KİEV (QHA) -

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, QHA’ya verdiği demeçte 40 binden fazla Kırım Tatar ailesinin, ikinci Kurultay’ın hazırlık ve organizasyon çalışmaları sayesinde 1944 sürgününün ardından yarımadaya dönüşünü ve o esnada yaşananları anlattı.

QHA: İlmi Bey, siz Kırım Tatar Milli Hareketi Teşkilatının (OKND) kurucularından birisiniz. Kırım’da yapılan 2. Kırım Tatar Milli Kurultayına hazırlık çalışmaları hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?

İlmi Ümerov: Mayıs 1989'da Kırım Tatar Milli Hareketi Teşkilatı veya kısaca OKND kuruldu. Daha önce yalnızca inisiyatif grupları vardı, yani insanlar kendi inisiyatifleriyle milli hareketin aktivistleri oluyorlardı, oysa mayıs 1989'da belirli bir hiyerarşinin bulunduğu bir teşkilat ortaya çıktı. Kırım Tatar halkının seçilmiş temsil organının - Kurultay'ın bir prototipi haline geldi.

Kurultay seçimlerinin hazırlanması ve yürütülmesine ilişkin tüm organizasyon meselelerinin yanı sıra çeşitli belgelerin hazırlanmasını da OKND üzerine aldı. Buna ek olarak ben de 1990'da hala var olan Kırım Tatarlarının sorunlarını aydınlatan "Avdet" gazetesini organize ettim.

 

QHA: “Avdet” gazetesinin 2. Kurultay toplantısına hazırlık çalışmalarında ne tür bir katkısı oldu?

İlmi Ümerov: Sadece 2. Kurultaya hazırlık aşamalarını yayınlamıyordu, aynı zamanda taslak belgeler yayınlanıyor, halk arasında müzakereler yapılıyordu. Daha sonra ele aldığımız çok sayıda temenni ve mektuplar alıyorduk.

QHA: 2. Kurultay’da hangi önemli karar alındı?

İlmi Ümerov: Ulusal egemenlik bildirgesi ve Kırım Tatar Milli Meclisi tüzüğü de dahil olmak üzere Kurultayda kabul edilen tüm belgeler. Bunlar daha önce projeler şeklinde yayınlanıyordu ve halka açık tartışmalar yapılırdı.

 

QHA: Sovyetler Birliği'nin dört bir yanına dağılmış olan Kırım Tatarlarını nasıl toplamayı başardınız?

İlmi Ümerov: Şimdi bunu anlatmak kolay, ama o zaman bu muazzam bir çabayla oldu. Kırım Tatar Milli Hareketi Teşkilatı, tüm Kırım Tatarlarının yanı sıra bu teşkilata katılmak isteyen milli hareket aktivistlerini kapsıyordu.

Daha Sovyetler Birliği varken, "tüm birlik toplantıları" gibi kavramlarımız vardı. Bu toplantılar, Kırım Tatarlarının yaşadığı bütün bölge ve cumhuriyetlerde yapılıyordu. Doğal olarak, OKND’nin tüm üyeleri, Kurultay delegelerinin seçim hazırlıklarında aktif rol aldı.

Kurultay delegelerini birkaç aşamada seçiyorduk. İlk aşamaya "seçmenlerin seçilmesi" adı verildi, yani 50 kişiden 1 seçmen seçildi. Sonra seçmenler bölgesel konferanslarda bir araya gelerek organizasyon komitesinin belirlediği kotayla Kurultay seçiyordu. Kurultay'da bir delege bin kişiyi temsil ediyordu.

Organizasyon Komitesi, yalnızca 250 delege olmasına karar verdi, delegeler Sovyetler Birliği topraklarından seçiliyorlardı.

 

QHA: Kimler Kurultay delegesi oldu?

İlmi Ümerov: Hepsini tanıyordum. O zamanın Kurultay delegeleri Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, şimdiki Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, “Avdet” gazetesinin şimdiki editörü Şevket Kaybullayev, siyasi mahkumlar Reşat Ablayev ve Sinaver Kadırov, 1987 yılında Moskova’da yapılan toplu eylemlerin organizatörü olan ağabeyim Bekir Ümerov. Ben de Kurultay delegesiydim.

 

QHA: İkinci Kurultay'da aktif olarak görev alan örgütlerin yanı sıra, onu engellemeye çalışan Kırım Tatar grupları da vardı. Bu teşkilatlar hakkında bilgi verir misiniz?

İlmi Ümerov: 1917 yılında yapılan ve 1918’de Bolşevikler tarafından yok edilen ilk Kurultaydan uzun yıllar sonra halefler olarak 1991 yılında 2. Kurultayı gerçekleştirdik.

Tüm Kırım Tatar toplumsal hareketlerinden sadece bir tanesi Kurultayın geri gelmesine karşı çıktı ama onun da aktif bir faaliyeti söz konusu değildi.

