Irak’taki sürece içeriden etki etme kapasitesini sürdüren iki devlet: İran ve ABD. Irak’ta Barzani gurubu, Sünni Araplar ve Türkmenler, Türkiye’nin Başika’daki varlığına dostane bakarken, Şii siyasetçiler ve Talabani gurubu diğerlerinin aksine  bunu  kabul etmiyor. En başta Irak Başbakanı Haydar el-İbadi. Bu bir alan gerçeğidir. Irak’ın kuzeyinde Erbil merkezli siyaset üreten Türkiye alanda kime eşit duracağına hala karar vermiş değil. Kandil’deki terör yuvalarından bir kedi vermeyen IBKY, Erbil, Süleymeniye, Dohuk’ta bulunan FETÖ kurumlarını hala kapatmadı.

2014 yılının Haziran ayında DAEŞ, Musul'a ilk 300 kişiyle girdi, ardından sayıları bini aşan militanlar Musul mahallelerine sızdı. Örgüt eylem yapmak için girdiği kenti ele gerçirdi. Irak ordusuna bağlı 60 bin asker kaçıp 2 bin 700 askeri aracı ve tonlarca silahı geride bıraktılar. DAEŞ, Musul bankalarında bulunan 500 milyon dolar civarında parayı da ele gerçirdi. Ekim 2016 tarihinden itibaren yaklaşık dokuz aylık bir savaşın ardından Irak güçleri, ABD desteği ile 100 bin askerle Musul kent merkezini geri alabildi. Telafer ve çevresi ile Havice’de DAEŞ varlığı devam ediyor. Musul DAEŞ'ten kurtuldu ama geriye binlerce ölü, yıkık bir kent kaldı. Çünkü Musul’da havadan uçaklarla bombardıman destekli  bir operasyon yürütüldü ve sivil kayıplar ortaya çıktı. Peşmerge ve Haşdi Şaibi kent dışında kalırken Musul’un içine Merkezi yönetimin istediği federal polis ve terörle mücadele askeri girdi. Yine Haşdi Vatani ve aşiretlerin oluşturduğu yerel milisler de Musul içinde DAEŞ'le mücadele etti.

 

Türkmen Telafer

Musul'un Türkmen kenti Telafer'de binlece Türkmen DEAŞ elinde esir. Mahlebiye'de de 2 bin üzerinde Türkmen ölüm tehlikesi içinde yaşıyor. 

Musul'dan kaçan DAEŞ teröristleri Türkmen bölgelerinde katliam yapmaya devam ediyor. Haşdi Şaibi içindeki aşırı grupların kontrolsüz faaliyetleri DAEŞ ile mücadeleyi yavaşlatıyor.

Irak'ta terör örgütü DAEŞ'in elinde bulunan Türkmen kasabası Mahlebiye'de binlerce Türkmen açlık tehlikesi altında. Musul'un 40 kilometre batısındaki El-Mahlebiye beldesinde bulunan Türkmenler DAEŞ tarafından esir tutuluyor. Beldede çatışmalarda önce 2 bin 500 Türkmen yaşıyordu. DAEŞ'in Musul kent merkezinden tasfiyesi sonrası kenti terk eden yüzlerce DAEŞ militanı Mahlebiye'de Irak güçleri tarafında kuşatıldı. Musul operasyonu kent merkezi sonrası Türkmenler için de büyük önem taşıyor.

Musul bölgesinde Türkmenler Araplardan sonra ikinci ana unsurdur. Özellikle Türkmen Telafer dahil 600 bin Türkmen terör örgütü öncesi bölgede yaşıyordu. Hala yüzlerce Türkmen, Arap ve Yezidi kadınları örgütün elinde esir durumda. Bölgede DAEŞ terör örgütünün elinde kalan 60 bin civarında Türkmen var. Irak ordusu Türkmenleri DAEŞ'tan kurtarmak için hazırlık içinde. Bölgede Haşdi Şaibi ve Asaip Ahil Hak gibi Irak merkezi yönetimine bağlı ulusal güçler dışında grublar Musul'un güney bölgesindeki Mahlebiye ve Telafer'e doğru bölgede hareket halindeler. Mahlebiye çevresini Haşdi Şaibi kontrol ediyor. İçeride ise DAEŞ militanları var. Türkmenler ise kasaba içinde şiddet ve açlık içinde yaşıyorlar.

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) DAEŞ'le mücadele edilmesi sürecinde kontrol alanını yüzde 45 oranında genişletti. Türkmen şehri Kerkük’ü peşmerge koruyor diye buranın yönetimini ve zenginliğini tamamen istiyorlar. Barzani kendisi başta Amerika ve  AB ülkeleri olmak üzere kapı kapı gezerek "bizi bağımsız olarak tanıyın" lobisine devam ediyor. Talabani de ilişkilerinin iyi olduğu Tahran’da hastalığına rağmen kulis yapıyor. Irak’ta medyamızda gündeme getirilmeyen diğer nokta PKK’nın alan kontrolü sağlaması ve Kerkük’e sokulması oldu. Ankara çok yoğun ve Körfez’de Katar ile meşgul iken sınırımızda çöl fırtınası kopuyor. Musul sonrası yeni çatışmalar kapımızda.

QHA

Yasal Uyarı