Türkiye olarak etrafımızda yaşanan olaylara ‘’alan gerçekleri ‘’ile bakmaktan çok uzağız. Bölücü terör örgütü PKK ile yeni nesil terör yapısı FETÖ ve El Kaide merkezli DAEŞ yapılanmalarının en yoğun olduğu ülke Irak’tır. 18 vilayete ve 32 milyon nüfusa sahip olan bu sınır komşumuzun kuzey bölgesinde 36. paralel hattında Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) bulunmaktadır. Arap Ligi ile bağlantımızda aramızda özerk bir yönetim olarak ABD tarafından oluşturuldu. 2005 yılında hazırlanan Irak anayasasına göre IKBY sınırları ve kentleri belirlenmiştir. Erbil, Süleymaniye ve Duhok illeri alanda kullanılan isimlendirme ile Irak Federe Kürt bölgesidir. Kerkük başta olmak üzere Şengal bu bölgenin dışındadır. Irak Anayasası'nda 140. Madde isim vererek Kerkük’ü statüsü belli olmayan tartışmalı bölge olarak tanımlar.

25 Eylül’de IBKY tek taraflı olarak gerçekleştirmeyi planladığı bağımsızlık referandumu ne yazık ki Türkiye’de yeterince takip edilmedi, hakkında kamuoyu oluşturulamadı. Siz okuyucularımız için gelin bazı bilgilerimizi tazeleyelim;

1-Terör örgütünün kamplarının bulunduğu Kandil ile Mahmur peşmerge kontrolündedir. PKK’nın hastanesinin bile elektriği Süleymaniye’den verilmektedir.

2-PKK, Irak içinde ilk defa alan kontrolü sağlayarak Sincar’ı kontrol etmektedir. Burada sözde bir terör yönetimi kurmuştur. Barzani bir-iki cılız müdahale dışında yapıya göz yummuştur.

3-Kerkük’te Talabani’ye bağlı peşmerge ve asayiş gücü kontrolü elinde tutmaktadır. PKK’nın militanları ve aileleriyle varlığına izin verilmiştir. Kerkük Valisi bizzat PKK’lıları himaye etmektedir.

4-DAEŞ'in 2014 Haziran ayında Musul’u ele geçirmesinden bugüne kadar peşmerge kontrol alanını %45 arttırmıştır. Örneğin Selahattin iline bağlı Tuzhurmatu’da bugün peşmerge varlığı vardır.

5-Peşmerge yetkilileri sık sık hem Kerkük hem de Musul bölgelerinden peşmergelerin kontrol ettiği alanlardan asla geri çekilmeyeceklerini açıkladılar.

6-2014 yılından itibaren DAEŞ'le mücadele sırasında Kerkük'de Kürt varlığı artarken, Telafer Bölgesinde Türkmen varlığı azalmıştır. DAEŞ saldırısından kaçan binlerce Türkmen aile geri dönmek istememektedir.

7-Irak iç savaşından en fazla etkilenen Türkmenler olmuştur. En şiddetli çatışmalar Türkmenlerin yaşadığı şehir ve köylerde gerçekleşmiştir. Ezidi kızların yanında kaçırılan binlerce Türkmen kızı dünya gündemine gelmedi.

8-Barzani Başkanlığındaki IKBY, DAEŞ'le mücadele için aldığı silahların ciddi bir kısmını Irak kuzeyinde gücünü artırmak için kullanmaktadır. Suriye’deki PKK yapısı olan YPG’ye silah yardımı Erbil üzerinden yapılmaktadır.

9- IKBY Türkiye ile olan başta Enerji olmak üzere ekonomik anlaşmalarına ve Ankara’daki karar vericiler ile olan üst düzey ilişkilerine güvenerek yeni yapının bir istikrar unsuru olacağını vaat ediyor.

10-Irak kuzeyinde IKBY sınırları içinde 5. 5 milyon insan yaşıyor. Bu nüfusun 1 milyon 400 bini bir şekilde maaşlı. Yaşlı, çocuk ve kadınların aktif nüfusta daha az yer almasını dikkate alırsak her aile maaşlı. Barzani, Erbil ve Süleymaniye’nin kaynakları ile bu insanlara maaş veremiyor. Kerkük’ün petrol zenginliğini istiyor.

Liste uzar gider. Irak’ta 3 milyon 500 bin Türkmen yaşıyor. Bunlara güneye indikçe Arap bölgelerinde kalan Türkmen aileler dahil değil. Kerkük, Irak’ta Türkmen varlığının kalbi durumunda. Kerkük, Irak’ta güney-kuzey, batı-doğu geçişlerinde merkez bölge. Türkiye’ye kuzey petrollerini ulaştıran boru hattı Kerkük’teki kuzey petrol şirketinden başlıyor. Kerkük’te 5 petrol sahasında 1200 petrol kuyusu var. Irak, 20 milyar ton civarlarındaki rezervleri ile Suudi Arabistan, Venezuella, Kanada ve İran'ın ardından dünyada üretilen petrol rezervine sahip beşinci ülke. Irak rezervlerin yüzde 60'lık bölümü Basra boyunca uzanan bir hat üzerindeki 5 dev petrol sahasında toplanıyor. Geriye kalan rezervlerden yüzde 17'lik bölümü ise Kuzey Irak'ta yer alıyor. Kerkük çevresinde yoğunlaşan bu rezervlerin kontrolü Türkiye açısında stratejik öneme sahip.

Ülkemizde Lozan’ı, Misak-ı Milli'yi dilinden düşürmeyen çevreler alan gerçeklerine bakmalıdır. Kerkük’te yaşanan her gelişme Diyarbakır’dan ses veriyor. Bugün kendilerince harita çizenler şu sıralarda Ankara’yı hafife alarak Tel Aviv, Brüksel, Londra, Moskova, Washington hattında pazarlık masasındalar. Ne yazık ki masada Türkmenler ve Kerkük de var.

QHA

Yasal Uyarı