21. yüzyıl insanların bilgiye kolay ve hızlı bir şekilde ulaştıkları bir devir. Bu kadar hızlı ve çok farklı bilgilere ulaşılabilmesi, insanların daha sağlıklı analizler yaparak, doğruyu bilmesi, gerçekleri bilmesi ve anlamasını kolaylaştıracağı beklenir.
İnsanlar gerçekleri gerçekten görebiliyorlar mı?
Yoksa bu kadar hızlı ve çabuk erişilen bilgilerin çokluğu, enformasyon bombardımanı, facebook vb sosyal ağlardaki gereksiz meşguliyet insanları kolay yönlendirilebilir hale mi getiriyor?
Ya da üst başlıklar halinde alınan bilgiler bir çok kerameti kendinden menkul yorum sahipleri mi ortaya çıkarıyor?
Sosyoloji ve siyaset  bilimi ile uğraşanlar için ilginç bir konu.
Bu konuda geniş bir yazı da yazabilirim. Hatta bu yazı harika bir hiciv olabilir. 2014 yılı Şubat ayında Rusya’nın Kırım’ı işgalinden, Suriye’de Rus savaş uçağının düşürülmesine kadar olan  iki yılı bile bulmayan süreç harika  veri ve malzemeler sundu. Facebook, twitter vb sosyal medyada her eğitim seviyesindeki insanların görüş ve değerlendirmeleri derya gibi.  Ama daha entelektüel olmaları varsayılana, beklenilen  gazetelerde yazanlar ve televizyonlarda bu konularda yorumlar yapan ekseriyetin dile getirdiği “muhteşem fikirler” ve “muhteşem dönüşler” yeter bir çok bilimsel çalışmaya kaynaklık etmeye.
 Aynı zamanda bu süreçte Türkiye’deki Rusya hakkındaki “muhteşem- cehalet ve bilgisizlik” de gözler önüne serildi.
Bu  bilgisizlik ve cehalet sadece sıradan halk bazında değil, devlet yönetimi dahil hemen her katmanda var olduğu üzücü bir gerçek ne yazık ki.
Kırım’ın işgal ve ilhak sürecinde, Rusya ile ticari menfaatleri olanlar, Rusya’nın zaten bir şekilde adamları olanlar, ya da sadece ve sadece Türkiye’deki mevcut yönetime karşı olup, Türkiye’ye zarar verse bile Türkiye aleyhindeki her oluşum, olay, zihniyet ve ülkeye  destek verenler, Putin Rusyası’nın ve Putin’in doğal destekçileri oldular.
Bunlar şaşırtıcı değil. Ama esas absürd olan, hatta  mantık dışı olan ise kabaca sınıflandırırsak şu üç grubu dahil olan kimilerinin, Putin’e ve Putin Rusyasına destek vermeleri, sempatiyle bakmaları,  Kırım’ı haksız,hukuksuz bir şekilde işgal ve ilhakına destek vermeleri, makul görmeleri veya yalanlarına inanmalarıdır.
Birincisi  kendilerini sosyal demokrat, sosyalist, evrensel insan hak ve hukuklarına değer veren kimseler olarak tanımlayanlar.
İkincisi kendilerini  her daim mazlumun yanında, dindar muhafazakar olarak tanımlayanlar.
Üçüncüsü, Türkçü Turancı, Avrasyacı olarak tanımlayanlar. Bu destek ve sempati  kara mizah için yüzlerce malzeme sunmaktadır.
Elbette bu üç grubun içinde aklı selim sahibi olan ve Putin ve Putin Rusyası’na karşı tavır alan tepki gösterenler çoğunlukta Allah’dan.
Jacques Sequela’nın yazdığı çok satan, çok konuşulan bir kitabı vardır. Anneme Reklamcı Olduğumu Söylemeyin...O Beni Bir Genelevde Piyanist Sanıyor!   
Putin,  Türkiye’deki sempatizanları için bir tek kitap yazıp adında ve içeriğinde küçük değişikliklerle üç ayrı varyantını bastırtıp rahatlıkla satabilir. Ya da Yandex’de üç arama yapana bir kitap hediye ettirir. Ya da Denizbank’da hesap açtırana hediye ettirir. Veyahut Lukoil’de 100TL’lik akaryakıt alana bedava verdirebilir.
Birinci varyantı;
Türkiye’dekilere Faşist Olduğumu Söylemeyin...Onlar  Beni Kremlin’de Bir Sosyalist Sanıyor!   
İkinci varyantı;
Onlara emelimin Ayasofya’ya Ortodoks Hacını yeniden dikmek Olduğumu Söylemeyin...Onlar Beni Bir Kremlin’de bir Müslümansever Sanıyor!   
Ücüncü varyantı;
Onlara Faşist Rus şövenisti Olduğumu Söylemeyin...Onlar Beni Kremlin’de Avrasya Turancısı Sanıyor!   
Allah’dan bir uçak düşürüldü, bir anda Putin Rusyası’nın maskesi sıyırıleverdi…
Yine de gaflet bazıları için baki.

 

QHA

Yasal Uyarı