KİEV (QHA) -

Kırım Vakfı Başkanı, Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi Riza Şevkiyev ile yaptığımız sohbet hayli ilginç oldu çünkü o Kırım’ın işgali sırasında meydana gelen olaylara tanıklık etti.

Riza Şevkiyev, konuşmasında tank namlularının korkusuz eylemcilere doğrultulduğunu hatırlıyor. Anılarında, Rus askerleri tarafından çevrilmiş Angara (Perevalnoye)  köyündeki askeri üssün resmi henüz çok taze. Oraya Ukraynalı askerlere yemek götürdüğünü söylüyor.

Mitingleri, FSB sorgulamalarını atlatan Şevkiyev sorgulamalardan birinde Rusya tarafına geçen eski Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) görevlileriyle karşılaştığını hatırlıyor. Görevlilerden birine Şevkiyev hainleri kimse sevmediği için kariyerinin orada bittiğini söylüyor.

 

QHA: Sayın Şevkiyev, 23 Şubat 2014’te Numan Çelebicihan’ın anısına yapılan mitingi anlatır mısınız?

Miting sırasında, ülkede bir şeyler olduğu hissediliyordu. Maydan (Euromeydan) olayları Ukrayna toplumunu çok sarsmıştı. Bu olaylardan dolayı mitinge çok insan geldi, meydan neredeyse doluydu. Orada Kırım hükümetine yönelik farklı açıklamalar yapılıyordu. O zaman bizim Kırım hükümetinden çok şikayetimiz vardı.

 

QHA: Kırım Tatarları yerel yetkililerden neden şikayetçiydi?

Genel olarak, Kırım Tatar halkının Kırım devlet organlarında, özellikle milletvekilleri ve hükümet arasında yeterince temsil edilmediği konusunda şikayetimiz vardı. Kırım’daki sayımıza göre, parlamento ve hükümette yeterince kadroya sahip değildik. SBU ve savcılık gibi kolluk kuvvetlerinden bahsetmiyorum bile.

Kırım’daki durumla ilgi kaygı hissi insanları meydana inmeye zorladı. Orada, Akmescit merkez meydanında Lenin anıtının yıkılması konusunu gündeme getien insanlar vardı. Ben de o anıta karşıydım, biz onu daha önce de kaldırmaya çalışmıştık, ama o gün zaman uygunsuzdu. Bu Kırım Tatar Milli Meclisi’nin özel kararı değildi, başkan konuşma sırasında kendi fikrini söylemişti.

 

QHA: Ukrayna hükümetine kotaları değiştirmek için başvurmuş muydunuz?

Bu sorular her sene tartışılıyordu, ama maalesef konuşmalardan ileri gidilmiyordu. Yuşçenko zamanında bile, ‘Rus Birliği’ havaalanı yolunu kapatarak onu yarımadaya almadıktan sonra biz ona Kırım yolu açtık. O zaman birkaç kişi gelmiştik, kalabalığın içinden Ukrayna’nın gelecek cumhurbaşkanına yolu açmıştık.

Ancak o Cumhurbaşkanı olduktan sonra, verdiği sözleri yerine getirmedi ve halkımızı desteklemedi. Biz ona inanmıştık o ise boş bir balon gibiydi. Diğer Cumhurbaşkanlar da gelip gidiyordu ama hissedilen yardım bize yapılmıyordu.

 

QHA: 26 Şubat mitinginde neler yaşandı anlatır mısınız?

O gün olağanüstü oturum sırasında Kırım Parlamentosu milletvekilleri ayrılıkçı kararları kabul etmeye hazırlanıyordu. Buna izin vermemek için, o zaman birçok insan parlamento binası önünde toplanmıştı.

Rus yanlısı miting tarafından yapay bir kalabalık oluşturuldu, Kırım’ın çeşitli yerlerinden otobüslerle insanlar getiriliyordu. Çoğunlukla tabi Akyar’dan (Sivastopol) gelenler vardı. Orada Aksyonov’un çetesi toplanmıştı. Aldığımız bilgilere göre onlar Rus deniz piyadelerini sivil kıyafetlere büründürüp mitinge yolluyorlardı. Ayrıca silahlı yasa dışı birlikler de mitingde yer alıyordu. Onlar çok sayıda insan toplamayı başardı, sayılarını neredeyse bizim sayımızla eşitlediler. Kendi siyasi görüşlerini genelde “Rus dünyası” ismi altındaki kampanyalarda gösteriyorlardı, kendi üstünlüklerini sergilemek için, özellikle biri onlara içki teklif ettiğinde. Bu konularda onlar ittifak halindeydi.

 

QHA: O gün, Çubarov ve yardımcılarıyla birlikte düzeni koruyan ve eylemciler arasında çatışmaları engellemek için koridor oluşturan pek çok polis görevlisi vardı, değil mi?