Ve şimdi, Kırım Tatar halkının Kurultayının yüzüncü yıl dönümü kaydedilirken, herhangi birinin herhangi bir aşamada buna karşı çıkmasına dikkat edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

QHA: İkinci Kurultay için hangi ülkelerden heyetler geldi?

İlmi Ümerov: Aslında, tüm diasporaların temsilcileri vardı. Kırım Tatarlarının en büyük diasporası Türkiye, Romanya, Almanya ve Rusya'da. Kurultaya çok sayıda yabancı konuk katıldı. Birçoğu salona bile sığmadı, o yüzden dışarıda durdular.

 

QHA: İkinci Kurultayda birçok önemli mesele görüşüldü. Özellikle, toprak ve Kırım Tatarlarının Orta Asya'dan Kırım'a göç konusu gündeme getirildi. Tüm hedefleri gerçekleştirmeyi başarabildiniz mi?

İlmi Ümerov: Kurultayın gündemine taşıdığımız tüm vazifeleri yerine getirdik.

İkinci Kurultayda temel belgeleri kabul ettik ve Kırım Tatar halkının temsil organı Meclis’i seçtik. Meclis Başkanı, Kırım Tatar halkının lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu oldu. Meclis başkanının yanı sıra gizli oyla yürütme organının 32 üyesi seçildi.

İlk Meclis toplantısında başkan yardımcısı seçildi ve işlevleri belirlendi: kimin neyi yapacağı ve kimin hangi hizmetlerden sorumlu olacağı.

 

QHA: İlmi Bey, devlet simgeleri bayrak ve milli marşın nasıl onaylandığını anlatır mısınız?

İlmi Ümerov: Başlatıcı OKND komitesiydi ve bunları hepimiz tartıştık. Bayrak olarak ilk Kurultayda seçilen bayrağı kabul ettik. Milli marşın sözleri ise Birinci Kurultayın Başkanı  Noman Çelebicihan’ın yazdığı "Ant etkenmen" şiiri oldu.

 

QHA: Bir sonraki Kurultaylarda da önemli kararlar aldı. Hangileri yerine getirildi ve hangileri henüz uygulanamadı?

İlmi Ümerov: Hangi kararların uygulanamadığını anlatayım. En önemli mesele –Kırım’da Kırım Tatar milli devletçiliği - devlet yapılarıyla yakın temaslarımız olmasına rağmen, hükümet düzeyinde ve Ukrayna Verhovna Radası (parlamento) düzeyinde iyi bir destek olmasına rağmen gerçekleştirilemedi.

SSCB dağıldıktan sonra Kırım, Ukrayna'da kaldı. 1991'de Kurultay'dan sadece bir buçuk ay sonra Sovyetler Birliği dağıldı.

Ukrayna yargı yetkisi koşullarında çalışmak zorundaydık. Devlet organları, milletvekilleri ve hükümet üyeleri, insan hakları savunucuları, muhalifler ve tüm cumhurbaşkanlarıyla iyi ilişkiler içinde olduğumuzu düşünüyorduk. Fakat en önemli mesele olan Kırım Tatar milli özerkliği konusu her zaman açık kalmıştır, Kırım'ın işgaline kadar.

1989'un sonunda – 1990’ın başında, ev satın almak ve Kırım'a gitmek isteyen Kırım Tatarlarının sayısı hayli çok oldu. O zaman fiyatlar arttı, Özbekistan'da satılan bir evin parasıyla Kırım'da bir ev satın almak imkânsızdı. Bu nedenle yönetimden bireysel konut inşa etmemiz için arazi tahsis etmelerini istemeye başladık.

Kırım yönetimi, kesin olarak ret yanıtı verdi; bu nedenle toprak zaptı eylemlerine başladık. Böylece, Kırım'da 40 binden fazla ailenin yaşadığı Kırım Tatarlarlarının toplu olarak ikamet ettiği  300 yerleşim yeri oluştu, yani 40 binden fazla aile yarımadaya geri döndü.

Bu, Ukrayna veya Kırım yönetiminin başarısı değil, bu, Kırım Tatarlarının milli hareketinin bir başarısıdır. Bu, Kırım Tatarlarının çabalarını birleştiren ve bu çabaları anavatana dönüşe yönelten Kurultay ve Meclis’in başarısıdır.

QHA: Günümüzde Kırım’da kaç tane yerel Meclis var?

İlmi Ümerov: Yaklaşık 200 yerel ve 25 de bölgesel Meclis var. Bir de merkezi Meclis var. Tüm Meclis üyelerinin sayısı yaklaşık 2,5 bin.

 

QHA: İlmi Bey, sizce bir sonraki Kurultay ne zaman yapılır?

İlmi Ümerov: Kırım, Rusya'nın işgali altında olduğu sürece, Kurultay toplamak söz konusu bile olamaz. Kurultayı, ancak Kırım'ı geri aldıktan sonra düzenleriz. Sonra da tüm yapılarımızı güncelleriz ve muhtemelen bu, yeni koşullarda, Ukrayna bünyesinde ama artık Kırım Tatar özerkliği çerçevesinde olur.

