Kafkasya bölgesi, çatışmaların ve uluslararası krizlerin yoğun yaşandığı bölgelerden biridir. Kafkasya, Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya olarak ikiye ayrılabilir. Güney Kafkasya temelde, üç Kafkas cumhuriyeti yani Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’dan oluşur. Güney Kafkasya bölgesindeki çatışmalardan biri, Dağlık Karabağ çatışmasıdır. Diğeri ise de-jure yani hukuken Gürcistan toprağı olan fakat de-facto (fiilen) Gürcistan’dan ayrılan Güney Osetya ve Abhazya’da yaşanan çatışmalardır. Bölgede zaman zaman Güney Osetya ve Abhazya’da sıcak çatışmalar olmuştur. Hatta 2008 yılında beş gün süren kısa süreli Gürcü-Rus Savaşı yaşanmıştır. Güney Osetya ve Abhazya, aslında fiilen Rusya tarafından işgal edilmiş durumdadır. Bu iki cumhuriyette özellikle Güney Osetya’da, Kırım benzeri referandum yapılması ve Rusya’ya bağlanma konusu tartışılmaktadır. Gürcistan’dan egemenlik haklarını kullanamadığı bu topraklarda, uzun yıllardır Rus askeri ve politik varlığı bulunmaktadır. 

2016 yılı Nisan ayında Dağlık Karabağ’da, Azeri ve Ermeni askerleri arasında yaşanan şiddetli çatışmaların hemen arkasından 4 Nisan’da, Güney Osetya lideri Leonid Tibilov, Osetya halkının geleceğini belirlemek amacı ile referandum yapabileceğini belirtmiştir. Kırım örneğinde olduğu gibi neden Rusya, şu anda Güney Osetya ve Abhazya bölgelerini ilhak ederek Rus topraklarına katmak istememektedir? Bunun en önemli nedeni, şu anda Kırım ve Ukrayna krizleri ile boğuşan ve Suriye’de askeri ve politik olarak tüm gücünü kullanan Rusya’nın, Gürcistan dolayısıyla Batı ile ilişkilerinde yeni bir krize yol açmak istememesidir. Gürcistan ile yaşanacak yeni çatışma, Rusya’nın Washington ve Brüksel hattındaki ilişkilerinin daha fazla bozulmasına yol açacaktır. Fakat bu şu anlama gelmemektedir. Rusya, Güney Osetya ve Abhazya’yı topraklarına katmak istememektedir. Tam tersine, Rusya uygun konjonktürde ve şartlar olgunlaştığı zaman, bu iki bölgeyi Rusya Federasyonu’nun parçası yapmak isteyecektir. Ukrayna toprağı olan Kırım’ı işgal eden Rusya, toprak bütünlüğü, sınırların değişmezliği, güç kullanmama, devletlerin egemenliğine saygı ve içişlerine karışmama ilkelerine nasıl ihlal etmiş ise yakın gelecekte aynı ilkeleri, Gürcistan açısından ihlal ederek Güney Osetya ve Abhazya’yı topraklarına katacaktır.

Güney Osetya konusu Abhazya’dan farklılıklar göstermektedir. Kuzey Kafkasya olarak adlandırılan bölge, Rusya Federasyonu’nun parçasıdır. Bu bölgede Güney Osetya’nın hemen kuzeyinde Rusya ait olan Kuzey Osetya bulunmaktadır. Güney Osetya konusunda yapılacak referandum aslında Güney Osetya’nın Kuzey Osetya ile birleşmesi ve ortaya çıkacak olan Birleşik Osetya’nın Rusya toprağı haline gelmesidir. Kuzey Osetya burada büyük abi rolündedir. Kafkasya bölgesinin en şehirleşmiş bölgesi Kuzey Osetya olup halkın yüzde 70’i şehirlerde yaşamaktadır. 2015 yılında yapılan nüfus sayımına göre, Güney Osetya’da 55,000 kişi yaşamaktadır. Kuzey Osetya’nın nüfusu ise 700,000’dir. Yüzölçümü bakımından Kuzey Osetya, Güney Osetya’nın iki katı büyüklüktedir. Bu arada 19 Ocak 1992 tarihinde Güney Osetya’da referandum yapılmış, Gürcülerin katılmadığı ve boykot ettiği oylama sonucunda halkın yüzde 90’ı, Rusya’ya bağlanma yönünde oy kullanmıştır. Kasım 2006’da Güney Osetya’da yapılan başkanlık seçimlerinde, bağımsızlık referandumu tekrar gündeme getirilmiştir. 12 Kasım 2016’da yapılan oylamada, oy kullanma hakkı olanların yüzde 95’i katılımı ile halkın yüzde 99’ı bağımsızlık yönünde oy kullanmıştır. (https://www.theguardian.com/world/2006/nov/13/russia.georgia

Bu oylamadan sonra bölgede Rusya ile Gürcistan arasında gerginlik tırmanmıştır. 2008 Rus-Gürcü Savaşı ya da Beş Gün Savaşı, Güney Osetya’da başlamıştır. 7-8 Ağustos günlerinde Güney Osetya’dan Gürcü barış gücü birliklerine saldırılar başlamıştır. Bunun üzerine Gürcistan Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili, Güney Osetya’ya saldırı emrini vermiştir. 10 Ağustos’ta Rusya, kendisi de Gürcü asıllı Sovyet savaş suçlusu olan Josef Stalin’in (gerçek adı Yosif Visaryonoviç Cugaşvili) doğduğu kent olan Gori’ye tanklarını göndererek savaşın seyrini değiştirmiştir. Üstün hava gücü ile birlikte saldırılar düzenleyen Rusya Silahlı Kuvvetlerine karşı, Gürcü askerleri pek varlık gösterememiştir.  15 Ağustos’ta yani beş gün sonra Gürcistan Rusya’ya ateşkes teklifinde bulunmuştur. Fransız Devlet Başkanı Sarkozy arabuluculuk yapmış ve ateşkes anlaşması imzalanmıştır. 26 Ağustos’ta ise Rusya Devlet Başkanı Medvedev ise Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığının Rusya tarafından tanındığını belirten başkanlık kararnamesini imzalamıştır. (http://edition.cnn.com/2014/03/13/world/europe/2008-georgia-russia-conflict/index.html

Günümüzde ise Güney Osetya yönetimi, Putin’in Kırım’da kullandığı Melez Savaş yöntemleri ile üçüncü kez referandum yaparak, asıl amaçları olan Güney Osetya’yı Kuzey Osetya ile birleştirmek ve Rus toprağı haline getirmek istemektedir. Kısa vadede bölgesel ve uluslararası konjonktür buna uygun değildir. Suriye’de barışın sağlanması ve Kırım Krizi’nin donmuş çatışma haline dönüşmesi durumlarında Güney Osetya ve Abhazya’nın Rusya tarafından yasadışı ve illegal şekilde ilhak edilmesi olasılığı artmaktadır. Güney Kafkasya’da şu anda bölgesel güç olan Rusya 2008 statükosunun devam etmesinden yana gözükmektedir. Rusya iç politikasında kullanmak için Güney Osetya’da 09 Nisan 2017 yapılacak başkanlık seçiminden sonra referandum yapılacağını bildirmiştir. Bu referandum fikri ısıtılıp ısıtılıp uluslararası gündeme getirilecektir. Uluslararası, bölgesel ve iç politika şartları uygun olduğunda oldu bitti ile Güney Osetya ve Abhazya, Kırım’dan sonra Rusya’nın güç kullanarak ve illegal yollarla sınırlarının içine kattığı eski Sovyet toprakları olacaktır. 

QHA

Yasal Uyarı