Kırım’daki ilk Bolşevik idare, 26 Ocak 1918’de Bahçesaray’ın ve ertesi gün de Millî Hükümet’in bulunduğu Akmescit’in düşmesiyle kuruldu. Bu tarihten itibaren Kırım’da tam bir terör dönemi başladı ve bu Bolşevik istilâsı, Mayıs 1918’e kadar sürdü.

Akmescit, Bolşevikler tarafından ele geçirildiğinde ilk olarak Millî Hükümet azaları tevkif edildiler. Hükümet reisi Çelebi Cihan, Akyar’a (Sivastopol) götürülüp şehit edildi. Eski çarlık polisleri ve memurları da Bolşeviklere katıldılar ve inkılap komiteleri kurdular. Şehirde yağmacılık gibi şiddet olayları baş gösterdi. İnsanlar sokağa çıkamaz hale geldiler, esnaflar dükkânlarını açamıyordu. Sokaklarda silahlı Bolşevik çeteleri dolaşıyordu.

Bolşevikler sadece Akmescit’te değil Kırım’ın her yerinde dehşet saçıyorlardı. Bahçesaray’da sorgusuz sualsiz, sadece “bazı kimselerin ihbarı” ile beş kişi kurşuna dizildi. Kurşuna dizilenlerden ikisi harpten yeni dönen Müslüman askerlerdi. Bir kimse tevkif edilince Bahçesaray istasyonundaki inkılap komitesine getiriliyordu. Bu komite de sarhoş matroslardan, hapis kaçkınlarından veya Bolşeviklerle iş tutan diğer canilerden müteşekkildi. Kendi aralarında “Kurşuna dizilmeli mi?” diye tartışırlar ve ekseriyetle de “Evet” diye karar verirlerdi. Karardan sonra da istasyonun yakınındaki meydanda mevkuf kurşuna diziliyordu. İşte Kırım’daki insanların hayatı maalesef ki bu haşeratın elindeydi!

Bahçesaray, Akmescit ve Akyar’daki canilerin bir başka canilik usulleri daha vardı. O anda tevkif ettikleri yahut daha önce hapsettikleri mahkûmlardan bir grubu önlerine katarlar, kaçmaları için önce uyarı ateşi açarlar ve hemen sonra da mitralyöz ateşiyle öldürürlerdi. O dönemde Kırım’ın en önemli tüccarlarından Abdurrahman Mehmed ve İslâm zabitânından Miralay Aliyev de bu şekilde öldürülmüşlerdi.

Bolşevikler bütün kurbanlarını topluca bir çukura atıyorlardı. Ancak bu şiddet tufanı geçtikten sonra Müslüman Sosyalist Fırkası, Kırım Tatar cenazelerini alabildi ve dinî adetlere uygun şekilde defnettirdi. Kurultay hükümeti yeraltına çekilmiş olsa da siyaseti bırakmadı ve azaların bir kısmı, Tatar Sosyalist Fırkası’yla birlikte hareket etti. Bolşevik istilâsı boyunca millî müesseselerin muhafazası ve Kırım Tatar halkının ihtiyaçlarının karşılanması için çalışıldı. Nitekim Millet ve Kırım Ocağı gazetelerinin matbaaları, Millî Hükümet’e ait pek çok eşya Bolşevikler elinde ziyan olmaktan kurtarılabildi.

1918 senesinin Ocak ayının sonundan Mayıs ayına kadar devam eden bu Bolşevik terörünün üzerinden bir asır geçti. Kırım yine işgal altında. Kırım Tatarları haksız ve gayri hukukî bir şekilde tevkif ediliyor yahut kaçırılıyor. Kaçırılanlardan pek çok kişinin akıbeti hâlâ meçhul. Bugünkü işgal hükümeti de kendi usulleriyle Bolşevik terörünü devam ettiriyor

QHA

Yasal Uyarı