Cafer Seydahmet Kırımer’in tercüme ettiği Charles Seignobos’un Rus Hükümeti Yahud Kamçı Saltanatı adlı eserinin incelemesine bu yazımızda devam ediyoruz. (Yazının ilk bölümü için bkz. "Rus Hükümeti Yahud Kamçı Saltanatı (I)")

“Rus Kilisesi” başlıklı bölüm, Rus Ortodoksluğunu ve halkın dinî hayatını ihtiva etmektedir. “Rus milleti, İstanbul misyonerleri, din memurları vasıtasıyla Rum kilisesinin din ve âdetini kabul etmişler yani Ortodoks olmuşlardı. Rus ruhanîler zümresi iki sınıfa ayrılır. Bir kısmı târik-i diniyyeler ki bunlar manastırda yaşar, evlenmek hakkından mahrumdurlar. Bunlara kara rahipler denilir. Diğerleri papazlardır ki bunlar dinen evlenmeğe mecburdurlar. Bunlara da beyaz ruhanîler denilir. Kiliseleri idare edenler kara rahipler idi.” (Seignobos, s. 11.) Rusların dinî âdetlerinden ve Rus köylüsünün dinine olan bağından, örnek olarak da her evde bir ikonanın bulunup bu ikonaların önünde de yanmış bir mum bulunduğundan bahsedilir.

Bu bölümden sonra Rusya için oldukça önemli bir döneme geçilir: “Garp Medeniyetinin Rusya’ya İthâli”. Burada Ruslar hakkındaki ilk hüküm oldukça ilginçtir. Çünkü Fransız müellif, Rusları 16. asra kadar Asyalı olarak tanımlar Asyalı olmalarıyla mutaassıp olmalarını bir tutar. Yine şarklılara özgü şekilde uzun sakal taşıdıklarını söyleyerek geniş ve uçucu elbiseler giydiklerini kaydederken garplılardan nefret ettiklerini ekler. (Seignobos, s. 14.) Bu başlık altında “Büyük Petro (1679-1760)” alt başlığı bulunmaktadır. Çar I. Pyotr (Büyük Petro), müellife göre Rusların, Avrupa medeniyetine girişlerinin kapısını açan çardır.

“1697’de Bahr-i Siyah’da bir kuvve-yi bahriye inşa etmek istediğinden gemici ve doğramacıların bulundukları Zaandam’a gitti. Ve bu tarihten itibaren talim ve terbiye olunmalarını istediğini, iki yüz elli kadar Rus gencini de Avrupa’ya sevk ettiğini ve bundan sonra teşkilâtın esasını anlamak için Avrupa’da seyahatlere başladı. Petro, Rusları Avrupalıların şekil ve suretine sokmağa çalıştı ve o, Rusların yanlış fikir, bâtıl itikadlarından tamamıyla azade bulunuyor ve Rus âdâtından hiçbir zevk duymuyor hatta Rus dinine hürmet etmiyordu.” (Seignobos, s. 18.)

Nitekim Pyotr, Rusya’yı başka bir kimliğe sokmaya çalışıyordu. Askerî modernleşmenin devleti ve toplumu dönüştürmeden başarılamayacağını anlamıştı. Daha etkin bir subay sınıfı yaratmak için toprak sahibi sınıfların eğitimini geliştirdi. 1722 tarihli Rütbe Cetveli ile sosyal seçkinler düzenini rasyonelleştirdi. Ekonomi de onun eylemlerinin dışında kalmadı. Pyotr, ordusunu kendi kendine yeterli kılmak için yünlü sanayi dâhil olmak üzere öteki imalat kollarını özendirirken, askerlerine silah sağlamak için zaten verimli olan metal sanayiini büyüttü. Pyotr’ın yaptıkları o derece devrimciydi ki, ölümünden sonra bazı reformları ortadan kaldıran bir tepki doğurduğu doğrudur. Yine de Pyotr önemli bir silahlı kuvvetle Rusya’yı başlıca Batılı devletlerden biri olarak atağa geçirmeyi başardı. (John A. Lynn, "Çatışma İçindeki Devletler (1661-1763)", Cambridge Savaş Tarihi, ed. Geoffrey Parker, İstanbul 2016, s. 183-206.)

“Onsekizinci Asırda Rusya Hükümeti” başlıklı bölümde “Rüşvet” alt başlığının bulunması aynı zamanda Çarlık hükümetinin ne derece yozlaşmış olduğunu da göstermektedir. Bu dönemde “rüşvet âdet hükmüne girmiş âshâb-ı umurda para vererek iş yaptırmağı pek tabii bulacak bir hale gelmişlerdi. Bugüne kadar hükümet rüşveti ilgaya değil ancak gizli yaptırmağa muvaffak olabilmiştir.” (Seignobos, s. 25.)

“İkinci Katerina (1762-1796)” başlığına müellif, Çariçe II. Yekaterina’nın kimliğini tarif etmekle başlar. Nitekim Yekaterina’nın kocasını öldürerek çariçe olduğunu ve Avrupalı filozoflarla haberleşerek ilme sahip olduğunu yazar. (Seignobos, s. 27-29.) “Rusya ve İnkılap” başlığı altında Fransız İhtilâli’nin Rusya’daki etkileri incelenmektedir. “Katerina artık filozofları sevmiyordu. Çünkü felsefe neticesi itibariyle ihtilâl doğururdu. Ve Voltaire’in yarım heykelini tavan arasına koydurmuştu. Ve felsefenin tamamını men etmiş ve Farmasonlarla serbestî taraftarlarına eziyet etmiştir.” (Seignobos, s. 30.)

Müellifin izah ettiği durum aynı zamanda Rus siyasetinin dönüm noktalarından birini de teşkil eder. II. Yekaterina tahta çıktığında ilim ve felsefe ile ilgilenirken, Rusya’nın gerçekleri onun da karakterine zerk etmiş ve bu kez Batı’da yükselen yeni fikirlere “taassupla” yaklaşmıştır. Kendisi döneminde Rusya’da yaşayan Müslümanlar için müftülük açılsa dahi bu ancak ve ancak Çarlık hükümetinin Müslüman halkı kontrol etmesi için açılmıştı. (Akdes Nimet Kurat, Rusya Tarihi, Ankara 2014,  s. 304-305.)

QHA

Yasal Uyarı