Rusya yönetimi bir yandan “dış düşmanlara karşı” askeri tatbikatlar ve silah konuşlandırmalarla uğraşırken, diğer yandan “iç düşmanlara karşı” kendi vatandaşlarına yönelik sıkı takibatlarla, olası terör tehditlerinden kaynaklı güvenlik tedbirlerle gündeme geliyor. Bir yandan da Duma’da eski Çarlık ve Sovyet dönemi sembolizmine yönelik adımlar atılması dile getiriliyor. “Eski güçlü Rusya”nın yeniden döndüğü veya döneceği konuşuluyor.

Yeni Rusya’yı adım adım oluştururken mevcut Rusya’nın temellerinin sarsıldığı, ilerisi için yeni sosyal-siyasi krizlere zemin hazırlandığı çok açık. Çarlık dönemi marşlarının gümbürtüsünden pek işitilemese de, işitebilenler için “hayli rahatsız edici çıtırtılar” söz konusu.

Kırım’ın işgali dâhil bir dizi hamlenin “Yeni Rusya”nın ayak sesleri olması beklenirken endişe verici sarsıntılara yol açması pek de sürpriz değil. 2002 ve 2003 yıllarında gerçekleşen Afganistan ve Irak müdahaleleri nasıl dünyada Amerikan antipatisini kuvvetlendirmişse, Rusya’nın askeri hareketliliği de (Soğuk Savaş dönemindeki kadar olmasa da) belli bir Rus antipatisine neden oldu.

Kremlin’in askeri hamlelerinin hem içeride hem dışarıda olumsuz akisleri söz konusu. Dışarıda dünyada “Rusya karşıtı” bir havayı kendi elleriyle oluşturdular. Kazakistan gibi bir dönem Sovyetler Birliği bünyesinde bulunan devletler, kendi ülkelerindeki Rus toplumu bahane edilerek yeni bir işgal yaşayıp yaşayamayacaklarının endişesi içinde. Bir ara Duma’da “eski Rusya vatandaşlarını yeniden vatandaş yapma” çabaları konuşulmuşsa da ekonomik ve sosyal vaziyetlerin bu duruma da elverişliği olmadığı anlaşıldı. Moskova’nın hırslı politikası, Rusya dışında yaşayan Rus topluluklarını bu şekilde yalnızlaştırmış durumda.

Rus askerlerinin postal gürültüleri, ülke içerisinde de ürkütücü sallantılara yol açmış durumda. Rusya’da çoğu insan belli bölgelere kaynak akıtılmasını fazlalık ve siyasi şov olarak nitelendiriyor. Ekonomik ve sosyal yapının çalkantıları, siyaset arenasının “ihtişamlı tablosu”nda gösterilmiyor. Bu tablonun bulunduğu duvarın çatırdaması göz ardı ediliyor.

Bir diğer husus biraz teknik bir konu. QHA’nın haberlerini takip edenlerin dikkatini çekmiştir, Rusya’da polisten jandarmadan vs. çok FSB’ye bağlı birlikler göz önündedir. Özellikle Rusya’nın işgal ettiği mıntıkalarda sokak ortasında yürürken belediye görevlisinden fazla FSB görevlisine denk gelmek olasıdır. Kaba tabirle, “FSB bir tür zaptiye gücü haline gelmiştir. Teknik anlamı, istihbarat unsurlarının “haber alma” ve “hamleleri önleme” kabiliyetinin körelmesi demek. Yani “zabıtaya” dönüşen bir haber alma servisi söz konusunu. Tabi bu hususun ne kadar dikkate alındığı da meçhul. Sovyetler döneminin geleneklerini yeniden ihdas eden “Yeni Rusya” yönetimi, eski dönemin hantal ve bürokratik geleneklerini mota mot uygulamaya geçirdiğinden pek de şaşırılmamalı. Rusya’da “haber alma”, fark edileceği üzere muhalifler üzerinde bir tehdit unsuru ve vatandaşlar için bir baskı mekanizması vazifesi ifa ediyor. Komplo teorisi yapmak gerekirse baskıcı politikalara meşruiyet kazandıracak yeni bir terör darbesi için zemin hazırlanıyor yorumu bile yapılabilir!

Lakin gözden kaçan ve öngörülmeyen bir husus daha var. Ortadoğu’daki müdahaleler nasıl yeni terör oluşumlarına yol açmışsa, Rusya yönetimi de kendi müdahaleleri ve hamleleriyle Ortadoğu’da ortaya çıkabilecek, ilerleyen yıllarda adlı işitilecek yeni radikal unsurları (bilerek yahut bilmeden) besliyor. Siyasi hırslar için seçilen hedefler, kendi kanlı emellerini meşrulaştıran terör örgütleri için bir tür “beslenme kaynağı” teşkil ediyor.

Tarihle haşır neşir olunca bu tür sorunların “kokusu” erkenden burnunuza çarpmaya başlar. Ciddi hadiselerin gümbürtüsü de bir noktadan sonra “ihtişamlı imparatorluk bandolarının görkemli marşlarıyla” bastırılamaz hale gelir.

QHA

Yasal Uyarı