 

QHA: Meclis'in işgal altındaki Kırım'da yasaklamasından sonra toplantıların yapılması mümkün mü, yoksa yalnızca Ukrayna anakarasında mı yapılıyor?

İlmi Ümerov: Daha önce çalıştığımız formatta şimdi çalışmak mümkün değil. Bu sebeple, geçen yılın şubat ayında yetkileri Ukrayna anakarasında bulunan Meclis Başkanı Refat Çubarov’a devretmeye karar verdik. Meclis, Kırım'da yasaklandıktan sonra, bu şekilde hareket ediyor.

Kararları toplu alıyoruz, ancak oy kullanmıyoruz. İlk önce, toplu etkinlikler gerçekleştirmemizi yasaklamaya başladılar ve ardından bize karşı, Meclis'in yerini alabilecek çeşitli toplumsal hareket ve örgütler oluşturmaya başladılar. Başaramayınca Kırım Tatar Milli Meclisini yasakladılar. Ama Meclis hala var, daha önceki formatta olmasa da, aynı şekilde çalışmaya devam ediyoruz.

Daha sonra Çubarov'a onay için gönderilen tüm konuları görüşüyoruz ve tartışıyoruz. Bölgelere gidiyoruz ve bölgesel aktivistler ile Meclis üyeleri ile görüşüyoruz.

 

QHA: Tüm bu yıllar boyunca seçim organizasyonu hakkında herhangi bir değişiklik oldu mu? Olduysa ne tür değişiklikler oldu?

İlmi Ümerov: Hayır, yok. Zaman zaman ve sıklıkla belgelerde bazı değişiklikler yaptık. Meclis üyesi olabilmek için önce ikamet ettiğiniz yerde seçmen olmalısınız. Ardından bu seçmenler bölgesel konferanslar ve belirli organizasyon komitelerinin kotalarıyla toplanırlar (örneğin, Bahçesaray bölgesinde 16 kişilik kontenjan vardır), bölgesel bir konferansta oy çokluğuyla 16 kişi seçilir. İkinci Kurultayda böyle bir sistem vardı.

Örneğin, 2013'te ilk kez doğrudan gizli oylamayla seçimler yaptık. Bölgelere dağıtıldı ve oy pusulaları vasıtasıyla seçim oldu.

 

QHA: Meclis ve Kurultayın hangi işlevleri gördüğünü anlatabilir misiniz?

İlmi Ümerov: Kurultay, bütün Kırım Tatar halkını temsil edilen ulusal bir kongredir. Bu, Kırım'ın yerli halkının seçilmiş tam yetkili organıdır. Kurultay her beş yılda bir seçilir ve Kurultay oturumları arasındaki aralıklarda çalışmaları Kırım Tatar Milli Meclisi yürütür. Meclis, Kurultayda seçilen Kırım Tatar halkının seçilmiş temsil organıdır. Bu, Kurultayın yürütme organıdır, bu nedenle gündelik faaliyetler Meclis temsilcilikleri tarafından yürütülmektedir.

QHA: Sizce Verhovna Rada (Urayna Parlamentosu) Kırım Tatar özerkliği hakkındaki yasa tasarını kabul eder mi?

İlmi Ümerov: Verkhovna Rada, Kırım Tatar halkının statüsüyle ilgili kanunu kabul edebilir, ancak bugün Anayasa değişikliği yapmak için 300 oy toplamak pek olası değil.

Oysa ki çeşitli milletvekili grupları ve milletvekilleri bütün anlaşmazlıkları unutabilir ve Kırım yarımadasının statüsünü değiştirmeye yönelik uygun bir karar alabilirlerdi. Bölgesel özerklik statüsü, ulusal özerklik statüsüne dönüştürülmelidir.

Şimdi Kırım'da işgalci Rus yönetimi var. Tek istediğim, Ukrayna'nın Kırım'ın statüsünü değiştirmesi ve ona Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti statüsü verme kararını kabul etmesi. Eminim ki eğer Kırım'da yerli halkın garantili haklara sahip olduğu ulusal özerklik olsaydı, herhangi bir işgal (ve sözde ilhak) gerçekleşmezdi. Çünkü bölgenin statüsünü yerli halk belirlemelidir.

Şimdi Ukrayna, birçok açıdan Kırım Tatarlarına karşı tutumunu değiştirdi. Ve şimdi yalnızca Kırım'ın iadesini beklemeden -çünkü bu süreç uzayabilir- Kırım Tatar özerkliği meydana gelmelidir. Böyle olunca Ukrayna, Kırım'ı geri alma meselesi söz konusu olduğunda dünya toplumu önünde ek argümanlara sahip olacaktır. Bu ek argümanlar, Kırım'ın yerli halkının güvenceleri ve haklarıdır.

QHA