İşgalin hemen arkasından Kırım’da bir referandum oyunu sahnelendi. Silahlı ve maskeli adamların kapı kapı sandık dolaştırıp oy topladıkları, otobüslere bindirilen profesyonel “oy atıcılar”ın köy köy gezdirilerek sandıkları oy pusulaları ile doldurdukları, sandık başlarında paramiliter Rus silahlı çetelerin beklediği ve halka “Ukrayna’dan ayrılmak ister misiniz?” ve “Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını ister misiniz?” şeklinde cevabı tek sonuca çıkan bir referandum komedisi idi bu.

Elbette, dünyanın hiçbir yerinde böylesine bir komedinin ciddiye alınması beklemezdi ve zaten çoğu ülke bu komediye gülüp geçti. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Viyana Raporu’nda da bu sözde referandum ile kaç uluslararası sözleşmenin ve kaç anayasanın çiğnendiği, hukuksal hiçbir metinde bu referanduma yasallık ya da ciddilik sağlayacak bir gerekçe bulunmadığı tek tek yazılarak anlatıldı.

Bu referandum komedisi 16 Mart 2014 tarihinde sahnelenmişti. Aradan geçen üç yıl boyunca işgale karşı çıkan 20.000 civarında Kırım Tatarı ve 30.000’den fazla Ukrain Kırım’ı terk etmek zorunda kaldı. Bu demografik azalışa karşın çoğu Kırım’a yerleştirilen askerlerin aileleri olmak üzere onbinlerce Rus, Rusya’nın içlerinden getirilerek Kırım’a yerleştirildi.

Tıpkı Kırım Tatarlarının büyük Sürgününden sonra yerleştirilen “kelmeşekler” gibi Kırım yeni “kelmeşekler” ile doldurulmaya başlandı. Artık Kırım’da iki tür kelmeşek var. 1944 kelmeşekleri ve 2014 kelmeşekleri diye bunları adlandırabiliriz.

Zaten Rusya lehine olan Kırım’daki demografik yapı iyiden iyiye Rus çoğunluğun baskısı ile değişti. Üç yıldır devam eden bu süreç yazıktır ki daha da devam edecek ve Kırım Rusya tarafından ikinci kez kolonize edilecek gibi de görünüyor. 

Demografik yapıyı iyiden iyiye kendi lehine değiştiren Moskova’nın dehlizlerinde son zamanlarda 16 Mart 2014 tarihinde yapılan refendum oyunun uluslararası arenada kabul edilmeyişi sorgulanıyor, çeşitli uzmanlar ve hukukçular 2014 referandumunun hukuki sakatlıklarını dillendiriyor ve bu referandumun Rusya’yı dünya siyasetinde zora soktuğundan dem vurarak Kırım’da yeni bir referandum yapılması gerektiğini dillendiriyorlar.

Kırım’da yeni bir referandum yapılması görüşü ne yazık ki Kırım’ın işgaline karşı çıkan, hatta insan hakları ihlalleri konularında Kırım Tatarlarına destek veren Rus uzmanların bile zaman zaman dillendirdiği, bilinçaltı bir ortamda gündeme getirmeye çalıştıkları bir teklif halini almaya başladı. Hatta kamuoyu önünde dahi bu görüş doğrudan açıklanıyor.

Bir taraftan, Rusya’nın Kırım’ı işgal ve sonrasında oynadığı referandum hilebazlığının hukuk dışı olduğunu kendi kendine itirafı gibi gözüken bu görüşleri beyan edenlere bakıldığında bunun Moskova’nın yeni bir algı oyunu olduğundan şüphelenmemek de mümkün değil.

Bu görüşlerden sonraki adım muhtemelen Kırım’da uluslararası gözlemcilerin, AGİT, Birleşmiş Milletler temsilcilerinin müşahit olabileceği yeni bir referandum teklifi olacaktır. Uluslararası siyasetin aşırı karanlık bu zamanlarında pek çok kişi de bu teklife doğu Avrupa krizinin çözümü için olumlu bir adım gibi yaklaşacaktır.

Oysa ki hukuksal anlamda hem Ukrayna hem Rusya anayasasına açıkça aykırı nitelik taşıyan bu teklifin hayata geçmesi sonucunda Kırım’da yine Rusya lehine bir sonuç çıkması zaten Rusya tarafından garantilenmiş bir durumdadır. Tekliflerin amacı çalınan minareye kılıf uydurmaktan başka bir şey değildir.

Moskova’nın bu gibi oyunlarına karşı algıların açık ve dikkatli olunması gerekmektedir.

QHA

Yasal Uyarı