(Yazının ilk bölümü için: Mahkeme Savaşları)

İşgalci Rusya’nın Kırım Tatarlarına karşı açmış olduğu davalardan biri daha sona erdi. Kırım Tatar Millî Meclisi’nin (KTMM) kapatılması davasının ardından bir başka önemli dava olan “Ahtem Çiygöz davası” da sona erdi. Kırım’ı işgal eden Rusya’nın sözde savcılarının kovuşturmayı başlattığı ilk günden itibaren sonucu belli olan bu davada da bizler için merak edilen tek soru Ahtem Çiygöz’e sözde mahkemenin ne kadar yıl keseceği idi. 11 Eylül günü bu sorunun cevabını da öğrenmiş olduk.

Bugün itibarı ile Kırım’da devam eden bir başka önemli dava da “İlmi Umerov” davası. Ahtem Çiygöz de İlmi Umerov da Kırım Tatar Millî Meclisi’nin ve millî hareketinin önde gelen isimleri. “İlmi Umerov” davasında da esasen sorduğumuz soru, İlmi beyin ne kadar ceza alacağı. Çünkü sözde mahkemenin kararı zaten davanın ilk açıldığı günden belli.

Kırım’da halen Kırım Tatarlarını baskı altına almaya, işgale karşı direnişi bastırmaya yönelik onlarca dava devam ediyor ve her gün bu davalara yenileri ekleniyor, görünen o ki eklenmeye de devam edecek.

Esasen, hukukî bir terim olarak “dava” kelimesini kullanmak zorunda kalsak da sözde mahkemelerde açılan ya da devam eden bu “davalar” da aslında “sözde davalar”. Kalitesiz Amerikan soap opera dizileri ile mukayese bile edilemeyecek derecede kötü senaryolar ile oynanan bu oyunları Kırım’da devam eden ilkel Rus işgali bitene kadar maalesef izlemeye devam edeceğiz.

Bu herhangi bir sınıflandırmaya giremeyecek derecede kalitesiz “dava oyunları” ile ilgili olarak daha evvel de ifade ettiğimiz üzere, Rusya hukukdışı ve barbarca işgal ettiği Kırım’da evrensel hukuk ilkeleri ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde sözüm ona “yargı” erkini kullanmaktadır. Oysaki hiçbir devletin başka bir devletin sınırları içinde “yargı” erkini ve/veya başka bir devlet erkini kullanması mümkün değildir ve sözü dahi edilemez.  Sadece ve sadece bu ilke ve kural dahi bu mahkemelerin ve bunların kararlarının “yok” olduğunun kabulüne yeterlidir.

Bu berbat senaryolarla oynanan dava oyunlarında dayanılan olguların elbette tamamını hukuken çürütmek ise işten bile değildir. Hukuk kurumları yerleşik bir ülkenin herhangi bir hukuk fakültesi öğrencisi dahi Kırım’daki sözde mahkemelerin savcı ve yargıçlarının iddia ve kararlarını hem usul hem esas yönünden birkaç dakika içinde çürütebilir.

Ancak, takdir edersiniz ki karşınızda Uluslararası Adalet Divanı kararları dahil hiçbir hukuk ilke ve kuralını tanımayan Rusya Federasyonu ve onun oyun salonları var ise elbette bu pek mümkün olmaz.

Ukrayna ve Rusya Federasyonu arasında siyasî, diplomatik ve askerî alanlarda devam eden mücadele, Kırım’daki insan hakları ihlalleri, insanlığa karşı suçlar ve bu “sözde davalar” nedeni ile hukukî alanda da sürmektedir.

Ukrayna tarafından işgalden sonra anakarada yeniden tesis edile “Kırım Başsavcılığı” bu mücadelede önemli bir işleve sahiptir.

Kırım’daki insan hakları ihlalleri, insanlığa karşı suçlar, işgale direnenlere karşı işgalci güçlerce yürütülen baskıcı uygulamalar, sözde savcılar, sözde mahkemeler ve bunların açtığı sözde davalar, Ukrayna-Kırım Başsavcılığı tarafından da takip edilmekte; bu uygulamalarla ilgili kendisine yapılan ihbar ve şikâyetler savcılıkça kovuşturmaya tabi tutulmaktadır. Hatta Kırım’ın işgalinden önce başlatılan “Kırım Tatar Sürgünü” hakkındaki soruşturma dahi halen Ukrayna-Kırım Savcılığı tarafından yürütülmektedir. İşgalden sonra bu dosyada toplanan tüm veriler işgalcilerin eline düştüğünden Savcılık, sürgün mağdurlarından yeniden bilgi ve veri toplama çalışmalarına başlamıştır.

Ukrayna-Kırım Başsavcılığı’nın tüm bu çalışmaları, işgalcilerin ileride Uluslararası Ceza Mahkemesi dâhil uluslararası ve ulusal yargı mercileri önünde yargılanarak ceza almalarını sağlamaya yöneliktir. Esas olan Kırım’da işgalciler tarafından işlenen suçların kayıt ve sınıflandırılmasının yapılması, yargılamaya esas delil, bilgi ve belgelerin toplanarak hukuksal anlamda yorumlanması ve ilk derece mahkemeleri olarak söz konusu fiillerin yargılanmak üzere Ukrayna mahkemelerine taşınmasıdır.

Bu yönleri ile oldukça ağır bir iş yükü ve sorumluluk taşıyan Ukrayna-Kırım Başsavcılığı’nın tüm çalışmalarının uluslararası alanda hukuk kurumları, insan hakları hukuku ve ceza hukuku konularında uzmanlarca desteklenmesi önemli ve zaruridir.

Mahkeme savaşlarının bir muharebe alanı Kırım’da devam eden sözde davalarsa bir başka muharebe alanı da Ukrayna-Kırım Başsavcılığı’nca yürütülen dosyalardır. 

QHA

Yasal Uyarı