ANKARA (QHA) -

Polonya'da yaşayan Tatarların tarihi geçmişinin anlatıldığı programa, Polonya'nın Ankara Büyükelçisi Maceiz Lang ve Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Andriy Sıbiga başta olmak üzere pek çok katılımcı ilgi gösterdi.

Polonya Büyükelçiliği'nin düzenlediği programa Kırım Derneği'nden de katılımcılar teşrif etti.

Polonya Büyükelçisi Lang açılış konuşmasında, Polonya'nın kendilerine kucak açmış olmasına rağmen Tatarların sürgünde çok yara aldığına değinirken, özellikle Kırım Tatarlarının Sovyet rejiminin zulmüne maruz kaldığını dile getirdi.

Büyükelçi Tatar halkına saygılarını ileterek Bilkent Üniversitesi'ne ve katılımcılara teşekkürlerini sundu.

"Polonya Müslümanları - Tatarlar: Dün - Bugün" adlı konuşmasında Prof. Dr. Hakan Kırımlı, Tatarların sayılarının pek fazla olmamasına rağmen tüm dünyaya yayıldıklarını kaydederek bunun adeta mucize niteliğinde belirtti. Tarihte bilinen pek çok Tatar'ın, Polonya Tatarlarından olduğunu aktaran Kırımlı'nın konuşması büyük ilgi gördü.

Polonya Müftüsü Tomasz Miskiewicz ise, Polonya'da azınlık durumundaki Müslümanların halihazırda 40 bin civarında bir nüfusa sahip olduğunu bildirirken, Müslüman toplumun büyük bir bölümünü, sayıları 3 bin 500'ü bulan Tatarların oluşturduğunu kaydetti.

Polonya'da bulunan camilerle ilgili olarak davetlilere bilgiler veren anlatan Müftü Miskiewicz, Türk Hükümeti ve Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı'nın (TİKA) yardımlarıyla ülkesinde yapımı tamamlanan ibadethaneler için de teşekkürlerini iletti. Polonya Tatarlarının dini açıdan tarihini anlatan Miskiewicz, gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında da bilgiler verdi ve Türkiye Cumhuriyeti'ne, Tatar halkı ve kendi adına teşekkürlerini sundu.

Katılımcıların konuşmalarının bitmesinin ardından programa, kokteyl ve resim sergisiyle devam edildi.

Eski Lehistan - Litvanya Birliği Topraklarında Tatar yerleşimi

1385 yılından beri Lehistan Krallığı ile şahsi bağı olan Litvanya  Büyük Prensliği topraklarındaki Tatar yerleşimi, 14. yüzyıl sonlarına doğru Prens Witold tarafından başlatıldı. Bu durum, özellikle Doğu politikası ve Altın Orda seferleri ile yakından bağlantılıydı. Bölgeye yerleştirilen Tatar nüfus giderek arttı ve 15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılda en üst seviyeye ulaştı.

Askeri becerileri ile tanınan Tatar birliklerinin, Samogitya, Livonya ve Pomeranya bölgelerinde Malta Şövalyeleri ile Töton Şövalyelerine karşı savaşmak üzere prensin ordusuna destek vermeleri öngörülmüştü. Tatarlar çoğunlukla Grodno, Vilnius, Trakai, Kaunas ve Minsk gibi büyük siyasi ve ekonomik merkezlerin bulunduğu bölgelere yerleştirildi. Kendilerine İslam dininde kalma ayrıcalığı tanındı, ibadet yerlerini, camilerini inşa etmelerine ve mezarlıklarını kurmalarına izin verildi. Ayrıca geliştirilen aile armaları, ordu mensuplarına bazı soylu imtiyazları verildiğinin de göstergesiydi.

QHA