ANKARA (QHA) - 13 NİSAN 2018 -

Bekir Çobanzade’nin, “Kırım Tatar İlm-i Sarfı” eserinin ikinci baskısını yaptığı bildirildi.

Bekir Çobanzade’nin kaleme aldığı, Dr. Nariman Seyityahya’nın hazırladığı, Prof. Dr. Recep Toparlı tarafından incelemesinin yapıldığı, tasviri, mukayeseli, tarihi olmak üzere üç kısımdan oluşan “Kırım Tatar İlm-i Sarfı” eseri, ikinci baskısını yaptı.

Türk Dil Kurumu tarafından bu yıl ilk baskısını gerçekleştiren eser, okuyucular tarafından büyük ilgi görmüştü.

Kırım Tatar edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Dr. Nariman Seyityahya QHA’ya verdiği demeçte, Türkiye’de de yayımlanmak üzere olan Bekir Çobanzade’ye ait “Kırım Tatar İlm-i Sarfı” eserinin aslında Kırım için hazırlandığını ancak Türkiye’de de uzmanlar tarafından büyük ilgi gördüğünü belirtmişti. Hazırlıkların devam ettiğini sözlerine ekleyen edebiyatçı, Bekir Çobanzade’ye ait eserler üzerinde çalışmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetmişti.

KIRIM TATAR İLM-İ SARFI

Bekir Çobanzade’nin Akmescit’te yazılan ve 1925 yılında neşredilen bu eseri kendi deyimiyle “şive kavgasına çatmamak, anlaşılmayan “uydurma” tabirlerden kaçmak ve eserin daha geniş daire içerisinde fayda getirmesini temin etmek” amacıyla Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır. Eser; tasviri, mukayeseli, tarihi olmak üzere üç kısımdan ibarettir. Her bölümün sonunda bir bibliyografya cetveli takdim edilmektedir. Tasviri bölümü Savtiyyat (Fonetik) ve Söz Kuruluşu (Morfoloji, Şekil Bilgisi) gibi bölümlerden ibarettir. Savtiyyat bölümünde seslerin tasnifi, ses uyumu kanunu, benzeşme, hece ve vurgu gibi mevzular hakkında bilgi veriliyor. Söz kuruluşu bölümünde ise eklerin tasnifi ve çeşitleri meseleleri anlatılır. Mukayeseli bölümünde Çobanzade Kırım Tatarcasını Çuvaşça, Yakutça, Osmanlıca, Kazakça ve Özbekçe ile mukayese ederek saptamalarda bulunur. Tarihi kısımda ise Çobanzade, Türk dilinin tarihine dair görüşleri kısaca tanıtıp, Türk dilinin Orhon, Uygur ve Çağatay devri olarak VII. Asırdan XVII. Asra kadar geçirdiği bin yıllık tarihin esas noktalarının tayin eder.

BEKİR ÇOBANZADE KİMDİR?

Kırım’ın Rus Çarlığının işgali altında olduğu yıllarda doğan Çobanzade, ilk eğitimini vatanı Kırım’da aldıktan sonra, liseyi İstanbul’da, üniversiteyi ise Macaristan’da okur. Kıpçak Türkçesinin şaheserleri arasında yer alan “Kodeks Kumanikus” üzerine yaptığı doktora teziyle doktor olan Çobanzade, Macaristan’da profesör ünvanını da alır. Daha sonra vatanı Kırım’a dönen ilim adamı, Kırım’da öğretim üyesi ve rektör olarak çalışırken, siyasi ve kültürel sahalarda da faaliyet göstermiş; gazete ve dergilerde makaleler yayımlamıştır. Bu dönemde başlayan Stalin’in siyasi kıyımları, Çobanzade’yi de etkiler ve başta Azerbaycan olmak üzere değişik Türk ülkelerinin üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalışmak ve ilmî çalışmalar yapmak zorunda kalır. Ancak, Çobanzade’yi vatanından uzaklaşmak ve siyasi çalışmalarına son vermek de kurtaramaz, bütün Türk Dünyasında tanınan bu ilim adamı Azerbaycan’da kurşuna dizilmek suretiyle öldürülür.

Hemen hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında 120’den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932’de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin,1935’ten itibaren de Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi olur. 1935’te Paris Lenguistik Cemiyetine üye olarak seçilir.

Çobanzade’nin şiirleri, Kırım Tatar edebiyatının şaheserleri arasında yer almaktadır.

İlgili eseri Türk Dil Kurumu e-mağzasından temin edebilirsiniz; “https://emagaza-tdk.ayk.gov.tr/951-kirim_tatar_ilm_i_sarfi-yayini.html”

 

 

QHA