ANKARA (QHA) - 26 Mart 2018 -

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Andriy Sıbiga (Andrii Sybiha), Rusya'nın işgal altındaki başta Kırım Tatarları olmak üzere insan hakları ihlalleri, baskılar, yasa dışı gelişmelerin Türkiye'de daha iyi anlatılması gerektiğini savundu. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk toplumun işgali kabul etmediğini ve bundan memnuniyet duyduklarını vurgulayan Büyükelçi Sıbiga, "1944 Kırım Tatar Sürgününü hatırlatmak istiyorum. Bu soykırımdı. Ve tarih tekerrür ediyor. Şimdi de de-facto etnosid (Kültürel Soykırım) yapıldığını görüyoruz." diye konuştu.

Rusya'nın işgal ettiği Kırım'da da yasa dışı şekilde düzenlediği Başkanlık seçimleriyle ilgili QHA'da yayınladığımız ilk röportajın devamı olan bu röportajda Ukrayna Büyükelçisi Sıbiga, işgalle birlikte adeta korku yarımadasına çevrilen Kırım'da başta Kırım Tatarları olmak üzere orada yaşanan hukuksuzlukları, baskıları ve özellikle Türk toplumunun Kırım'da yaşananlara karşı verdiği tepkiyi anlattı.

 

Türk toplumununun hassasiyetini hissetiklerini belirten Büyükelçi Sıbiga, "Ayrıca şunu görüyoruz ki, özellikle herhangi bir trajedi ile ilgili olaylar gündeme geliyor" ifadeleriyle de önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Medyanın gücü. 

Büyükelçi Anriy Sıbiga ile  gerçekleştirdiğimiz röportajın ikinci bölümü:

 

- Türk toplumu genelde Türkiye dışında yaşayan Türklerle ilgili yakın zamanda olsun, uzak zamanda olsun hep bir hassasiyeti olmuştur. Kırım'da yaşanan insan hakları ihlalleri, baskılar çok açık şekilde ve Kırım yarımadası adeta bir korku yarımadasına dönüştürülmüş vaziyette. Türk toplumundan beklenen tepki geliyor mu? Türkiye Cumhuriyeti zaten desteği söz konusu Ukrayna'ya ve işgali tanımıyor ama Türk toplumu sizce olaya ne kadar hakim ve bu ne kadar önemli?

-  Ankara’nın, Türkiye’nin Kırım Tatarlarının haklarının korunması ile ilgili olarak işgal edildikten sonra Kırım’da meydana gelen olaylara resmi tepkisi çok güçlü, net ve pragmatik olmuştur. BM’de Kırım’daki insan hakları durumu ile ilgili alınan kararlara Türkiye tarafından verilen destekten başlayıp Kırım’ın işgalini ve örneğin saldırgan veya işgal yönetimi tarafından Kırım Tatar Milli Meclisi’nin yasaklanmasının kabul edilmemesine ilişkin net ve kati açıklamalara kadar. Yani Ankara (yönetimi) hayli sert ve tutarlı tepki veriyor ve biz de buna çok değer veriyoruz. Tüm bunlar da günümüzde yarımadada baskı ve kovuşturma hedefi haline gelen Kırım Tatarlarının haklarının korunmasına yansıyor. 

Türk toplumunun farkındalığına gelince...Türk toplumunun Kırım’da olan acıyla dayanışmasını, Türk halkının destek ve dayanışmasını hissediyoruz. Ama bence biz, günümüzde Kırım’da olanlar hakkında (onları) daha çok bilgilendirmeliyiz. Sayıları 60’tan fazla olan siyasi tutsaklar, Kırım Tatar milli hareketi aktivistlerinin kaybolması, babaları tutuklanan ve aileleriyle birlikte olma imkanından mahrum bırakılan çocukların kaybolan çocuklukları (söz konusu). :Bu insanlar yasa dışı şekilde tutuklandı ve hala yasa dışı şekilde tutukevlerinde tutuluyorlar, işkencelere maruz kalıyorlar. Ayrıca şunu görüyoruz ki, özellikle herhangi bir trajedi ile ilgili olaylar gündeme geliyor, oysa insan hakları durumu ile ilgili konuların sürekli gündemde olmasını, ister Türkiye’de, ister başka bir ülkede (olsun) toplumun gerçek durum hakkında bilgi sahibi olmasını isterdik. Bu meydana gelebilecek daha büyük trajedileri önlemek için çok önemli.

"1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ SOYKIRIMDI VE TARİH TEKERRÜR EDİYOR"

"1944 Kırım Tatar Sürgününü hatırlatmak istiyorum. Bu soykırımdı. Ve tarih tekerrür ediyor. Şimdi de de-facto etnosid (Kültürel Soykırım) yapıldığını görüyoruz. Kırım nüfusunun yapısı değiştiriliyor, Kırım Tatarları vatanlarını terk etmeye zorlanıyor, Rusya’dan Kırım’a başka milliyetlerden insanlar getiriliyor ve bu insanlar yarımadanın (demografik) yapısını değiştiriyor. Ve tüm bunlar tabii ki Kırım’daki insan hakları durumunu olumsuz etkiliyor."

 

" KIRIM TATARLARININ ACISI TÜRKİYE'DE BAŞKA YERDE OLMADIĞI KADAR HİSSEDİLİYOR"

"Türk toplumu çok merhametli bir toplum. Ve burada, başka hiçbir yerde olmadığı kadar (hissediliyor). Kırım Tatarlarının acısı başkalarının acısı olamaz formülü (söz konusu).  Burada bu farkediliyor, bunu görüyoruz. Pratik desteği hissediyoruz ve bu çok önemli. Kırım’daki Kırım Tatarlarının durumu hakkında objektif bilgi yayma konusunda Kırım Derneği Genel Merkezi Başkanı Mükremin Bey (Mükremin Şahin) başta olmak üzere Türkiye’de faaliyet gösteren Kırım Tatar dernekleri çok büyük ve önemli bir rol oynuyor.  Günümüzde objektif bilgi alma ve değerlendirme imkanı sunan çok sayıda etkinlik düzenleniyor."