Bu soru KTMM’de tartışıldığı zaman, ben ve birkaç kişi daha Kırım Parlamentosu önünde miting yapma konusunda karşı görüş bildirmiştik. Çünkü “Rus Birliği”nin miting düzenlemek istediği hakkında bilgimiz vardı. Ve onlar orada olacaklarsa, ortak eylem yapılamayacaktı. Zira provokasyonlar meydana gelebilirdi. Çatışma başlatılabilir, morgtan ceset getirip ortalığa bırakarak bizi suçlayabilirlerdi veya birini öldürebilirlerdi. Biz o zamanda Rus gizli servislerinin varlığını hayli hayli hissediyorduk, ben kavga başlatıp sonra herşeyi bizim üzerimize atabileceklerini söylemiştim.

Başka bir yerde miting düzenlemeye, önce KTMM’nin önünde toplanmayı daha sonra nerede protesto başlatacağımıza karar vermeyi teklif etmiştim.

Biz o zaman Lenin meydanında toplanıp orada çadırlar kurarak uzun süreli protesto eylem başlatabilirdik. Ama olmadı, çünkü çoğumuz Kırım Parlamento binası önünde miting yapma kararını uygun görmüştü.

Evet biz Çubarov ve Aksyonov ile birlikte koridor oluşturuyorduk, çünkü kimse çarpışma olmasını istemiyordu. Daha sonra ben megafonu Çubarov’a verdim, insanlarla konuşarak durumu kontrol edebilsin diye.

 

QHA: Rus yanlısı eylemciler Kırım Tatarlarına yabancı cisimler fırlatıyor muydu?

O taraf bizi kışkırtıyordu, su şişeleri atarak, hakaret ederek. Tabii ki bizim taraftan da cevap olarak şişeler atılıyordu. Ruslarda zaten her millet için kendi hakaret kelimeleri vardır. Özbeklere ‘hayvan’, Ukraynalılara ‘hohol’ veya ‘banderovets’ diyorlar. Bizi Sovyetler döneminde hayli revaçta olan ‘hain’ kelimesi ile damgalıyorlardı, çünkü 1944 Sürgününden sonra bunu duymak bizim için fazlasıyla kırıcıydı.

Miting sırasında “Tatarlar Kırım’dan defolun!”, “Kırım - Rus toprağı” sloganlarını bağırıyor, bayraklarını ve sopalarını sallıyorlardı. O gün otobüslerle getirilen ‘Rus dünyası’ yanlılarına Kırım Parlamentosu binasının arkasında bedava votka dağıtılıyordu. Saldırganlaşsınlar diye özellikle sarhoş ediliyor, Tatarların hükümeti ele geçirmek ve Rusları kesmek istediklerine dair iddialar dile getiriyorlardı.

Ama biz her zaman şiddetsiz mücadele prensibine göre hareket ediyorduk, dolayısıyla hiçbir şiddet eylemi gerçekleştirmedik.

 

QHA: Sizce, neden o gün Kırım Tatarları, Kırım Parlamento binası önündeki meydanı terk etmişlerdi?

KTTM Başkanı Refat Çubarov kan dökülebileceğinde korkmuştu, ona kalabalık içinde otomatik tüfekli insanların bulunduğu  bildirilmişti.

1993 yılında kalabalık bir grup Kırım Parlamentosu binasına girmişti. Orayı ele geçirebilir Kırım’da milli özerklik talep edebilirdik, ama o zaman buna izin verilmedi. 2014’te de biz parlamento binasına girebilirdik, sayımız yeterince fazlaydı, binayı ele geçirebilirdik, ama kurbanların olmayacağı konusunda garanti veremiyorum. Belki  o zaman her şey farklı olurdu. Şimdi tahmin etmek zor.

Belki Kiev, Kırım’da sıkıyönetim uygulardı, özerklik hakkındaki yasayı kabul ederek ayrılıkçı hükümetinin kıçına tekmeyi basardı. O zaman biz Rus askerlerinin yarımada topraklarına girme ve yasa dışı referandum düzenleme olasılığını yok etmiş olurduk. O zaman referandum yapmak için gerekli hiçbir sebep olmazdı.

Kremlin, bizim sözde herkesi öldürmek, kesip biçmek için sokağa çıktığımızı anlatarak, Rus nüfuzu için ideolojik atmosfer oluşturdu. Ve tabii ki insanlar, barışçıl eylemler düzenlediğimizi anlamayarak korkmaya başladı.

Kırım Tatarlarının olası “canilikleri” hakkında yürütülen Rus propagandasından sonra, Kırım halk milisi önderi Samvey (gerçek adı Armen Martoyan) kolaylıkla birçok gönüllü topladı.

Kırım Parlamentosu binasını ise Rus özel timi ele geçirdi. Bundan sonra yasa dışı referandum düzenleyerek Kırım’ın Rusya’ya bağlama kararı alındı.

Devam edecek...

Röportaj: Elina Sulima

QHA