Tataristan Devlet Şurası’nda, Tatarca’nın 1. ve 9. sınıflar arasında haftada 2 saat ve 9. sınıftan sonra seçmeli olarak okutulmasına dair alınan karar QHA’da “Tatarca’ya tarihi ihanet” başlığıyla haber geçilmişti. (İlgili haber için: http://qha.com.ua/tr/turk-dunyasi/quot-tatarca-ya-tarihi-ihanet-quot/161565/) Ne kadar da doğru! Bunun başka türlü izahı mümkün olamazdı.

Aslında bu alınan kararın nereden geldiği de belli zaten. Bu da bana İsmail Mirza Müftüzâde’nin Rusya Duması’nda 21 Mart 1910 tarihinde millî lisana dair yapmış olduğu nutku hatırlattı. [İsmail Mirza Müftüzâde ve Duma’daki nutukları ile ilgili bir inceleme için bkz. Hakan Kırımlı, Kırım Tatarlarında Millî Kimlik ve Millî Hareketler (1905-1916), TTK Yayınları: Ankara, 2010, s. 129-134.] Bu konuşmanın tercümesi 14 Nisan 1910 tarihinde Sırât-ı Müstakîm’de yani İstanbul’da yayımlanmıştı. Gazetede yayımlanan tercümeyi eski harflerden Latin harflerine aktarıp sözü Müftüzâde’ye bırakmanın daha uygun olduğunu düşünüyorum. Çünkü o günlerden bugüne bakınca da açıkça görülüyor ki Rusya cephesinde değişen hiçbir şey yok.

 “Rusya Duması’nda Kırım mebusu Mirza Müftüzâde’nin lisan-ı millîye dair irâd eylediği nutuk sureti:

Muhterem milletvekilleri, Rusya’ya tâbi milletlerden ilim ve tahsil cihetinde en geride kalmış olanlar Müslümanlardır; bu hâlin vebal ve kabahati maarif nezaretindedir. 1907. seneye kadar millî mektep ve medreselerimizde yalnız mukaddemât-ı diniyye ve din ilmi tahsil olunuyordu. Ana dilinde, millî dilimizde fünûn-u asriyye mukaddemâtı tahsiline müsaade talep olundukça maarif nezareti cevab-ı red verip dininizi okuyunuz, namaz dualarını öğreniniz sizlere bu kadarı yeter daha başka şeyler tahsil etmek isterseniz Rusça okuyunuz, Rus mekteplerine giriniz diye yol gösteriyordu.

Böyle bir teklifte bulunmak kolay, fakat nasıl icra olunacak? Rusça bir kelam bilmeyen çocukları Rus usul ve âdetinde acemi sabileri doğrudan doğruya Rus mekteplerine vermek görülüyor ki mümkün olamıyor.

Rusça okumak lüzumunu biz de takdir ederiz. Bu zamanda yalnız ibadet usulünü bilmek ile dünyada yaşamak, çalışmak mümkün olmadığını anlıyoruz; öz dilimiz nasıl lazım ise Rus dili de böylece lazımdır. Fakat bunun için mektep ve programları ıslah edilmelidir. Mekteplerimizde öz dilimizde her türlü fenlerin mukaddimesini okutmaya müsaade edilmelidir. Millî mekteplerde, millî lisanda malumat-ı ibtidaiyye almış evlad-ı İslâm, Rusça okumaya ve fenlerin daha ilerisini görmeye heves ederler. Binâenaleyh maarif nezareti bizleri boğmak politikasını artık terk etmelidir; faydasız programları tebdil ve ıslah eylemelidir. Şehir ve zemskiy mekteplerinde birinci 3-4 senede fenn-i tahsil kendi lisanımızla olmalıdır. Yalnız mekteplerin son sınıflarında ve şubelerinde tahsil Rus lisanıyla olmalı. Böyle olursa ahali mekâtipten fayda görüp emniyet ve muhabbet ederler ve çocukları heves ile mektebe devam ederler.

Kırım vekili ve cemiyet-i hayriyye reisi sıfatıyla milletvekillerine rica ediyorum. Bu işe dikkat buyursunlar, Duma’nın maarif encümeni gayri Rus milletlerin millî lisanlarına karşı bir derece müsait bulunmak lüzumunu takdir eylemiştir; encümenin bu kararına Dumaca da muvafakat edilmesini ve buna mukabil mekâtibe hazine-i devletten muavenet edilmesini cümlenizden rica ediyorum.”

QHA

Yasal Uyarı