İSTANBUL (QHA) -

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, geleneksel Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsüsü Konuşmaları vasıtasıyla, Türk Dünyasının meselelerini, kültürel değerleri, Türklük bilimini gündeme taşımaya, paylaşmaya ve tartışmaya devam ederek bu bağlamda Kırım Türklüğünü de gündeme taşıdı.
 
Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsüsü 2017-2018 dönemi faaliyetler çerçevesinde, 21 Ekim'de saat 14.00’te düzenlenen Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı, yapımcı ve yönetmen Zafer Karatay ile Kırım Tatar Yañı Dünya (Yeni Dünya) gazetesi ve Nenkecan dergisinin Baş Editörü Zera Bekirova’nın “Ey Güzel Kırım-Kırım Kadınları ve Kahramanları” başlıklı konferansı yapıldı.

Konuşmaya ilk başlayan konuk konuşmacı Zera Bekirova, Kırım kadınlarını 20. yüzyılın başından günümüze kadar toplum hayatındaki yerleri ve mücadeleleriyle tanıtıp değerlendirdi.

Bekirova, ünlü Kırım Tatar siyasetçi, yazar, eğitimci, yayıncı, Türk Dünyası'ndaki milli uyanış hareketlerinin öncülerinden ve en büyük fikir adamlarından İsmail Gaspıralı'nın kızı, Türk Dünyasında kadın hareketinin liderlerinden Şefika Gaspıralı’nın Bahçesaray’da 1904’lerde çıkardığı Âlem-i Nisvan dergisiyle başlayan bu süreci, İsmail Gaspıralı’nın Cedit Mektepleriyle yetişen bilinçli Kırım kadınlarının; Sovyet Devrimi öncesinde toplumsal aydınlanma ve kadın haklarının temini yolunda, Devrim’in geçiş döneminde, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanlara karşı vatan savunmasında, asılsız suçlamalarla vatanları Kırım’dan Sibirya, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan’a sürülmelerinde, sürgünde yaşanan acılarda, Kırım’a dönme bilincinin aşılanması ve mücadelesinde, Sovyetlerin yıkılışıyla Kırım’a dönüş ve tekrar yurt edinme dramında, nihayetinde Kırım’ın Rusya tarafından ilhakıyla başlayan kimliğine ve öz haklarına sahip çıkma mücadelesinde hep ön saflarda devam ettirdiklerini belirtti. 
 
1917’de Kırım’ın Kırım kadınlarının tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Bekirova; o yıl yapılan 1. Kırım-Tatar Kurultayı’nda ön sıralarda yer alan Kırım kadınlarının, aynı yıl açılan ve müdiresi Şefika Gaspıralı olan Darülmuallimat’ta önemli bir konum sağladıklarını ve burada elleriyle yazdıkları Nenkecan adlı kadın dergisini yayımladıklarını ifade etti. Bekirova, Kırım kadınlarının o yıllardan aldıkları feyzi birbirine aktararak, Kırım başta olmak üzere dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, öz haklarını ve millî değerlerini koruma ve toplumlarını yüceltme mücadelesine devam ettiklerini söyledi.
 
Kırım Türklerinin varlık davasının anlatılmasında büyük gayretleriyle tanınan Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay,  sözlerine Ruslar tarafından 1783’teki işgalinden sonraki 100 yılın Kırım için karanlık bir dönem olduğunu belirterek başladı. Karatay, Kırım Türklüğü başta olmak üzere Türk Dünyası’nın, Kırım’da tek bir eser bile çıkmayan bu karanlık dönemden, Türklüğün ve Müslümanların en büyük düşmanın cehalet olduğunu gören ve açtığı Cedit Mektepleriyle aydınlanmayı sağlayan Gaspıralı’nın ortaya çıkışıyla kurtulduğunu, doğal olarak Kırım kadınlarının da bu aydınlanmadan nasibini aldığını söyledi.

Kırım Türklüğünün kimliğinin ve haklarının savunucusu bir Kırımlı, bir aydın, bir gazeteci olarak  Kırım Türklüğüyle ilgili okuduklarında, dinlediklerinde, yaşadıklarında Kırım Tatar kadınlarının Kırım Türklüğünün varlığı ve dirliğinin temel taşları, lokomotifleri, gerçek kahramanları olduğunu gördüğünü belirten Karatay, sözlerinin devamında Şefika Gaspıralı, Safiye Nezetli, Zamfira Asanova gibi adı bilinsin veya bilinmesin tüm Kırım kadınlarının şahsında Kırım davasının bu günlere nasıl taşındığını ortaya koydu.
 
1989’dan başlayarak defalarca gittiği, röportajlar yaptığı, hakkında filmler çektiği Kırım’ın varlık mücadelesinde tanık olduğu trajik öyküyü usta anlatımıyla özetleyip gözler önüne seren Karatay, birazcık nefes almaya başlayan Kırım Türklerinin, son birkaç yıldır tekrar bir buhranlı döneme girdiğinin altını çizip, Kırımlı olsun olmasın Türk Dünyası’nın Kırım Türklerinin binlerce yıllık vatanlarında var olma ve insanca yaşama mücadelesine her türlü alanda destek olması gereğini ve önemini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Konferans, Kırımlı kadınlardan Gaspıralı’nın kütüphanecisi İsmail Otar’ın kızı Bilge Otar, Gaspıralı neslinden bir akademisyen Kırım Filoloji Fakültesi  Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülnara Yusufkızı,  ikinci vatanı Amerika’da Kırım Türklüğünün bayrağını dalgalandıran ve bu konferansın yapılmasına girişimci olan İnci Bowman’nın tamamlayıcı konuşmalarıyla sona erdi.

QHA