Rusya, 1994 yılında imzalanan Budapeşte Anlaşması ile “Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve Kırım üzerindeki egemenliğini onaylamasına rağmen” Ukrayna’yı Rusya Federasyonu’nun bir parçası olarak görmüş ve Kırım Yarımadası ile Sivastopol (Akyar) üzerindeki Ukrayna egemenliğini asla kabullenememiştir. Budapeşte Anlaşması’na aykırı olarak 2014 yılında Rusya, Kırım’ı işgal ve ilhak etmiştir. 

Türkiye Hükümeti Rusya Hükümeti tarafından işgal edilen Kırım’ı Ukrayna’nın toprağı olarak kabul ettiğini, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusundaki görüşlerinin çok net olduğunu, Kırım’ın Türkiye için tarihi önemi olduğunu ısrarla vurgulamış ve dış politikasında da bu tutumunu sürdürmüştür. Kırım’ın Ruslar tarafından illegal olarak ilhakını hiçbir zaman tanımayacaklarını ve Kiev Hükümeti ile birlikte çalışacaklarını resmi düzeyde açıklamışlardır. Bu bağlamda 20 Mart 2015 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kiev'i ziyaret etmiş bu ziyaretteki temasları çerçevesinde Ukrayna Parlamento Başkanı Volodymyr Groisman ile görüşmesinin ardından Devlet Konukevi'nde de Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk'u kabul etmiştir. Akabinde de Erdoğan, Kırım Tatarları Milli Meclis Başkanı Rıfat Çubarov ile Ahıska Türkleri temsilcilerinden oluşan heyeti ayrı ayrı kabul etmiş ve müzakerelerde bulunmuştur.

 

Dışişleri nezdinde yapılan görüşmelerde ikili ilişkiler başta olmak üzere Kırım ve Ukrayna'nın doğusunda yaşanan gelişmeler, Ukrayna ve ayrılıkçılar arasında ateşkes öngören Minsk Mutabakatı, Kırım Tatarlarının durumu ve uluslararası kuruluşlardaki işbirliği konusu, Minsk Mutabakatının uygulanması için AGİT Özel Gözlem Misyonu'nun desteklenmesi gerektiği, Türkiye'nin AGİT Gözlem Misyonu'na maddi katkı dahil her türlü desteği vermesi konuları gündeme gelmiştir.  

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin üçüncü yılı olan 2017 Şubat’ında Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi (YDSK) alt organı Ortak Stratejik Planlama Grubunun 5'inci Toplantısı için geldiği başkent Kiev'de Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko tarafından kabul edilmiştir. Çavuşoğlu’nun Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavlo Kimlin ile yaptığı ikili görüşme sonrası iki ülke arasında “2017-2018 İstişare Planı” imzalanmıştır. Bakan Çavuşoğlu daha sonra Ukrayna'da yaşayan soydaşların temsilcilerini kabul etmiştir. Çavuşoğlu, Kırım Tatar halkının lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Dünya Ahıska Türkleri Birliği Ukrayna Temsilcisi Marat Rasulov, Ukrayna Gagauzları Birliği Derneği Başkanı Vasiliy Keloglu ve Odessa Bölge Meclis Başkan Yardımcısı Yuriy Dimçoglu ile bir araya gelmiştir. Görüşmede,  Türkcell'in Ukrayna'da 3G ihalesini kazanması ve Türkiye ile Ukrayna’nın sadece kimlik kartıyla seyahat edilmesinin kabul edilmesinden duyulan memnuniyet, Türkiye ile Ukrayna arasında Serbest Ticaret Anlaşması’nın en kısa zamanda hayata geçirilmesi ve iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için gerekli hazırlıkların yapılması konuları müzakere edilmiştir.

Özetle; Türkiye Hükümeti için Kırım Tatarlarının tarihi anavatanları olan Kırım’daki varlıklarının devamı, kimliklerinin korunması, hak ve çıkarlarının güvence altına alınması temel önceliktir. Bunun sağlanması için Türkiye Hükümeti Ukrayna Hükümeti ile işbirliğini sürdürecek ve soydaşlarımızın hak ve çıkarlarını takip ederek uluslararası platformda konuyu gündeme getirecektir. Burada önemli mesele Ukrayna ve Rusya arasındaki sorunun barışçıl yollarla ve diplomasiyle çözülmesini sağlamaktır. Türkiye’nin özellikle enerji arz güvenliği ve kaynak çeşitliliği için imzaladığı anlaşmalar hiçbir ülkenin aleyhine değildir. Türkiye Suriye krizinde çözüm süreci açısından Rusya ile görüşmelerde bulunmaktadır ve bu görüşmelere devam edecektir. Ancak Kırım konusunda hiçbir zaman taviz vermeyecektir.

QHA

Yasal Uyarı