KİEV (QHA) -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da eşsiz Kırım Tatar tarihi anıtı Hansaray’da yapılan sözde restorasyon çalışmalarının işgalci yönetim tarafından özellikle gizlenmesi, Kırım Tatar tarihinin bu eşsiz abidesinin yok olma tehdidi altında olduğunu düşünen uzmanların şüphelerini güçlendiriyor.

 

İşgalcilerin Kırım'da asırlık Kırım Tatar mirası Hansaray'da tadilat adı altında yaptıkları tahribata ilişkin birçok yerden tepki yağıyor.

 

QHA’ya konuşan Bahçesaray Tarih ve Kültür Milli Parkı’nın eski Müdürü Elmira Ablâlimova, Ekim 2017’den şimdiye kadar Hansaray’da neler yaşandığını, yaşananların kasıtlı bir eylem mi yoksa düşüncesizlik mi olduğunu, yapılan çalışmaların gerçekten restorasyon çalışmaları olup olmadığını anlattı.

 

 

QHA: Büyük Han Camii'nin özelliği nedir?

 

Elmira Ablâlimova: Büyük Han Camii, Hansaray kompleksinin en eski yapılardan biri. O 1532 yılında Kırım tarihinin olağanüstü şahsiyetlerinden biri, inanılmaz derecede yetenekli ve büyük reformcu olan I. Sabih Giray’ın zamanında inşa edildi. Başlangıçta cami kubbeliydi, ancak 1736'da Rus Mareşal Minih'in emiriyle çıkarılan yangın sırasında cami çok hasar gördü ve yeniden inşa edildi. Cami çatısı kiremitlerle döşendi ve tepesine alem dikildi. Hansaray kompleksine dahil olan yapılar restorasyona uzun zamandır ihtiyaç duyuyor. Ancak yapılması gereken restorasyondu,  tadilat adı altında tarihi yapının yok edilmesi değil!

 

Restorasyon, tarihsel materyale maksimum koruma sağlamak ve çok az miktarda müdahale etme anlamına geliyor. Restorasyon çalışmalarından önce incelemeler yapılır, bu çalışmalar sırasında tahribat, deformasyon derecesi, toprağın, temellerin, binanın yapısal parçasının vb. durumları, nitelikleri belirlenir. Uzmanlar (arkeologlar, restoratörler) çalışmaların ne şekilde, ne büyüklükte yapılması, hangi teknolojilerin, inşaat malzemelerin kullanması gerektiği yönünde tavsiyeler verir.

 

Uzmanların vardığı sonuçlara göre proje hazırlanır, söz konusu projenin de ilgili organların onaylamasından geçmesi gerekir.

 

 

QHA: Büyük Han Camii’nde hangi çalışmalar yapıldı?

 

Elmira Ablâlimova: Kavramların manipüle edildiğini görüyoruz. “Restorasyon” veya “rekonstrüksiyon” yapıldığını söylüyorlar, belgelere göre “acil müdahale çalışmaları” yapılıyor, ancak gerçekte ise yapılanlar modern yapı malzemeleri ve teknolojilerinin kullanımıyla yapılan sıradan tamir çalışmaları. Uzmanlık çalışmalarınınyapıldığını söylüyorlar, ancak bu uzmanlık sadece projenin tahmini maliyeti ile ilgili!

 

Şu an çatıdaki kiremitler ve kiriş yapısı tamamen, caminin tavanı da kısmen söküldü.

 

Neden tüm bunlar söküldü? Buna ihtiyaç duyuluyor muydu? Hangi yetkili çatının sökülesine izin verdi? Neden o zamana uygun yöntemler değil de, modern yöntemler kullanılıyor? Araştırmaların, incelemelerin sonuçları nerede?

 

 

QHA: Şu an kış mevsimi, sürekli yağmur ve kar yağıyor. Yapıyı yağışlardan korumak için gerekli önlemler alındı mı?

 

Elmira Ablâlimova: Yapının üstünde muşamba ve tahtalardan yapılmış geçici kaplama var, ancak bu yapının yağışlardan korunmasını garanti etmiyor. Kasım ayının başında yağan yağmurdan sonra sular binanın içine girdi, nem caminin zeminine sızdı. Mihrap hala hiçbir şeyle korunmuyor! Binanın güney ve batı cephesinde, Ömer Usta tarafından 18. yüzyılda yapılmış rasimleri hala açıkta! Kirişlerin sökülmesi ağır inşaat araçları(!) yardımıyla yapıldı, o sırada Han Camii’yle bitişik olan Han mezarlığının baştaşları sadece muşambalarla örtülmüştü! Üstelik bunlar sadece görebildiklerimiz!

 

 

 

QHA: Yani demek yapılanlar restorasyon olarak adlandırılamaz…

 

Elmira Ablâlimova: Evet. Ayrıca bunlar bizin tarihi mirasımızın kasıtlı olarak yok edildiğini gösteriyor! Halkımızın kültürüne saygı duyulmadığını gösteriyor. Sökülen kiremitler, kirişler, Han Camii’nin tavanının söküldüğü esnada barbarca yıkılan duvarların parçaları müzeye sevk edilmeli. Ancak kirişler nedense kesilmiş. Kirişlerin denetimini kim yaptı? Kirişler neden kesildi? Bu kararları kim alıyor?

 

Elimizde olan belgelerde kiremitlerin bir kısmı “tarihi değeri olmayan parçalar” ve duvarlardan sökülen taşları ise “önemsiz taşlar” olarak tanımlanıyor. Bunu hayal edebiliyor musunuz? Ayrıca bu belgeleri imzalayanlar arasında hiçbir bilim adamı, restoratör bulunmuyor!

 

 

 

Geleneksel restorasyon teknikleri yerine modern inşaat teknikleri kullanılıyor, beton dökülüyor, inşaat demiri kullanılıyor.

 

 

QHA: Bu barbarca davranışların sonuçları ne olabilir?

 

Elmira Ablâlimova: Bu inşaat çalışmaları hem Büyük Han Camii’nin hem de tüm saray kompleksinin tarihi değerinin yok olmasına yol açacak.

 

 

Bizin tarihi belleğimiz 1783 yılında gerçekleşen Kırım’ın ilk Rus işgalini hatırlıyor. O işgal yüzünden çoğu soydaşımız şu an vatanları dışında yaşıyor!

 

 

Tarihi belleğimiz Kırım Tatar aydınlarının yok edildiği 1917 yılındaki olayları da hatırlıyor!

 

1944 yılını hatırlıyoruz ve sürgünen sonra Vatanımızın, kültürümüzün, anıtlarımızın başına gelen her şeyi hatırlıyoruz! Mezarlıklar yok edildi, mezar taşları tuvaletlerin, duvarların, çitlerin, evlerin yapımı için kullanıldı. Camiler iyi durumdaysa depo veya domuz çiftliklerine çevrildi, kötü durumdaysa havaya uçuruldu.

 

 

Şu an bizim elimizde, Karadeniz ile Baltık denizi arasındaki topraklarda gerçekleşen süreçleri etkileyen devletimizin sembolü Hansaray’ımız var! Birleşmeliyiz ve işgalcilerden onun yok edilmesini durdurmayı talep etmeliyiz!

QHA