biz zavallıyız, çok korkuyoruz, Putin’in bize saldıracağını bekliyoruz gibi “sızlamalardan” hoşlanıyor. Ben bu tutumundan hoşlanmıyorum. Cumhurbaşkanımızın yaptıkları bence yetersiz. Açıkça söyleyebilirim, ben seçimlerde, ona oy vermedim, ancak Kırım’ı geri alırsa sonraki seçimlerde ona oy vereceğimi söylemiştim.

 

QHA: Daha önceki röportajda Lviv’de askerlik şubesine kayıt olacağınızı söylemiştiniz. Bunu yaptınız mı?

Aslında bu hikaye uzun uzun anlatılmalı, ama ben kısa olarak özetlemeye çalışacağım. Askerlik şubesine geldiğim zaman bana deliyi görmüşler gibi baktılar. Sığınmacılara, ne zaman kadar askerlik şubesine kayıt olmam gerektiğini, onlar ne zaman kayıt oldu gibi sorular sorduğumda, bana şaşkın bakış atıyorlardı ve “biz hala kayıt olmadık” diyorlardı. Maalesef bu çoğu sığınmacının tutumu.

Ben şu ana yedekte bulunuyorum. Eylül 2016’da ben Yarovskoy poligonundaki tatbikata katılmıştım, çünkü ben Ukrayna vatandaşıyım, ve yasalara uymalıyım, askerlik hakkındaki yasalar da buna dahil. Çoğu iç sığınmacı, askerlik şubesine kayıt olmuyor. Bence bu durum aşağılayıcıdır, ve bu tür sığınmacılar devletten yardım almamalı.

QHA: Sizce Kırım ne şekilde geri alınabilir?

Bence Kırım sadece küresel çatışma çıkarsa geri alınabilir. Nüfuz alanları yeniden paylaşılmaya başladığı zaman Kırımın geri alınabileceğini düşünüyorum.

Şu an uygulanan yaptırımlar komik. Rusya’ya kaşı uygulanan yaptırımlar, örneğin tüm Rus vatandaşlarına vize verme yasağı uygulansaydı etkili olurlardı. Örneğin sadece Rus muhaliflere vize verilebilir, ancak yine de hepsine değil. İktidara karşı olanlara deği, Kırımve Donbas’ın işgaline karşı çıkanlara, Ukrayna toprak bütünlüğü destekleyenlere vize verilebilir. Örneğin Navalnıy’den bize ne fayda, o Kırım’ı geri vermeyi düşünmüyor ki. Bu kadar başka kimsenin girişine izin verilmesin. Yalnızlaştırmayı hissetsinler.

 

QHA: Şu an nelerle uğraşıyorsunuz?

Birkaç yabancı dil bildiğim için, şu an ben özel dersler veriyorum. Dil eğitimi verebildiğimi doğrulayan sertifikalarım var. Ayrıca çocuklara özel ders veriyorum. bu bena çok zevkli geliyor.

QHA: Gelecekle ilgili ne planlarınız var?

Ukrayna devletinin gelişiminde,dünyada Ukrayna hakkında olumlu imaj oluşturmakta payımın olmasını isterdim. Ukrayna Dışişleri Bakanlığının ve Milli Eğitim Bakanlığının çalışmaları çok ilgimi çekiyor. Ukrayna’daki Ruslaşmanın durdurulmasını ve Ukrainleşmenin başlamasını, ayrıca Kırım Tatar dilinin güçlendirilmesini istiyorum.

Eskender Ganiyev

QHA