Bizde herkes Ortadoğu uzmanı ve analistidir. 20 Mart’dan itibaren Kerkük Valisi’nin Nevruz'u bahane ederek Kerkük Kalesi’ne tek olarak astığı IBKY (Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi) bayrağının ardından Kerkük İl Meclisi’nin 26 Kürt üyesi ile aldığı resmi kurumlara Irak bayrağı yanına ikinci bir bayrak asılması kararı sonrası tufan koptu. Ben 27 Mart tarihinden itibaren Erbil, Kerkük, Süleymaniye ve Musul hattındaydım. 29 Mart’ta Kerkük Valiliği önünde Türkmenler tarafından yapılan tepki yürüyüşüne de katıldım. Bağdat’da kararlar alınırken, açıklamalar yapılırken, Erbil toplantıları düzenlenirken alandaydım.

Birincisi IBKY bayrağı uzun süredir Kerkük’de muhtelif yerlere asılıyordu. İlk kez resmi kurumlara asılmaya başlandı. Kerkük İl Meclisi'nde alınan kararda oy kullanan 26 üyenin 15’i Barzani’nin KDP’sinden 11’i ise Talabani’nin KYP’sindendi. Yani bu karar Barzani’ni başında olduğu KDP'nin çoğunluk oyuna sahipti. Kerkük bölgesinde ise silahlı güç olan peşmerge ve uzantısı asayiş güçleri, Talabani’nin KYP’sine bağlıdır. Vali ise zaten bu partinin politbüro üyesidir. Kerkük 2014 yılından itibaren DAEŞ'le mücadele bahanesiyle peşmerge kontrolüne geçti.2003 yılından sonra kentte Kerküklü olmayanlar sistemli olarak taşındı. Bu tarihte 950 bin olan nüfusun 600 bini Türkmen iken ilerleyen yıllarda kente Kürt nufüs yerleştirildi. Erbil’den, Süleymaniye’den, İran’dan, Türkiye’den ve son zamanlarda Suriye’den Kürt aileler ev ve toprak verilerek IKBY tarafından yerleştirildi. 500 bin civarında Kerküklü olmayan nüfus bugün kentte bulunmaktadır.

Saddam zamanında Araplaştırma politikası ile gelen aileler 2006 sonrası iç kesimlere geri gitmeye başladı. Bugün Kerkük için net bir nüfus sayısı vermek verilere dayanarak mümkün değildir. Genelde partilerin adlığı oy oranlarına göre bir sayı ortaya atılıyor. Kerkük İl Meclisi'nde 41 üye var. Bunun 26’sı Kürt, 9 Türkmen, 6‘sı Arap üyeden oluşuyor. Bu sonuç kentte ait olmayan insanların kullandığı oyların bir sonucudur. Son aylarda yine valinin izniyle PKK'lılar aileleriyle kente gelmeye başladı. Türkmenlerin kalbi olan Kerkük planlı bir şekilde Kürtleştirilmeye ve IBKY'ye bağlanmaya çalışılıyor. Elbette bölgede bulunan ABD varlığını atlamamak lazım.

 

TÜRKMENLER

Bizde Türkmen sihirli kelimedir. Orada Türkmenler var dediğimizde alttan mehteran vururken fona da diriliş müziği koyarlar. Alan pratiğinde ise elinde gücü olmayan Irak’ta yaşayan eğitimli 2 milyon 750 bin Türkmen. Analistlerin ve google yorumcularının her seferinde sayılarını düşürdüğü ilk olarak kağıt üzerinde yok edilmeye çalışılan ‘’BİZİM TÜRKMENLER’’.

Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Kürt kaynaklarından beslenen google bilgileri ile yazan-çizen-anlatan sözde çakma uzmanlar... Meslektaşlarımız alanı ve bölgeyi tanımadan haberler yazıyorlar. En son bayrak krizinde bir kez daha gördük ki direnen, yok edilmeyi kabul etmeyen bir TÜRKMEN DİRİLİŞİ var. 29 Mart’da elinde gökbayrakla Kerkük Valiliği önüne yürüyen Oğuzlardan Kayının torunları. Tek bayrak, tek devlet diyen bir MİLLET. Gel gör ki içimizdeki ‘’KERKÜRTÇÜLER’’ ekran ekran gezdi. Bekledik, izledik, dinledik. Ağızları Türkmen demeye varamadı. Bir kısım medyanın bir Kerkük ve Türkmen çıkmazı var. Irak’ın kuzeyini şimdiden akıllarındaki devlete vermiş durumdalar. Biz de uzaklarda bir yerde lambaları sönük, yürekleri yaralı Türkmenlerin sesi olmaya devam edeceğiz. Yıllardır Anadolu’dan bir ses bekleyen, bir el bekleyen TÜRKMENLERİN sesi olacağız. Biliriz ki gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

QHA

Yasal Uyarı