Dön bak tarihe, şimdi Fırat kenarında

O OĞUZ soylular birer birer gittiler...

Asil kamalı bayrakları ellerinde,

Ötüken nağmeli türküler dillerinde

Başlarında Şahı Süleyman oğlu Ertuğrul,

O OĞUZ soylular birer birer gittiler...

Bir çağın karanlığı çökerken Fırat’a

Halep kapılarına yıldızlar gibi indiler.

Yaktılar bak yeniden zamanın ışıklarını,

Bir mum idiler meşaleleri saçtılar...

Bir kefen örtüsü gibi giydiler zırhlarını

Cenk meydanlarına durup şehadeti sevdiler. 

Derin çekik bakışları cihanı yarardı,

Al topuklu atlarıyla kefereye yettiler...

Onlar ki, Gök Oğuz’un Türkmen erleri,

Onlar ki, Türk çağının kanatsız melekleri...

Türkmen Dağı toprağında kaldı şehit kanları,

Şehadete giderken ölüme gülümsediler …

Şimdi Oğuzdan kalan bir sancıdır bu

Poyraz beklerken Fırat kenarında

Fırtına yeleli atlarıyla OĞUZLAR geçip gittiler...

Aşık Kerkükî

QHA

Yasal Uyarı