Tam 99 yıl önce bugün, 26 Aralık 1917’de, Kırım Tatar Milli Kurultayı, Kırım anayasasını kabul etti ve Kırım Demokratik Ahali Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. Bu Türk tarihinde kurulan ilk demokratik cumhuriyet olması açısında da tarihi bir öneme sahiptir. Kurulan hükümetin başkanı ve Adalet bakanı Numan Çelebi Cihan, Dışişleri ve harbiye bakanı Cafer Seydahmet Kırımer, Maarif bakanı Ahmet Özenbaşlı, Maliye ve vakıf İşleri Bakanı Seyitcelil Hattat Diyanet İşleri Bakanı olarak Ahmet Şükrü seçildi.

Bugün de Rusya’nın Kırım’ı yeniden işgal etmesindeki en önemli sebep olan Akyar (Sivastopol)’daki deniz üssünde bulunan Bolşevik kuvvetler saldırıya geçti ve Numan Çelebi Cihan’ı yakaladılar.  Maalesef 23 Şubat 1918 günü Çelebicihan’ı tuttukları cezaevinde yargılamadan kurşuna dizdiler ve Karadeniz’in soğuk sularına attılar.

Bu cinayet Rusya’nın Kırım’da işlediği ne ilk cinayet ne de son cinayettir.

Prof. Dr. Halil İnalcık Kırım’ın Ruslar tarafından ilk defa işgalini şöyle yazmıştır:

Rus kuvvetleri ilk defa 1736’da Münnich kumandasında Kırım yarımadasını istilâ etti. Bahçesaray zapt edilerek yakıldı; 2000 ev ile hanların sarayı kül oldu. Bu arada Selim Giray’ın kurduğu zengin kütüphane mahvoldu. Kalgayların merkezi Akmescit aynı akıbete uğradı. Ruslar, Lascy idaresinde 1737 ve 1738 yıllarında da gelerek tahribatı sürdürdüler.

(Halil İnalcık, “Kırım Hanlığı”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 25, Ankara 2002, s. 453.)

Bu dönemi Rus tarihçi Valeriy Vozgrin de 1994 yılında hazırladığım Kırım belgeselinde şöyle anlatmıştı;

Feldmareşal Münnich Kırım’ın çöl tarafındaki nüfusunu yok etmeğe çalıştı. Onlarca köy ortadan kaldırıldı. Kırım Tatar halkı mahvolmuştur. Bir yıl sonra da Kırım’ın güneyini aynı vaziyete getirdi. Ölüler dağlar gibi yatıyordu. Çok zengin bir kütüphane ve Kırım Hanlarının arşivi yakılmış, şehir yıkılmış, Hansarayı yanmış idi. Gerçek bir soykırım idi. Zira savaş askerlerle değil Kırım halkı, nüfusu ile idi. Ayırım yapmadan herkesi, ihtiyarları ve çocukları katlettiler. Aynısını Dolgurukov 1771’de tekrarladı. Bugün Akmescit’te hala bu Kırım Tatar milletinin katilinin abidesi duruyor.

Kırım Tatarlarının katilinin anıtı yetmezmiş gibi, Kırım’ı bir kez daha işgal eden Rusya idaresinde, bugünlerde Kırım Türklerinin en acımasız katili,  Dolgurukov’dan bin kat daha zalim Stalin’in portreleri Kırım’da fütursuzca taşınıyor, onun doğum günleri kutlanıyor.

Tıpkı Numan Çelebi Cihan’ın yargısız infaz edildiği gibi günümüzde de Rusya işgalinde Reşat Ametov gibi insanlarımız katlediliyor. Ervin İbragimov gibi gençlerimiz kaçırılıyor. BM insan hakları ve diğer bağımsız kuruluşların insan hakları raporları, Kırım Tatarlarına karşı yapılan insan hakları ihlalleri ve cinayetleri ile dolu.

Türkiye’de bir televizyonda konuşan bir profesörün Rusya’dan kadim dostumuz diye bahsetmesine karşı ne söylenebilir? Kırım’da yaşananları bilmemesinden ziyade, tarihte en uzun ve en çok savaştığımız Rusya’dan kadim dostumuz diyen birisinin profesör unvanı taşıması, ona bilimsel kariyer yolunda unvanları verenler açısında utanç verici rezil bir durumdur.

Rusya uçağının düşürülmesinden sonra nefret kusanlarn, bugün Rusya’yı sonsuz bir aşkla sevenler durumuna geçmeleri de hazindir.

1783 yılında Kırım’ın Çarlık Rusya’sı eline düşmesinden sonra başlayan Kırım Türklerinin Milli İstiklal Mücadelesi, İsmail Gaspıralı ile muhteşem bir temele oturmuş ve akılla, bilgi ile, vatan sevgisi ve fedakarlıkla Gaspıralı gençliği tarafından kısa süreli de olsa hedeflerine ulaşmıştı 26 Aralık 1917’de.

Numan Çelebi Cihan 32, Cafer Seydahmet Kırımer sadece 28 yaşında idiler.

SSCB dağılıp Kırım Türkleri vatanlarında yeniden doğmaya çalışırlarken 2014 yılında bir kez daha Rusya’nın işgaline uğradılar.

99. Yıl önce bugün, Kırım Türkleri büyük bir birlik ve ortak coşku ile 26 Aralık'ta, Kırım Halk Cumhuriyeti’ni kurdular. Ömrü uzun olmasa da, Kırım Türklerinin Milli emellerini gerçekleştiren ve bunu tekrar başarabileceğimiz inancı ve umudunu bizlere miras bırakan atalarımızı, rahmetle minnetle anıyorum.

QHA

Yasal Uyarı