KİEV (QHA) -

2016 yılında Kırım ve Kırım Tatarları hakkında tüm dünya konuşmaya başladı. Siyasi alanda bir dizi zafer kazanıldı ancak en fazla zafer kültür alanda elde edildi.

Kırım Tatar sanatçıları 2014’te Kırım’ın işgaliyle birlikte girdikleri şoktan çıktı. Bugün onlar ulusal ve uluslararası sahnelerde kendilerinden sık sık söz ettiriyorlar. Kırım konusu ise sık sık Ukraynalı yönetmen, şarkıcı ve ressamlarının eserlerinde yansıtılıyor.

Kırım Tatar şarkıcı Camala’nın Eurovision 2016 şarkı yarışmasını kazanması tüm Avrupa’yı sarsan tarihi ve kültürel bir olay oldu. Bununla birlikte Avrupa Parlamentosu’nda ilk kez canlı olarak Kırım Tatar müziği icra edildi. Kırım Tatar besteci ve müzisyen Cemil Karikov, Avrupa Parlamentosu oturumunda Kırım Tatar müziği çaldı.

Ulusal boyuttaki olaylardan da bahsetmek gerekirse, Kırım’ın işgalinden önce geleneksel olarak Akmescit’te (Simferopol) yapılan bu sene ise Kiev’de düzenlenen Kırım Tatar halk ve modern müzik konseri Vatan Sesi ve Kırım Tatar radyo MeydanFM’in Ukrayna ana karasında yeniden yayına başlaması da diğer önemli gelişmeler olarak kayda geçti.

Kırım Tatar şarkıcı Elzara Batalova’ya göre geçtiğimiz sene içinde Ukrayna birçok yeni Kırım Tatar sanatçının ismini ve güncel, güçlü mesajlar taşıyan eserlerini duydu.

Elzara Batalova, “2014 sanat açısından durgundu, kimse hiçbir şey yaratmıyordu, herkes şoktaydı. Şu an ise Kırım Tatar müziği ve kültürü yeniden canlanıyor. Şu an kültür için en iyi zaman olmamamasına rağmen Kırım Tatar sanatçıları tam tersine canlandı. Çoğu meslektaşım vatan, Kırım sevgisi, birlik ve zafer hakkında şarkı besteliyor. Bugün MeydanFM kendilerini göstermek için Kırım Tatar şair, besteci ve şarkıcılar için büyük bir platform. Şimdilik insanlara kendi sanatımızı tanıttığımız yegane platform” diye konuştu.

Çongar’da Kırım Tatar ve Ukraynalı askerlere konser vermenin unutlmaz bir deneyim olduğunu anlatan Elzara Batalova, “Benime birlikte Femi Mustafaev, Cemil Karikov, Kırım Tatar dansçıları Elnara ve Elmaz Tairova da sahne aldılar. Oradaki soydaşlarımızı desteklemek, onlara moral vermek çok önemliydi” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz senede Kırım Tatar sineması da oldukça hızlı tempolarla gelişmeye başladı. Daha önce bir tek  “Haytarma” filmi tanınıyordu.

Ancak bu sene Nariman Aliev’in çektiği kısa filmler tanıtıldı. Belgeselciler de Kırım ve Kırım Tatarları hakkında çektiği belgesel filmlerini izleyicilerin beğenisine sundu. “Kırım. Direniş” (yönetmen Fatima Osmanova, fikir Emine Ceppar), “Kırım-Bu Nasıl Oldu” (yönetmen Konstantin Klyatskin),  “Mustafa” (yönetmen Ahmed Sarıhalil) adlı belgeseller en büyük işler arasında yer alıyorlar.

Polonyalı yönetmen Aniela Gabryel ve Ukraynalı yönetmen Taras Dron tarafından çekilen ve sürgün edilenler, sürgünden sonra vatana dönenler ve günümüzde tekrar halkına karşı baskılar ile karşı karşıya kalanlar olmak üzere 3 nesil üzerinden Kırım Tatar halkının kaderini anlatan “Bu Rüzgar Ne Zaman Durur” adlı belgesel Amsterdam’da uluslararası ödüle layık görüldü. Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali’nin “Üniversite Öğrencilerinin En İyi Belgesel Filmi” ödülü kazandı.

