Kırım’da Tatarlar, çoğunluk olan Rusların Müslüman olarak baskısına maruz kalmaktadır. Uzakdoğu’da bulunan Myanmar’daki Arakan (Rohingya) bölgesindeki Müslümanlar da yıllarca sistematik olarak soykırıma maruz kalmıştır. Kırım Tatarları, “Sovyet Kırım Tatar Soykırımı” olarak adlandırılacak Sürgün sonrasında Kırım yarımadasında var olma mücadelesi vermektedir. Kırım Tatarları ile Arakan (Rohingya) Müslümanları arasında benzerlikler bulunmaktadır.

Birincisi, Myanmar diğer ismi ile Burma’nın çoğunluğu Budist dinine mensuptur. 1 milyona yaklaşan Myanmar Müslümanları nüfusun yüzde 9’unu oluşturmaktadır. Kırım Tatarları Ukrayna’ya bağlı olan Kırım’da yüzde 15 orana sahip olup Ukrayna içindeki en büyük Müslüman gruptur. Ukrainler ve Ruslar Ortodoks mezhebine mensup olup Hristiyanlardır. Kırım’ın Rus işgaline karşı duran Tatarlar, hem Müslüman hem Türktür.

İkincisi, Arakan Müslümanları Burma içinde İslam dinine mensup olup Rohinghya dilini konuşmaktadır. Kırım Tatarları da İslam ve Türk dünyasının parçası olarak Kırım Tatar dilini konuşmaktadır.

Üçüncüsü, son üç yıl içinde Myanmar-Burma’da bulunan Müslümanlar, Budist paramiliter grupların saldırılarına uğramaktadır. Kadın çocuk ayrımı yapılmadan öldürülen Arakan Müslümanlarının birçoğu da sığınmacı olarak kamplarda kötü şartlar altında yaşamaktadır. Kırım Tatarları da Rus işgalcilerinin özellikle Müslümanlara karşı başlattığı mücadele çerçevesinde baskı, zulüm ve şiddete maruz kalmış olup yaklaşık on binlerce Kırım Tatarı anavatanları Kırım’ı terk etmek zorunda bırakılmıştır.

Dördüncü olarak, Myanmar-Burma hükümeti 1962 yılından beri darbe yönetimi altında uyguladığı kuralları Arakan Müslümanlarına karşı uygulamaya devam etmektedir. Myanmar-Burma’ya demokrasi gelmesine karşın bu Müslümanların yaşadığı bölgede daha fazla acı ve gözyaşına neden olmuştur. Arakan Müslümanlarına Bengali diyerek hükümet onları vatandaş olarak görmeyerek Bangladeşli olarak damgalamaktadır. Kırım Tatarları da Ukrayna yönetimi altında iken kazandıkları birçok özgürlük ve hakları kaybetmişlerdir.

Beşinci olarak, Arakan Müslümanları Myanmar-Burma içinde tüm vatandaşlık haklarına sahip iken 1982 yılına kadar sahipken daha sonra temel vatandaşlık haklarından yoksun olarak yaşamaya mahkum edilmişlerdir. Kırım Tatarları da Kırım’ı işgal eden Rus yönetimi altında Ruslaştırma faaliyetlerine maruz kalarak Rus pasaportu ve vatandaşlığı almaya zorlanmaktadır.

Altıncı olarak, Nobel Barış ödülü alan Nelson Mandela, Desmund Tutu ve Dalai Lama Arakan Müslümanları’nın haklarını uluslararası platformlarda savunmaktadır. Kırım Tatarları’nın haklarını Nobel Barış ödülünü çoktan alması gereken Kırım Tatarları’nın lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu her fırsatta bütün gücüyle savunmaktadır. İlginç olan durum Arakan Müslümanları’nın yaşadığı Myanmar-Burma’yı yöneten kişinin Nobel Barış ödülü sahibi olan Aung San Su Kyi olmasıdır.

Yedinci olarak, Batılı ülkeler Myanmar-Burma’daki Müslümanlara karşı insan hakları ihlallerine çok fazla ses çıkarmamaktadır. Kırım’da Müslüman olan Kırım Tatarları’nın haklarının Batılı güçler tarafından yeterince dile getirildiği söylenemez. Arakan Müslümanlarına en azından İslam dünyasında destek verilmektedir. Ne yazık ki Kırım Tatarları için İslam ve Türk dünyasında onlar gibi aynı kaderi paylaşan Uygur Türkleri, Irak Türkmenleri ile sadece Türkiye ve dünyadaki Kırım Tatar diasporası elini uzatmakta ve yardım etmektedir. Kurban Bayramını eda edeceğimiz bu günlerde İslam ve Türk dünyasının “Kırım’a Ses Ver” sloganına uygun davranması en içten beklentimiz olmaktadır. Kırım Tatarları için hiçbir devlet, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi uluslararası kuruluşlara başvurmamış ve yardım çağrısı yapmamıştır. Ümmetin yetim çocukları arasında Kırım Tatarları da bulunmaktadır. Türk dünyasının yetim çocukları Kırım Tatarlarıdır. 

QHA

Yasal Uyarı