 

BÜYÜK TRAJEDİLERİN OLMAMASI İÇİN MEDYA BÜYÜK ROL OYNUYOR

"Ve tabii ki basın. Medya aracılığıyla sürekli bilgilendirme de büyük rol oynuyor. Bugün enformasyon bir silah ve Kırım’da daha büyük trajedilerin olmamasının güvencesidir. Bilginin sürekli olarak alınması, yayılması ve aydınlatılması çok önemlidir. Ayrıca cezanın kaçınılmazlığı duygusunun saldırganı, işgalci yönetimi terketmemesi de çok önemli. Ve er ya da geç bunun olacağını, yani Kırım’da acı çeken Kırım Tatarları ve diğer vatandaşlarımıza karşı işlenen suçların cezasız kalmayacağını ümit ediyorum. İşgalcileri er ya da geç Lahey’deki uluslararası mahkemenin beklediğinden eminim."

 

-Medyanın gücünden bahsettik, propgandadan bahsettik Kırım'da bu yasa dışı seçimler gerçekleştirilirken... Ama belli de bir grup var ki küçük bir zümre... Bunlar Rusya yanlısı hareket ediyorlar ve bunların Türkiye'deki uzantılarının kolay bir şekilde medyada yer alabildiğini ve bunların Rusya tarafından desteklenip öne sürüldüğünü görüyoruz, propaganda amaçlı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz ve ayrıca Kırım Derneğinden de bahsettiniz, onlarından desteğinden. Yine bu konuda nasıl irtibatlı bir çalışmanız var?

-"Günümüzde ayrıca Rusya’nın medeni dünyaya yönelik küresel hibrit enformasyon savaşına tanıklık ediyoruz. Ve bu küresel hibrit enformasyon savaşının unsurlarını Türkiye’de de görüyoruz. Bunlar, Russia Today gibi, burada Türk dilinde yayınlanan Sputnik gibi sözde enformasyon kanallarıdır. Ama ben kendim için Rus televizyonunun nasıl seyredilmesi gerektiği ile ilgili bir kanıya vardım. Çok basit. Yani hakikat aslında onların objektif enformasyon olarak lanse ettiklerinin tam zıttıdır. Onları seyredince gerçeklerin aslında tam zıttı olduğunu anlıyorsun. Maalesef onların televizyonu ancak bu şekilde ve sadece propaganda olark algılanabilir. Bu bağlamda Kırım’ın objektif enformasyon alanına entegre olması çok önemli."

 

KIRIM TATAR DERNEKLERİYLE İŞBİRLİĞİ

"Kırım Tatar dernekleri ile işbirliği konusuna gelince... Türkiye’de faaliyet gösteriyorlar ve çok güçlüler ve Türk vatandaşı olup etnik açıdan kendisini Kırım Tatarı olarak tanımlayan çok sayıda insanı birleştiriyor, konsolide ediyorlar. Bu dernekler, Kırım Tatar halkının haklarının korunması ile ilgili hayli aktif çalışmalar yürütüyorlar. Hem doğrudan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ile temas kurarak, hem Büyükelçiliğimizle ortak etkinlikler düzenleyerek, sürekli etkileşim içinde bulunarak destek veriyorlar. Kırım’daki olayları net bir şekilde değerlendiren bu derneklerle -onlara anaakım (mainstream) dernekler (diyorum)- ortak yaptığımız son etkinlik tam da Kırım’ın işgalinin yıldönümü ile ilgiliydi."

 

RUS YANLISI İÇİ BOŞ DERNEKLER

"Fakat son zamanlarda Türkiye’de kendisini Kırım Tatar dernekleri olarak lanse eden ama onların aslında “Moskova ya da Kremlin’in kulakları” olduğunu bildiğimiz sözde dernekler etkinleştiler.

Onlar Kırım’ın işgalinin kabul edilmesine yönelik propaganda aracı olarak faaliyet gösteriyorlar. Onlar anaakım Kırım Tatar derneklerin faaliyetlerine zarar veriyorlar, faaliyetlerini yaymak için Ukrayna’dan da şahısları kendi çalışmalarına çekiyorlar. Bunları görüyoruz, bunların farkındayız. Yine öyle adlandıracağım, mainstream Kırım Tatar dernekleriyle yaptığımız işbirliğinin çok etkili olması ve etkisinin hayata geçirdiğimiz ortak projelere yansıması bizi çok sevindiriyor ve bunun için çok teşekkür ediyoruz.

Sözde lider Sel beyefendinin (Ünver Sel) liderliği ya da şemsiyesi altında faaliyet gösteren söz konusu marjinal Kırım Tatar derneklerinin provokasyon faaliyetleri yürütmeye çalıştığını, Türkiye vatandaşlarını işgal altındaki Kırım’da yürütülen faaliyetlere çekmeye çabaladığını, Kırım’ın yasa dışı işgal yönetimiyle temaslarda bulunması amacıyla Türkiye’ye gelmesini sağlamaya çalıştığını, Ukrayna mevzuatına aykırı olarak işgal altındaki Kırım’a yasa dışı ziyaretler gerçekleştirdiğini net bir şekilde görüyoruz. Onların faaliyetlerinin hem propaganda hem de açık Kırım Tatar karşıtı unsurlar içerdiğini söyleyebilirim, çünkü onlar bu tür faaliyetleriyle kendi halklarına karşı çalışıyorlar."

QHA