KİEV (QHA) -

Ukrayna’da 18 Mayıs tarihinde, Kırım Tatar sürgün filmi olan Kaytarma’nın başrol oyunculuğunu ve yönetmenliğini yapan Kırım Tatar yönetmen Ahtem Seytablayev'in yeni çektiği “Başkasının Duası” adlı film gösterime girecek.

Kırım Tatar yönetmenin çektiği yeni filminde 2. Dünya Savaşı zamanında 90’a yakın yetim Yahudi çocuğunun hayatını kurtarmış 19 yaşındaki Saide Arifova’nın hikayesi anlatılıyor.

Saide, Bahçesaray’da Kırım Tatar yetim çocuklarının yaşadığı çocuk evinde öğretmenken, bir gün eve Yahudi çocukları geliyor ve en büyükleri Yitzhak yardım için yalvarıyor. Genç kız suçsuz çocukları Nazilerden kurtarmak veya kendisi ile kardeşi Mustafa’nın hayatını korumak arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Kırım Tatar kızı çocukları kurtarmaya karar veriyor. Onlara yeni isimler veriyor, Kırım Tatar adetlerini ve duaları öğretiyor. Bu sayede onların hayatını kurtarması filmde yer alıyor.

Filmde eski ve yeni olaylar iç içe geçiyor. Film Saide’nin kurtardığı Yitzhak’ın anılarına dayanıyor. Yaşlı Yitzhak’ı 86 yaşındaki İsrailli oyuncu, Tel-Aviv’in Yiddishpiel tiyatrosunun müdürü, "Yad Vashem" nin Mütevelli Heyeti üyesi Shmuel Atzmon-Wircer canlandırdı.

Baş rolü ise 23 yaşındaki Ukraynalı oyuncu Liliya Yatsenko canlandırdı. Oyuncu daha önce dizi ve sinemada yardımcı rolleri canlandırmıştı.  “Başkasının Duası” filmindeki rolü ilk baş rol deneyimi olmasına rağmen genç oyuncu rolünün üstesinden başarıyla geldi.

Yahudi çocukları farklı milletlerden çocuklar oynadı. Aralarında Gürcü, Ukraynalı, Kırım Tatarı ve Yahudi çocuklar var.

Yetişkin oyuncular kadrosu da çeşitli milletlerden oluşuyor.

Filmde geçen olaylar Kırım’da gerçekleşiyor, ancak ‘Kırım Dağlarının’ çekimleri işgal altındaki Kırım’da gerçekleştirilemediğinden Kırım manzaraları olan bölümler Gürcistan’da çekildi. Bazı sahneler Kiev ve İsrail’de çekildi. Dağlarda çekilen bir sahnede Ukrayna haritasının şeklini hatırlatan büyük bir su birikintisi de dikkat çekiyor. Yönetmen bunun bir rastlantı olduğunu ancak aynı zamanda işgalcilere yönelik bir mesaj olarak kabul ettiklerini söylüyor.

Filmi izledikten sonra genç yönetmenin şimdiden kendi tarzını bulduğu görülüyor. Kaytarma’yı izleyenlerin bunu ilk dakikalardan anlayacağı, trajedinin filmin ilk görüntülerinden filmin sonuna kadar hissedildiği ifade ediliyor.

Filmde geçmiş ile şimdiki zaman arasında yapılan kıyaslamaları da görmek mümkün.

Kameramanların mükemmel çalışmaları da dikkat çekiyor, dağların manzaraları ve yakın çekimler hayli güzel görünüyor, ayrıca Bahçesaray’ın ruhunun çok güzel aktarıldığı da belirtiliyor.

Film yaratıcıları ana amaçlarının bir başyapıt filmi çekmek olmadığını en önemli şeyin aynı anda trajik, samimi ve güçlü bir hikayeyi izleyicilere aktarmak istediklerini kaydetti.

Ahtem Seytablayev, filmin sadece bir insan hikayesini anlatmadığını aynı anda her birimizin yaptığı seçimler hakkında olduğunu söyleyerek: "Nasıl bir seçim yapacağımızı bize vicdanımız söyler." açıklamasında bulundu.

QHA