 

Meslektaşı hakkında konuşan Kırım Tatar yönetmen Nariman Aliyev, “Bu çok prestijli bir ödül ve orada Kırım ile Kırım Tatarlarının konusundan söz edilmesi çok önemli. Filmin bu kadar önemli bir platformda ödüllendirilmesi bizi çok mutlu etti” diye kaydetti.

Yönetmen Taras Dron, bu tür filmlerin bugün, Kırım’da yaşanan olaylar çerçevesinde çok büyük önem taşıdığını belirterek, “İlk olarak bizim dikkatimizi Kırım Tatarları çekti, şu an çok zor durumda bulunan açık, iyi kalpli, samimi insanlar. Kırım, bizim Ukraynamızın parçası, Kırım sakinleri ise Ukrayna vatandaşlarıdır. Biz orada şu an  yaşananlar, oluşan durum hakkında bir şeyler söylemek istedik. Bizim için bu önemli ve ilgi çekiciydi. Yurt dışında Kırım konusuyla ilgileniyorlar, eskiden orada neler yaşandığını kimse bilmiyordu. Yabancıları bu anlamsız işgalin paradoksu ilgilendiriyor. Bu konu hakkında konuşulmalı, unutulmamalı. Filmimiz bir nevi Kırım’ın kimin olduğuna dair bir hatırlatma” şeklinde açıklama yaptı.

Sinema filmleri alanında durum biraz daha durgun. Ukraynalı ve yabancı izleyicilerin gördüğü tek sinema filmi Kırım Tatar yönetmen Nariman Aliyev’in çektiği “Sensiz” adlı kısa filmdi. Yetenekli genç yönetmenin filmi birçok festivalde gösterildi. Kısa film Berlin’de düzenlenen 66. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) Ukrayna’yı temsilen gösterildi. Ayrıca ABD, Kanada ve Avrupa'daki prestijli festivallerde beğeni topladı.

Kırım konusuna ve ayrıca Kırım Tatar halkının yaşamına gösterilen ilgiden memnun olan yönetmen, işgal edilen Kırım’da çekim yapmanın zorluklarını anlatırken, “Kırım konusu ilgi çekiyor, ancak yarımadaya erişim kapalı olduğu için çekim yapmak çok zor. Örneğin “Bu Rüzgar Ne Zaman Diner” filminin Polonyalı grubu zorluklarla karşılaştı. Ancak onlara karşı hiçbir eylem uygulanmadı, çünkü Polonya vatandaşlığı, Ukrayna vatandaşlığından farklı bir şey” diye anlattı.

Gelecek sene Kırım Tatar yönetmen  Ahtem Seitablayev’in çektiği “Onun Yüreği” adlı filmin gösterime girilmesi planlanılıyor. Filmin çekimleri Gürcistan, İsrail ve Ukrayna’da yapıldı.“Onun Kalbi” filminin bütçesi toplam olarak 31 milyon grivna (yaklaşık 1,2 milyon dolar) olarak belirlendi. Bu tutarın yaklaşık üçte biri devlet bütçesinden karşılandı.

Seitablayev, “Kırım Tatar sinemacılığı ilk adımlarını atıyor. Dört sene önceki durumla karşılaştırırsak, olumlu yönde birçok gelişme yapıldı. Eskiye göre bunlar çok büyük gelişmeler. Maalesef, sadece ülkemizde yaşanan olaylardan sonra biz kimin gerçek düşman ve gerçek dostun olduğunu görmeye başladık.” şeklinde konuştu.

Devlet sinemacılığının da gerçekten çalışmaya başladığını kaydeden yönetmen, “2016 yılında Devlet Sinemacılığı desteğiyle neredeyse 30’a yakın film çekildi. Seneye ise 40 filmin çekilmesi planlanılıyor” diye bildirdi.

Sanatçılarının Kırım konusuna olan ilgisinin devam edip etmeyeceği meçhul ancak bu ilk adımların hayırlı başlangıçlara vesile olması umuluyor. Uluslararası izleyicinin yakın zamanda “Kırım’ın Dönüşü” adlı çok beklenen filmi izleyebilmesi çoğu kişinin yegane temennisi.

QHA